MiShare - Müziğinizi Paylaşabilirsiniz |
Salı, 22 Nisan 2008 |
|

Burada, The Cool Hunter’da bulunan bizler her zaman yaratıcı ve yenilikçi özellikler taşıyan araç-gereçleri araştırırız; ancak, dikkatimizi çeken araç-gereç, hem estetik anlamda hoş, hem de işlevsel ve kolay kullanımlı olmalı ve gerçek hayatta gerektiğince işe yarayabilmeli. miShare böyle bir ürün.
İnsanların iPod kullanırken karşılaştıkları en önemli sorunlardan biri, eğer bir hacking uzmanı değilseniz, özellikle de bir bilgisayarı devreye sokmadan, ezgilerinizi başkaları ile paylaşmada ciddi güçlüklerle karşılaşmalarıdır. Yani, şimdiye kadar böyleydi. Arkadaşınızın iPod’undan en son çıkan albümü mü dinlemek istiyorsunuz? Her iki iPod’u miShare ünitesine bağlayarak, düğmeye basmanız yeterli, işte bu kadar. Adeta sahada futbol kartlarını karşılıklı değiştirir gibi, ancak buradaki çok daha cool.
Dosyalarınız DRM korumalı değilse (ki, bu, dijital haklarınızın yönetim ve korunması anlamına gelir, teknomeraklılar, bilgilerinize) filmlerden fotoğraflara, şarkılara kadar herşey aktarılabilmekte. Hatta tüm parçaların yer aldığı listeler bile. Hoş. Ancak, bir eksiği var – ünite şimdilik, iPhone veya iPod dokunmatikle çalışmıyor; ancak, bize söylenenlere göre, şirket bu sorunu aşmak için yeni bir ilave parça geliştirmeye çalışıyormuş.
Brooklyn’de geliştirilen ve halen $100 fiyatla dünyanın her yerine gönderilen ünite sayesinde paylaşma salgını başlayabilir. Brendan McKnight
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
11 Oyunu |
Pazar, 13 Nisan 2008 |
|
90’lı yıllarda Friends dizisinden Joey ile Chandler’ın başlattığı langırt çılgınlığını hatırlıyor musunuz? Burada gördüğünüz yeni ürün, aynı oyunun adeta yeniden doğuşunu simgeleyerek lige yeni oyuncuların katılmasını gerçekleştiriyor olabilir – aynı zamanda oyunu bilen ve bir araya gelerek biraz da masa futbolu keyfi yapmayı seven kafadarlar arasında yaygınlaşabilir.
GRO tasarım tarafından tasarlananan ve TIM model yaratım sanatçıları tarafından geliştirilen ‘11’, yeni bir masa olarak dikkatleri çekiyor ve bu ayın sonlarına doğru gerçekleştirilecek olan Milano Tasarım Haftası’nda ilk kez sergilenecek.
Tasarıma yön veren fikir ise, son yıllarda inşa edilen ve sadece mimari anlamda olağanüstü olmakla kalmayıp, aynı zamanda futbol oyununun tarihinde dönüm noktası sayılabilecek nitelikte, oyunun ruhunu yakalayan ve temsil edebilen birçok yeni futbol stadyumunu yansıtmak olarak ifade bulmakta. Madem stadyumlar bu kadar olağanüstü olmaya başladılar, langırt masaları niçin olmasın?
Üzerinde uzun uzun düşünülerek, çok emek verilen bir sanat eseri niteliğindeki tasarım ve alt yapısını oluşturan konseptler üzerinde de titizlikle çalışılmış. Oyunda yer alan 22 oyuncu parlak gümüş renginde kromla kaplanmış olup, bu özellik onların hem spor dünyasındaki, hem de toplum içindeki konumlarının adeta bir aynası olarak beliriyor. Işıklandırma efektleri ve oyun sürecini kontrol eden yazılım ortamıyla beraber tüm özellikler, bir bütün olarak, oyunun atmosferine ve varoluş deneyimine keyif katmakta.
Ve, artık yeterince iştahımız açıldığına ve sizler kredi kartlarınızı hazırladığınıza göre, kötü haberi verebiliriz. Şimdilik, sadece tek bir örnek model mevcut – ancak, çok, çok yakında yüzlerce ve yüzlerce imal edilmeye başlanırsa şaşırmayacağız. Brendan McKnight
|
Emotibles ve Budclicks şirinleri |
Çarşamba, 27 Şubat 2008 |
|

Bir yıl kadar önce sitemizin ‘seçtiklerimiz’ bölümünde Emotibles şirinlerine yer vermiştik ve o ne büyük ilgiydi! Ürünün gördüğü ilgi üzerine Jonathan ve Kate Hall çifti – ürünün yaratıcıları – projeyi büyütme kararı aldılar. O günden beri de hızla ilerliyorlar. Yarattığımız ilgi çemberi o denli güçlüydü ki, New York Times bile onları sayfalarına taşıdı.
Pekala, bu kadar gürültü ne anlama geliyor? Arkasında kocaman bir gençlik ve yeni yetişen gençlik pazarı oluşturan Emotibles şirinler, temelde aksesuarlar için tasarlanmış aksesuarlar olarak tanımlanmakta.
Emotibles şirinler “heryerde sayılamayacak kadar çok bulunan, sevimsiz ve beyaz iPod kulaklıklarını sevimli kılmak için yaratılan, etkileyici ve heyecan veren minik objeler” olarak pazarlanmaktalar. Hall çifti yarattıkları duygusal karakterleri, çok uygun bir şekilde, duygulara yönelik olarak sunuyorlar ve işlerini genişleterek bebek önlükleri ve post-it kağıtları üzerine de çalışmaya başlamışlar.
Tüm popüler fikirlerde olduğu gibi, bu sefer de sahaya yeni oyuncular çıkmakta gecikmemiş. Şimdi de sizlere Budclicks şirinlerini sunuyoruz. Aslında, konsept aynı, ancak bu sefer daha geniş bir kitleye yöneliyor. Budclicks ekibi şirin çiçeklerden, kafatası görüntülerine kadar hemen herşeyi, hatta seçimlerde adayınız için hazırlanan rozetlerin yerini alacak şirinlere kadar düşünmüşler, çünkü olağan kampanya rozetleri geçen yıl gibi çoook eski tarihlerde kaldı. Brendan McKnight
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )

|
Çılgın Sesler - Duncan Wilson |
Cumartesi, 02 Şubat 2008 |

Ohm, Dünyanın güneşin etrafında dönerken çizdiği elips biçimindeki yörüngesinin ölçülebilen frekansına verilen isim olduğu kadar, bizim de müzik anlamında yerçekim merkezimizdir. Ohm, birim anlamında, evrendeki varlığımızı ilk ve en yalın haliyle tanımlayan bir titreşim ve tını olarak, seslerin en arı ve yalını olarak tanımlanır. Ama kaçımız gezegenimizin yaratığı o duru ve arı sesi gerçekten duymuş olabilir? Ve hergün çevremizi kuşatan, sayıları büyük bir olasılıkla milyonları bulan farkedilmeyen başka seslere ne demeli?
Duncan Wilson çevremizdeki her yüzeyden ses yankılandığını biliyor – ki, sözkonusu sesler en küçük nefes veya bir fısıltıya karşılık geliyor olabilir. Wilson, işte bu farkedilemeyen seslerin kaçının tanımlanıp, bir araya getirilerek büyütülebileceğini ve böylece çok yönlü müzik formunda yeni bir sessel deneyim yaratılabileceğini araştırmış bulunuyor.
Kraliyet Sanat Koleji’nde Wilson’ın Manolis Kelaidis ile birlikte yarattığı OTTO (Yunanca ‘kulak’ anlamına geliyor) isimli gereç, çok küçük ve çok hafif titreşimleri tespit edebilmekte; bunun için çeşitli yüzeylere yerleştirilen mıknatıs ve çekim gücü olan mekanizmalar, toplanan sesleri entegre bir hoperlör vasıtasıyla büyütmektedirler. Pencerenize, içinde bir buz parçası erimekte olan bir bardak su, küçük bir balığın yüzdüğü bir akvaryum veya çevrenizdeki herhangi bir nesneye birkaç birim yerleştirerek, OTTO sayesinde çokyönlü bir işitsel atmosfer yaratılabilir.Andrew J Wiener
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
MacBook Air - Dünyanın en ince notebooku |
Çarşamba, 16 Ocak 2008 |

Apple, MacBook Air isimli yeni ürününü çıkarmış bulunuyor - Dünyanın en ince notebook'u.
Yeni yıl - değişim ve yenilikler dönemi - çözümler ve hedefler düşündüren bir dönem - ve San Francisco, MacWorld'den en son haberlerin duyurulduğu bir dönem. Steve Jobs ilk iPod Nano'yu jean pantolonunun cebinden çıkardığı zaman hepimiz bir oh çekmiştik. Yeni iPhone'u avucumuzun içine alacağımız günlerin hesabını yapmıştık. Ve henüz bu sabah, dünyanın en ince laptop'u bir zarfın içinden çıktığında hayretlere düştük.
Sadece 1,3 kg ağırlığı ile, birkaç milimlik en ince noktasıyla şaşırtan ve en kalın noktası ise sadece 1,5 cm olan MacBook Air doğmuş bulunuyor. Laptop bilgisayarlar giderek küçüldükçe ekran boyutlarından olduğu kadar klavye boyutlarından da fedakarlık yapmak olağan sayılmaktaydı. Mucizevi bir şekile, yeni MacBook Air kilo kaybından dolayı hiç bir başka kayba uğramamış bulunuyor. Tasarımda kullanılan 12 cm'lik LED özellikli geniş ekran daha az enerji tükettiği gibi, görüntü netliği sağlamakta. Ve artık yazarken parmaklarınız şaşırmayacak, MacBook Air'in tam boyutlu ve arkadan aydınlatmalı bir klavyesi var.
Ama, doğal olarak bizi etkileyen tek özellik sadece boyutlar değildir. Herhangi bir yeni Apple bilgisayardan bekleyeceğiniz donanımsal nitelikler ve programların yanı sıra, en cool yeni ilave ise mültifonksiyonel trackpad'inin bulunması oluyor. Tabi ki, Mac'ın iki-parmakla dokunmatik çalışan scroll nitelikli trackpad özelliklerine zaten alışkınız. Burada bizi heyecanlandıran ise, iPhone için yaratılmış olan multi-dokunmatik yeniliklerin MacBook Air'e adapte edilmiş olmalarıdır. Yeni ve geliştirilmiş trackpad sayesinde kullanıcılar iki parmakla dukunarak çalışma (metin/foto boyutlarını küçültmek veya büyütmek için), sayfa çevirme (üç parmağımızı kullanarak birçok sayfayı görebilmek için) ve ardışık görüntülere ulaşma (fotoğraflar için) imkanlarına sahibiz.
Bu yeni yıl için düşündüğünüz hedeflerinizden biri, her zaman olduğu gibi, zayıflamaksa, işe yeni MacBook Air ile başlayabilirsiniz. Dünyanın en ince notebook'u doğdu - MacWorld'ün 2008 duyurularının tümüne ulaşmak için apple.com/hotnews adresine başvurabilirsiniz. Andrew J Wiener
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Energizer – Energi To Go |
Salı, 18 Aralık 2007 |

Sahne: kalabalık bir uluslararası havaalanı. Sorun: uçuşta rötar olması. Çözüm: durumu açıklamak amacıyla hemen gerçekleştirilebilecek kısa telefon görüşmesi. Sıkıntı: Günlük kullanım yoğunluğu nedeniyle cep telefonunun şarjının bitmiş olması. Çare: Acilen terminal içinde bir duvara tespit edilmiş güç kaynağı bulmak. Problem: Cep telefonunun şarj cihazının bagaja verilen bavulda kaldığının anlaşılması.
Yukarıda tanımlanan durum, aynen, birebir tanımladığı şekilde, teker teker her birinizin başına gelmemiş olabilir, ama gerçek şu ki, çoğunuz cep telefonu kullanamamanın sıkıntısını yaşamışsınızdır. Buna rağmen, çoğumuz kendimize yeni bir cep telefonu alırken, telefonun şarj ömrünün uzunluğuna birinci derecede önem vermeyiz. Telefonun özelliklerine ve tabi ki, estetik anlamda görünümüne çok daha fazla önem veririz. Internet erişimim olacak mı? Bu telefona müzik kitaplığımın ne kadarını yükleyebilirim? Ya görüntü ve videoları ne yapacağız? Eğer telefonumuzu şarj etme imkanımız yoksa, gün biterken endişeler içinde kalmamıza şaşmamak gerek!
Cep telefonlarımızın bundan böyle asla şarjsız kalmamaları için Energizer bir çözüm bulmayı başarmış. Energi To Go isimli gereç günün her saatinde ve nerede olursanız olun, anında güç kaynağı sağlayabilmekte. Belli başlı tüm cep telefonlarına uyumlu olan gereç, iki adet Energizer AA Lithium marka pille çalışıyor. Energi To Go, cep telefonunuzun şarjının bitmesini takiben dokuz saate kadar konuşma süresi sağlayabildiğinden, artık bu konuda her hangi bir endişe duymanıza veya kendinizi çaresiz hissetmenize gerek kalmayacak. AndrewJ Wiener ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Yolumuz Aydınlansın - Bisiklet Gereçleri |
YUBZ - USB Skype Telefonları |
Salı, 02 Ekim 2007 |

Eğer sizler de bizim gibiyseniz, bazen, çocukken annenizin mutfağındaki duvarda asılı duran telefona elinizi uzatmayı özlüyorsunuzdur. Ancak, evden çıkarken cebinize atabileceğiniz ve orada kaybolacak kadar küçük bir telefon edinme çabaları içinde olduğumuz şu günlerde, bir telefonun ahizesini kulağınızla omuzunuz arasına sıkıştırarak, saatler boyu konuşmanın keyfini belki de unutmuşsunuzdur. Artık, YUBZ, bilgisayarlar ve cep telefonları için USB Skype telefonlarını tasarlamış bulunuyor. YUBZ TALK ONLINE (YUBZ INTERNET ÜZERİNDEN KONUŞ) telefonları çoğu kişisel bilgisayar ve Mac ile uyumlu olarak çalışabilmekteler (ABD$44.95) çünkü, siyah, kımızı , beyaz ve sarı renkleri olan bu telefonlar, fişe-tak-ve-konuş teknolojisi ile üretilmiş bulunuyorlar. Aynı fiyata 10 farklı rengi bulunan YUBZ TALK MOBILE (YUBZ CEPTEN KONUŞ) modeline de sahip olabilirsiniz. Bunlar ise, teknolojik uyum anlamında cep telefonlarının çoğuna takılabilmekteler. Andrew J Weiner
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Kordona gerek yok – Şarj İstasyonu |
Cuma, 07 Eylül 2007 |
 Günümüzde ‘kordonsuz’ kelimesi ‘Seni seviyorum’ kadar sık kullanılıyor olsa da, hayatlarımız, her köşede hala kordonlar içinde geçiyor. Cep telefonları ve iPod’lar için şarj aletleri ile başlayan süreç, vibratör ve epilady şarj aletleriyle devam ediyor; her yerde kordonlar, kordonlar, kordonlar. Bu yeni duvara-monte edilebilen şarj istasyonu yukarıda saydığımız gereçlerin etrafındaki, peşlerindeki kordon yığınlarını yok etmiyor; onları sadece gözlerden uzaklaştırıyor. Tüm kordonlar zarif bir kutuya benzeyen istasyonun içinde duruyor. Kullanım için gereçlerin yerleştirildikleri bir kaç yuvadan uçlarını uzatmaları yeterli. Marketlerde USD 35 fiyatla satılan istasyonlar, hemen alınıp bir kenarda bulundurmamız gerekenlerden.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|