Advertisement
09:19 17 05 2008
ana sayfa arrow çocuklar
Taka-Tuka-Land çocuk yuvası - Berlin
E-posta Çarşamba, 07 Mayıs 2008




Öff! Off! Heyt! Berlin’deki neşeli, rengarenk, tatlı mı tatlı Taka-Tuka-Land isimli çocuk yuvası, müthiş duygusal patlamalar yaratan reaksiyonlara sebep oluyor. Çocukları oyun oynarken dinleyebiliyor, izleyebiliyorsunuz. Parlak renkler gözlerinizi okşuyor. Çocukların burada mutlu olduklarını hissediyorsunuz. Dolayısıyla, bu eğlence yuvasını tasarlayıp, yaratan öğrencilerin, yaklaşımlarını neden “duygusal mimarlık” olarak tanımladıkları kolayca anlaşılmakta. 
 


Bır grup mimarlık öğrencisinden oluşan Baupiloten, öğrencilerin, Berlin Teknik Üniversitesi’nin Mimarlık Enstitüsü,(Technische Universität Berlin) Fakülte VI’deki eğitimlerine devam ederken, konuyla ilgili profesyonellerin rehberliğinde, konseptin oluşumundan uygulamaya kadar kendi projelerini geliştirmelerine olanak sağlıyor. Baupiloten’i (Bau=inşa etmek, Piloten=pilot çalışma) mimar Susanne Hoffmann 2003 yılında kurmuş ve 2004’den beri de yöneticiliğini yapmakta.
     



Taka-Tuka-Land çocuk yuvası, başlangıçta geçici bir çözüm olarak inşa edilir, ancak, Baupiloten sayesinde gerçekleşen olağanüstü yaklaşımla yeniden ele alınır ve çocuklar için sürekli ve kalıcı bir mekana dönüşür. Taka-Tuka-Land, İsveçli yazar Astrid Lindgren tarafından yaratılan Pippi Longstocking’in serüvenleri içinde yer alan bir mekan. Pippi Taka-Tuka Ülkesinde, isimli film ise, yazarın romanlarından birini konu eder. Yuvadaki çocuklar ve öğretmenleri, hep birlikte kolajlar, modeller, çizim ve resimler yaparlar; bunların hepsinde kullanılan fikirler Taka-Tuka-Land isimli ülkedeki köprüler, kulübecikler ve atlıkarıncalardan esinlenmekte olup, birçoğunda yapı malzemesi olarak çiçekler kullanılır ve deniz kabuklarından tahtlar yapılır. Sonra, birkaç gün boyunca Baupiloten öğrencileri çocuklarla bir arada kalarak onların günlük yaşam düzenlerini, programlarını ve birbirleriyle iletişimlerini gözlemler.
 
  


Bu yoğun ve kapsamlı çalışmaların sonucunda, mekanın tasarım hikayesi oluşur. Bina, Pippi’nin yaşlı meşe ağacının ta kendisi olup, içinde bir limonata fabrikası barındırır. Ağacın kabuklarından sızan limonata dışarıya ve yerlere akarak yumuşak oyun alanları oluşturur. Yapının hikayesi ise, limon ağacının yedi aşamasını kapsayan bir seyahati dile getirir: Limonata ağacı, Güneşte ışıldayan limonata, Limonata damlaları, Limonata adası, Anne-babayı bekleme, Limonata galerisi, Ağacın kabuğunun çatlaması, Limonataya dalış. Pippi için en geçerli hayret ifadesi “Aman, Tanrım!” olmalı.
Tuija Seipell 
   
  




Etiket:
 
Blabla çeşitleri kendinden söz ettiriyor
E-posta Salı, 11 Mart 2008

  

Özel tasarım mağazalarında birçoğu harika güzellikteki, ancak yüksek fiyatla satılan çocuk ve bebek eşyalarına hayran kalmamak ve beğenmemek çok güç. Tabi ki, yelpazenin öbür ucunda ise, gerçekten çirkin olan örgü veya tığ işi görünümlü denemeler de “çocuklar için cici şeyler” sıfatıyla satılmakta. Ortalarda bir yerde konumlanmış olan birkaç şirket var ki, onlar elde yapılmış – en azından öyle olduğu izlenimi veren – cici oldukları kadar, hem eğleceli hem de moda olan parçalar sunmayı başarabiliyorlar. Bu şirketleren biri olan
Blabla   , Atlanta, Georgia’da konumlanmış bulunuyor. Uluslararası nitelikteki hayvan modelli tulumlarına ve Peru tarzı örgü işlerine bayılıyoruz; ancak, içlerinde biri var ki, hep çok sayıda sipariş ediliyor: örgü sırt çantası. Burada, aramızda çocuk bulunmuyor olması  konumuz dışında kalıyor. Zaten, sipariş sayfasında “3 yaş ve üzeri ” yazmıyor mu? Tuija Seipell

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. ) 


Etiket:
 
Gözyaşına yer yok - Tantrum
E-posta Cuma, 08 Şubat 2008



Birşey görüp de, 'ben çocukken bu niçin yoktu?' diye düşünerek içinizin sızladığı zamanlar olmaz mı? 
 

İngitere'de ilk kez, tamamen çocuklara yönelik kurulan kuaför salonu Tantrum, salonlar zicirinin ilk şubesini Londra'nın şık ve ünlü Kings Road semtinde açmış bulunuyor.  

Yeni doğanlardan 15 yaş grubuna kadar tüm çocuklara yönelik - özellikle de, anne babalara çok büyük bir olasılıkla gözyaşlarının bulunmadığı bir deneyim garantisi veren - mekan, aslında herkese bir kuaför cenneti sunmakta. Ve, şehrin en hip çocuğu iseniz, neden ağlayacaksınız ki. 
 

Salon iki bölüme ayrılmış. 'Ay' ismini taşıyan birinci bölüm, 7 yaşına kadar olan çocuklar için düşünüldüğünden,  büyülü bir orman ortamında dolaşan bir lokomotifli tren, saç kesim ve bakım noktaları arasında gidip gelerek dolaşıyor. Burada çocuklar Mercedes'ten tutun da, uçağa kadar çeşitli taşıtların içindeyken saçlarını kestiriyorlar ve ayrıca, her taşıtta onları oyalamak amacıyla düz ekranlı bir TV bulunmakta. 
 '

Vogue' isimli ikinci bölüm ise daha da ilgi çekici ve 7-15 yaş grubu için düşünülmüş. Bir pop yıldızının giyinme odası ile moda haftası sırasında kullanılan kulislerin karışımı gibi bir yere benziyor ve burası kesinlikle biraz büyümüş olan bir çocuğun içindeki divanın ortaya çıkmasını sağlayabilir. Oyun odalarındaki Wii/PS3 donanımlı devasa TV sayesinde ve tamamen kendilerine özel tasarlanmış meyva suyu barında vakit geçirdikten sonra çocuklarınız, buradan hiç ayrılmak istemeyeceklerdir.    
 

Tantrum’da özellikle hoşumuza giden şey ise (evet, beğenilecek şeyler henüz bitmedi): Mekandaki işlemlerin bitiş bölümü. İsteyenlerin yeni saçlarıyla çekilen fotoğrafları eposta olarak anne babaya iletildiği gibi, fotoğraf, salonun önemli müşteriler duvarına asılıyor  ve çocuğun bir sonraki gelişinde resmini imzalaması sağlanıyor. Ne kadar cool!  Brendan McKnight (TCH okuyucusu Ned Gammel tarafından iletilmiştir)
 

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )





Etiket:
 
Carve - Oyun Alanı Yeniden Tasarlanıyor
E-posta Salı, 25 Aralık 2007



Hangi çocuğa okulda en sevdiği dersin hangisi olduğunu sorduğunuzda, çocuklar, büyük bir olasılıkla ders aralarındaki oyun saati olduğunu söleyeceklerdir. Çocuklar, tamamen kendi serbest iradeleriyle, kendileriyle ilgili kararlar alabildikleri tek zaman olan sadece bu sürede tam anlamıyla özgürdürler – kimle oynayacaklarından tutun da, ne oynayacakları ve nerede oynayacaklarına kadar büün konularda kendileri karar verirler. Ve çocuklar büyüdükçe, kim, nerede oynayacak kavramlarının sosyal dinamikleri değişmeye başlar ve yaşlarına bağlı olarak farklılıklar gösteren bir takım kısıtlayıcı kurallar belirir.
 

Hollanda’daki tasarım ekibi
Carve, tasarladıkları oyun alanına mimari ifadeyi taşıyarak, her yaştan çocuğun oyun anlamında kendilerine özel oyun deneyimleri yaşamasını olanaklı kılmayı başarmış bulunmaktalar. Aman, sakın çocuklar duymasın ama, Carve çalışanları aynı zamanda burada konu ettiğimiz boş zamanda bile eğitim ve öğrenim sürecinin devam etmesini destekleyecek bir yaklaşım benimsemişler. Buradaki yeni gereçler ve yapısal anlamda oyun alanı, çocukların karar verme mekanizmasını desteklemesinin yanı sıra, grup oyunları ve oyun ortamının devamlılığı gibi (aynı gerecin farklı şekilerde kulanılmasıyla) çocukları teşvik ederek onların tırmanıp, kendilerini yukarıdan sallandırıp, veya salıncak gibi sallanıp, kaykay yaparak, düz kayarak, koşarak, atlayarak, takla atarak, saklanarak oynamalarına olanak sağlamakta.


  

Crave’in tasarımları arasında özellikle, duvar tırmanış yolu olarak tanımlayabileceğimiz bir tanesi 2006 Hollanda Tasarım Ödülüne aday gösterilmiş olup, özel ilgi ve takdirlerin odağı olmayı başarmış bulunuyor. Kocaman bir tel örgüye benzer yapı üzerinde aynı anda otuz çocuk tırmanarak, sürünerek, yuvarlanarak veya bedenlerini çeşitli şekillerde kullanarak manevralar yapıp yol alabilmekteler. Daha büyük çocuklar ise duvar tırmanış ünitesine daha kolay tırmanmanın keyfini çıkarmakta veya onca yıl bekleyerek bu aşamaya gelebildikleri için mutlu ve rahat bir şekilde artık çok daha hakim oldukları tırmanış yolundan etrafı izleyebilmekteler. Andrew J Weiner
  

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )   


Etiket:
 
M- Laboratuvarı
E-posta Cuma, 07 Eylül 2007


 
Eğlence parkının geleneksel tanımını bir tarafa bırakın; Wannado Şehri (Wannado City) pamuk helvaları, içi doldurulmuş kocaman hayvanları, saçma eğlenceleri ve eğlence adına yapılan bir dolu saçmalıkların hepsini çok gerilerde bırakmış. Onların yerine ‘şehir,’ çocuklar için tasarlanan eğlenceleri yeniden tanımlıyor ve bu şehirde herşey şu soru etrafında kurgulanmış bulunuyor: “Büyüdüğün zaman ne yapmak istiyorsun?” 



Wannado Şehri, Meksika’lı Luis Javier Laresgoiti’nin eseri; L. J. Laresgoiti, bir gün işyerine gelen küçük kızının babasının telefonuyla “iş kadını oyunu oynadığını” seyrederken, birdenbire bir aydınlanma yaşar ve aklına müthiş bir fikir gelir. Laresgoiti, birçok önemli şirketin de desteğini alarak, bir rüyalar ülkesi tasarlar; bu ülkede çocuklar, yetişkinlerin yaptıkları işleri yapmaya çalışırlar ve bir anlamda kendilerini sınarlar ve kendilerini tanırlar. Sözkonusu çocuk parkı Florida’nın güneyinde Sawgrass Mills Büyük Çarşısının içinde konumlanmış.



Projeye destek veren her şirket, kendi faaliyet alanına giren konuların ve iş kollarınının  uygulanmasına yardımcı olmuş. Örneğin, Motorola’nın sponsorluğunda konumlanan M-Laboratuvarı yenilikler yaratma ve icatlar için çalışma alanı sağlamakta. M-Laboratuvarı’na gelen her konuk önce beyaz bir laboratuvar giysisi giyiyor ve “M-Mucidi” sıfatını alıyor. Çocukların özellikle birlikte çalışmaları destekleniyor ve hep beraber teknolojik bir oyun oynayarak, zor bir problemi çözmeye çalışıyorlar. Ellerindeki meseleyi çözdükleri zaman, kutlama anlamında “Misyon Tamamlanmıştır” flaması kazanıyorlar. 




Ancak, M-Laboatuvarı, alışılmış ve bugüne kadar bildiğimiz çocuk oyunu ve eğlencesi olmaktan çok uzak. Mekanın tasarımını Motorola ve Gensler birlikte yapmışlar ve çalışmalarının da aynen kendileri gibi  “global anlamda bir tasarım olarak, planlama ve stratejik danışmanlık alanlarına ağırlık veren bir kurum” olmasına özen göstermişler. M-Laboratuvarı ön cephesi ile oradan geçenleri kendine çekiyor – cephede çarpıcı bir şekilde ve yoğun olarak alüminyum ve panelit kullanılmş – ki, cephe, daha ilk bakışta çevreye hakim olan  “sakin ve sesiz kır ortamından” çok farklı olarak hemen kontrast yaratabiliyor. İçeride yedi oda bulunuyor; odaların her biri titizlikle döşenerek, orada yapılması düşünülen işe uygun olarak hazırlanmış. Sonuçta, bir dizi gerçek hayata uygun oda elde edilerek, buralarda her çocuğun gönlünde yatan, en önemli mucid olma rüyasını yaşamaları sağlanmakta.  L. Harper

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )


Etiket:
 
Küçük Sevimli Şeyler – Çocuk Mekanları İçin Duvar Resimleri
E-posta Cuma, 07 Eylül 2007



 Son zamanlarda muhteşem duvarlarla burun buruna geliyoruz (tabi ki, kelime anlamıyla burun buruna gelmek değil, veya en azından fiziksel olarak bir çarpma falan olmadı) ve bu da bizlere artık inşaatçıların bildiği tek duvar rengi olan ve ismine “inşaatçı beji” diyebileceğimiz rengin, dünya yüzündeki veya aklmıza gelebilecek tek renk olmadığını düşündürüyor. Şimdi sizler de Küçük Sevimli Şeyler’i keşfettiğimizde yüzümüzde beliren gülümsemeyi tahmin edebilirsiniz. İngiltere’deki şirket,  çocuk odaları için süper eğlenceli duvar kağıtları ve duvar süslemeleri yapan tasarımcılar tarafından 2006 yılında kurulmuş. Müşteriye özel hazırlanan (aynen Brit’in ifadesiyle) özgün ürünler kumaşa benzer bir malzeme veya vinleks “duvar kağıtları” ile hazırlanmakta ve maliyetleri bir oda için tahminen 800 Sterlin oluyor. (US$ 1630) (metrekaresi 75 – 115 Sterlin). Ancak, son rakam, kullanılan duvar kağıdının cinsine ve tabi ki, odanın boyutlarına bağlı olarak belirleniyor. Ayrıca, tamamen sıradışı ve özgün desen ve resimlerle süslü duvar kağıtlarını toptan olarak da satıyorlar. 

Ürünlerini dünyanın her yerine yollayabiliyorlar; ama bu arada çocukları şımartmamaya da dikkat etmeliyiz. Pekala kendimizi de düşünebiliriz. Ofisimiz için sipariş verdik bile. Küçük Sevimli Şeyler, 24 Şubat 2008’de Londra’daki Dulwich Koleji’nde gerçeklecek olan Modern Çocuklar Fuarı’nda (
Kids Modern Show) sergilenecekler.Tuija Seipell

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )



Etiket:
 
Karton Bebek Yatağı
E-posta Perşembe, 26 Nisan 2007

Image

İşte,  anne babaların nostalji ile anımsadıkları “kişiye özel” hazırlanmış retro nitelikli bir sanat eseri  “kartondan yapılmış bir bebek yatağı” (a baby bed made of cardboard ) aynı zamanda anne babaların yaratıcılıklarına da imkan tanıyarak boyanmaya,  desenlenmeye uygun bir malzeme... artık, gerisi size kalmış. Fransa’dan katlanmış olarak yollanabilen bu küçük yatak, kendi kendinize kurabileceğiniz özellikte (garajdan dönüştürülmüş bir evde yaşamanın harika bir fikir olduğunu düşünen IKEA nesline uygun bir fikir.) Ve aynı zamanda tüm güvenlik tedbirlerine de sahip. Sadece bir tek şeye karşı tedbir alınamamış: Ya küçük çocuk onu emmeye kalkışırsa... Sevimli, basit, hoş ......ve ıslak. Sarah W

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )


Etiket:
 
Ramada Resort Karon Beach , Phuket (Temalı Çocuk Odaları)
E-posta Çarşamba, 24 Ocak 2007

Image

Bugüne kadar, bir tema çerçevesinde tasarlanan otel odaları sadece butik tarzı olan oteller ve sanat odaklı oteller için geçerliydi. Ve, belirttiğimiz bu oteller tamamen yetişkinler için hazırlanan mekanlardır. Phuket’deki Ramada Resort Karon Beach Oteli günümüzün eğilimi olarak “temalı” hazırlandığı gibi, aynı zamanda da aile oteli sıfatıyla öne çıkıyor. Çocuklar için hazırlanan eğlenceli ve gizemli odaları sayesinde, hoş bir aile oteli olmayı başarmış.

Otelin üç farklı macera teması çerçevesinde hazırlanan 14 odası, Uzay Boşluğu Odası, Denizlerin Altında Bir Oda ve Kale Odası gibi renkli isimler taşımakta. Bu temalı odaların hepsi de mimari anlamda yetişkinlerin odalarıyla bağlantılı olduğundan bütün aile birbirine yakın ve hep beraber olabiliyorlar; aynı zamanda da özel odalarının keyfini yaşıyorlar.

Image

Hoş dekorasyon unsurlarının yanısıra, çocuk odalarında oyun istasyonları, DVD oynatıcılar ve 32” ekran TV‘ler bulunuyor. Oyun ve filmler de özel olarak çocuklara yönelik hazırlandıkları gibi, onlar da belli temalar çerçevesinde tasarlanmışlar. Tüm delüks oda ve suitlerde çocuklara özel oyuncak kutuları bulunuyor. Çocuklar, oyuncaklar sayesinde akşamları veya açık hava koşulları uygun olmadığı zamanlarda güzel vakit geçirebiliyorlar.

Otelin sunduğu etkinlikler arasında yine çocuklar için düşünülmüş olanlar bulunuyor; örneğin 1950’li yıllar tarzında rock & roll temalı akşam yemeği, otelin ana restoranında küçük konuklarını bekliyor. Bir başka etkinlik ise, bir film seti gibi düzenlenen Büyülü Kale oyun ortamı. Bill T

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )





Etiket:
 
Damla Bisiklet - Hasta Çocuklar İçin
E-posta Cuma, 03 Kasım 2006

Image
Kabul edelim, hastanede yatan bir çocuk içimizi parçalar. Yaşanan fiziksel sıkıntının yanısıra, can sıkıntısı gibi psikolojik durumlar da çocukların kendilerini daha kötü hissetmelerine sebep olur. Jetske Verdonk isimli tasarım ekibi burada sunduğumuz basit, kullanışlı ve eğlenceli çözümle çocukların etrafta dolaşırken serum almalarına olanak tanıyan tasarımı yaratmışlar.

Bizim Damla diyebileceğimiz Zieken+Huis isimli serum bisikleti sayesinde, minik hastalar hastane koğuşunda dolaşırken serumlarını veya damardan uygulanan ilaçlarını almaya devam edebiliyorlar. Bu üç tekerlekli harikanın yanısıra, gereken durumlarda kolayca kullanılmak üzere, tasarımcılar küçük hastanın yatağının etrafını saracak şekilde takılabilecek bir perde de tasarlamış bulunuyorlar.

Üç tekerlekli Damla’ya ayrıca küçüklere gelen iyi dilek ve geçmiş olsun kartları da takılabilior; böylelikle bisiklet yataklarının yanında dururken ortamın steril yalınlığı giderilmiş oluyor.
Billy T

 
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )

Etiket:
 
Çocuklar için cool mekanlar
E-posta Cumartesi, 07 Ekim 2006

Image

Şık ve zarif tasarımlar sadece yetişkinlerin kullandıkları veya bulundukları mekanlar için değildir. Burada gördüğümüz gibi artık öğrenim ve eğitim mekanları için de özgün tasarımlar gerçekleştirilmekte.

Bu okulun koridorları (yukarıdaki resim) hayali bir kahraman olan Gümüş Ejderha’nın yaşam alanından ilham alınarak tasarlanmış. Çevre, adeta bir hikaye kitabı gibi okunmak üzere düzenlenmiş izlenimi veriyor. Koridorlarda ilerledikçe, tüm duyularınız giderek daha da coşuyor. Parlak duvarlar, ışıldayan tavanlar ve yapının bütününe hakim olan fantastik atmosfer sayesinde çocuklar okul ortamında çok daha gelişmiş bir sosyal yaşam alanı buluyorlar.

Image

Genellikle, kitaplıklar hep imaj sorunu yaşarlar. Yığınla kitabın bulunduğu bu yerlerde bir de, her zaman ‘hişt’  faktörü  mevcuttur.  Bu nedenlerle de kitaplıklar pek öyle şık ve zarif mekanlar sayılmazlar. Ancak, kitaplıklara rengarenk iç mekan dekorasyonu uygulayarak, kocaman kitap rafları koyarak, bu okuma ve öğrenme noktalarını ilginçleştirmek ve şıklaştırmak artık mümkün.

Yukarıda gördüğünüz gibi bir uygulamayla kitaplık mekanı çocukların gitmek için can attıkları, oraya gidip okumak ve öğrenmek için çalışmak istedikleri şık ve zarif bir noktaya dönüşmüş bulunuyor.


Image

Ağaç formundan esinlenerek tasarlanmış olan çocuklar için gündüz bakım merkezi, çevremizde gördüğümüz her tarafı yapay çimlerle kaplı oyun mekanlarından çok farklı bir anlatım taşıyor. Ağacın gövdesi merkezin üzerine konumlandığı esas nokta olarak düşünülmüş ve böylece tüm yapıyı adeta merkezden, yani gövdeden uzanan dallarıyla koruması altına almakta. Bu merkez öyle bir sıcak ortam yaratıyor ki, küçükler de aynı sıcaklıkla karşılık veriyorlar. Ağacın gövdesinden Rüya Tomurcuklarının üzerine doğru ise koruyan, saran, gölge veren yapraklar uzanıyor.

Image

Lego parçacıklarının parlak renklerinin kullanıldığı mekanda, H.C.Andersen’in masallarındaki kasvetli ortamda Küçük Deniz Kızının başına gelenler (ve sonunda küçük kız ölür)  yerine tamamen farklı bir tema kullanılmış ve günümüzde okula giden küçük sarışın Danimarkalılar öyle davranışlara teşvik ediliyorlar ki, bir zamanlar bazılarımız aynı davranışlar yüzünden birkaç tokat bile yemişizdir. 

Image
 
Görselliğe ağırlık vererek çalışan sanatçılar hayranlık uyandıran iç mekan düzenlemeleri ile yarattıkları okulda hemen pencerenin kenarında ve zeminden yüksek olarak çocukların oturup dışarıyı seyredebilecekleri noktalar bile düşünmüşler. Bu dairesel yeşil ve kırmızı alanlarda oturan çocuklar sohbet edebilirler, gülüşüp eğlenebilirler veya bir konu hakkında tartışabilirler. Sonra yüksek ve uzun kalınca borular da çocukların ellerine bir kitap alıp çekilebildikleri köşeler oluşturduğu gibi,  gözlerden uzakta ve yalnız kalmak istedikleri zamanlar için saklanma ortamları sunmaktalar.
 
Öte yandan çocuk kitapları satan kitapevleri ve mağazalar, geleneksel kitaplıkların yaşadığı imaj sorununu yaşamıyorlar. Genellikle, bu mağazalar çocukların dikkatini çekerek mağazaya girmelerini ve oradan alışveriş yapmalarını sağlamak amacıyla tasarlanarak inşa edilmişler.Beijing’deki Çocuk Cumhuriyeti (The Kids Republic) (aşağıdaki resim) bu konsept ile başlamış ve devam etmiş. Bir çocuk oyun alanının belli başlı tasarım öğelerini temel unsurlar olarak almış ve sonra yaratıcı tasarım elemanlarıyla mekanı zenginleştirme yoluna gitmiş. Kitaplar, kayarak hareket eden raflar üzerinde son derece komik ve eğlenceli bir şekilde durmaktalar. Benzeri geleneksel mekanlarda görülen sandalye ve masalardan oluşan okuma köşeleri yerine, burada L şeklinde minderli okuma tabureleri bulunuyor ve minik okuyucular bunlara tırmanarak okumaktan pek hoşlanıyorar. Loş ışıklandırma yerine ise yılanvari döşenmiş ışıklandırma sistemi vasıtasıyla rengarenk ışık ortamı yaratılırken, aynı zamanda çocukların rahatlıkla okuma yapabilecekleri aydınlık da sağlanmış.

Image

Çocuklara özel ve uygun ortamlar sunan restoranlarda hem çocuklar, hem anne ve babalar güzel bir ortamda güzel bir yemeğin keyfini yaşarlarken, aslında bunun pek de sık rastlanmayan bir şans olduğunu bilirler.

Image

Prag, öyle bir restoran ki, orada herkes, yani anneler ve babalar, gezmeye gelenler ve hatta iş adamları şikayet edecekleri hiç bir sorunla karşılaşmadan keyifli bir yemeğin tadını çıkarabilirler. Çocuklar, annelerinin görebileceği ayrı bir çocuk alanında oturuyorlar ve böylece özgürlük duygusu yaşıyorlar. Sonra, özellikle çocuklar için hazırlanmış olan masalarında otururken, yine özellikle kendileri için hazırlanmış olan menüden yiyecek siparişlerini veriyorlar. Restoranın başarısının sırrı, mekanın kullanım alanını iyi değerlendirmiş olmasında. Prag, belirttiğimiz yemek yeme alanlarını ayırırken dikkatli davranarak anne ve babaların çocuklarını görebilecekleri ortamlar yaratmayı başarmış. Aydınlık ve ferah ortam, ayrı olma duygusunu tanımlarken, güvenliğin sağlanmasını da garantilemiş oluyor. Çocuklara iyi ve kaliteli yiyecekler sunuyorlar; yemeğin yanında hediye bir oyuncak vererek yemeklerinin reklamını yapmaya ihtiyaç duymuyorlar.

Image

Geleneksel yemek pişirme okulları,  içinde birçok mini mutfak olan kocaman sınıflara benzerler. Japonya’da çocuklar için tasarlanan bir yemek pişirme okulunu tasarlayan tasarım gurusu Moureaux böyle uygulamaları bir tarafa bırakarak, çalışma alanlarıyla birlikte yepyeni kimliği olan bir mekan yaratmış bulunuyor.Kyoto şehrinin alışveriş merkezinin tam ortasında konumlanan yemek pişirme okulunun öyle bir çalışma alanı var ki, özellikle yemek pişirme okullarına girerken çocukların hissettikleri bilgisizlikten doğan eziklik duygusunu ortadan kaldırıyor. Derslikler parlak renklerle boyanmış ve buralarda şık masa ve sandalyeler bulunuyor; ortam aslında bir dersliğe benzememekte. Burada çocuklar rahat ve huzurlu bir ortamda yemek pişirmeyi öğrenmekle kalmıyorlar, birbirleriyle sosyal anlamda iletişim kurmayı öğreniyorlar ve sonra birlikte ödevlerini yiyorlar.

Image

İngiltere’de ailelerin çocuklarının doğum günü kutlamaları için yaptıkları harcamaların toplam 1 Triyon İngiliz Sterlini olduğu hesaplanmış bulunuyor. Doğum günleri kutlamaları endüstrisinin bir altın cevheri olduğunu anlamak hiç de güç değil. Çocukların zevkleri geliştikçe, en son moda olan ve en muhteşem olanı talep etmekteki ısrarları da artıyor . Bazı anne ve babalar için, çocukların doğum günü pastasından bir parça kopararak yastıklarının  altına koyup, dilek tuttuktan sonra erkenden uyudukları günler çok eskilerde kaldı. Artık küçük kızlar doğum günü kutlaması olarak İngiltere’deki Alton Towers Hotel ’de bir gece geçirmeyi düşünüyorlar.

Image

Bir çocuğu hastaneye yerleştirirken eline çubuklu bir şeker tutuşturmak artık 1950’lerde kalan bir uygulama. Günümüzde, böyle uygulamalar pek geçerli değil.Londra’da bulunan çocuk hastanesi, çocuk bakım servisini yeniden yapılandırmış, adeta yeniden yaratmayı başarmış ve hastaneyi EĞLENCEhaneye dönüştürmüş. Rengarenk ve yumuşak kavislerle dolanan koridorlarda başlayan değişim, bunların bağlandıkları koğuş ve bölümlerde de devam ediyor. Koğuş ve bölümler çocuk yatakhaneleri gibi tasarlandığından her ünite ayrı bir tema çerçevesinde çalışılmış. Deniz Kenarı’nın yanındaki Deniz Kabuğu koğuşundan binanın üst katlarındaki Gökyüzü katına ulaşabilen çocuklar, kaldıkları her bölümün renklerle sarmalanmış yaratıcı ortamında korkacak bir şey bulamıyorlar, aksine mutlu oluyorlar.Hastanedeki farklı bölümleri birbirinden ayıran cam atrium sayesinde küçük hastalar gözalıcı bahçedeki çiçekleri, ağaçları ve atlayıp zıplayan hokkabazları, evet yanlış anlamadınız, hokkabazları rahatça görebiliyorlar.

Şık ve zarif okullardan başlayarak hip oğrenim ortamlarına kadar değişen mekanlarda çocuklar için uygulanan tasarımlar son hızla yayılmaktalar. Bunun anlamı ise, bizden sonraki yetişkinler kuşağı, çocukluklarından itibaren şıklık ve zerafet unsurlarıyla tanışan bir kuşak olacak. Aynı yetişkinler, gelişmiş duyuları sayesinde iyi tasarımlar yapacaklar. Eğer çocuklar için hazırlanmış bildiğiniz başka ilginç çocuk mekanları biliyorsanız, haberimiz olsun. Billy T

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )

Etiket:
 
Çocuklar için Küre Otel – Kozaların İçinde uyumak
E-posta Cuma, 22 Eylül 2006

Image

Çocukların yeni bir deneyim edinmeleri amacıyla başka bir kainatta bir gece geçirmelerine olanak sağlayan bir otel olarak Belçika’da tasarlanan Çocuklar İçin Küre Otel hizmete girmiş bulunuyor. Atomium ismiyle tanınan otel, bir demir molekülü formunda tasarlanmış ve dokuz alüminyum kürecikten oluşuyor (aslında proje olarak 1958 Dünya Fuarı için yapılmış). Yapı, elden geçirilerek yeniden hayata döndürülmüş ve gece kalınabilmesine imkan sağlayacak şekilde değişiklikler uygulanmış. Böylece meydana gelen çocuklar için küre otel, şaşırtıcı bilimsel fuar projelerinin ve orijinal kürelerin varolduğu bambaşka bir dünya sunmakta.

Çocuklar, aralarından seçebilecekleri birçok etkinlik ile meşgul edilerek, burada zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorlar. Etkinlikler arasında film gösterimlerinin yanısıra, yapının en tepesindeki restoranda da, eminiz, zaman geçirmekten hoşlanacaklar; çünkü burası muhteşem bir panorama ile Brüksel şehrini sunmakta. Billy T

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )

Image

Image

Etiket: