Volitan |
Salı, 22 Ocak 2008 |

Dünyanın en önemli uluslararası tasarım yarışmalarından olan Uluslararası Tasarım Ödülleri 2007 (IDA International Design Award 2007) tasarım dünyasının her dalındaki en başarılı örneklerini ve yenliklerini değerlendirme altına alıyor. Her yıl yapılan bu yarışmada ilk defa Türkiye’den doğmuş bir ürün tasarımı iki birincilik kazanarak bir ilki başarıyor.

ODTÜ’den Hakan Gürsu, Sözüm Doğan ve ekibinin tasarladığı Volitan, “yarının en çevreci deniz aracı”, en iyi tekne tasarımı grubunda birincilik, ve ulaşım grubunda; tekne projesi ile birincilik aldı. Günümüzün en önemli konularından olan çevreye duyarlılık açısından cok önemli bir proje olan Volitan teknesinin tasarımında yakıt olarak petrol kullanmaması, rüzgar ve güneş enerjisi ile 18-20 deniz mili hız yapıyor olması, güneş panellerinin aynı zamanda yelken görevini görmesi, gece de yolculuk yapabilmesi, tatlı suyunu denizden elde etmesi ve nokta dönüşü yapabiliyor olması önemli yenilikçi noktaları.

Volitan’ın kelime anlamı Akdeniz’de yaşayan uçan balıktır. Akdeniz’den dünyaya taşınan bu isim Türkiye’yi tasarım, denizcilik ve eko dünya alanlarında çok iyi temsil etmektedir. Designnobis tarafından tasarlanan Volitan hakkındaki videoya baktığınızda bu teknenin fütüristik konseptini daha iyi kavrayacaksınız.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
ARŞİVDEN SEÇMELER

Sakatlar İçin Kenguru İlginç Işıklar Marimekko & Blahnik Cesur Kartlar
|
PhotonTaşınabilir Güneş Enerjisi |
Cuma, 07 Eylül 2007 |
 PHOTON taşınabilir güneş panel sistemi tam da zamanında yetişti. Dağlara yaptıkları tırmanış esnasında tam zirveye ulaştıklarında cep telefonlarının ve kameralarının şarjının bittiğini farkeden dağcıların yardımına hazır. Artık şarj aleti gerekmiyor, priz gerekmiyor, arkadaşların resimlerini çekmeye veya onlara rüşvet yedirmeye de lüzum kalmıyor. PHOTON’un tasarımcısı olan mimar Kari Sivonen, Helsinki’deki Valvomo şirketinin ortaklarından biri. Gerecin ilk örneği (prototipi) Finladiyalı bir şirket olan Clothing+ tarafından üretilmiş. Clothing + Firması akıllı giysiler üretiyor, veya kendi deyimleriyle, giyilebilen teknoloji.
PHOTON aynı zamanda SAUMA’nın (Tasarım ve Kültür bileşimi) bir parçasını teşkil ediyor. SAUMA, New York’daki Finlandiya Kültür Enstitüsü tarafından düzenlenen gezici bir sergi. SAUMA sözcüğ Fin lisanında “dikiş çizgisi” anlamına geliyor. SAUMA, 28 Ağustos 2007’ ye kadar Los Angeles Mimarlık ve Tasarım Müzesinde olacak, daha sonra Helsinki’ye devam edecek ve 2008 yılı için Paris’e uzanacak. ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Dongtan – Eko Şehir |
Pazartesi, 29 Mayıs 2006 |

Şangay’da gerçekleşecek olan 2010 Dünya Expo Fuarı’nda ( 2010 World Expo ) yeni tasarlanarak inşa edilen eko-şehir Dongtan’ı tanımış olacağız. Çin’de, Arup tarafından inşa edilen dört eko-şehirden biri olan Dongtan tamamen çevre dostu özelliklere sahip bir şehir olarak düşünülmüş olup, sera etkisi üretiminin sıfır seviyede olduğu ve kendine yeterli su ve enerji sistemleri bulunan, tam anlamıyla kendine yeterli bir şehir olarak tasarlanıp hayata geçirilmiş. Köy veya kasaba planı esas alınarak, bir takım mahallelerin birleştirilmesiyle oluşturulan şehirde, ulaşımın araba yerine yaya olması amaçlanmış.
Dongtan şehri, tüm enerji ihtiyaçlarını kendi karşılayabildiği gibi, enerji kaynakları kendi kendini yenileme gücüne de sahip bulunuyorlar. Şehir içinde kullanılan makinelerin de enerji emisyon oranı sıfır olarak belirlenmiş. Şehirde bulunan bir enerji merkezinde rüzgar trafoları, bio-yakıtlar ve tekrar kullanımlı organik malzemeler kullanılarak enerji üretilmesi planlanmış. Dongtan’daki atıkların büyük bir bölümü yeniden kullanılabilir hale getirilerek tekrar kullanıma yönlendirilirken, organik atıklarınsa, ya bitki besinlerine dönüşmeleri ya da daha fazla enejji üretimi için bio-malzeme olmaları hesaplanmış. Dolayısıyla, bu şehirde çöplük alanları bulunmamakta. İlk aşamada Dongtan 20,000 nüfuslu bir deniz kenarı yerleşim yeri olarak düşünülmüş. Şehrin inşasının 2010 yılına kadar tamamlanması bekleniyor. 2020’ye gelindiğinde ise, bu cennet şehirde 80,000 kişinin yaşayacağı düşünülüyor.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Bang Design - Avustralya |
Çarşamba, 08 Mart 2006 |

Konu, mobilya tasarımı olunca hiç bir şey akmakta olan suyu anımstan formlardan daha şık ve zarif olamıyor. Avusturalyalı bir Şirket olan Bang Design’ın tasarlayarak ürettiği Pli isimli mobilya serisi piysaya yeni sunduğu çevre dostu ürünleriyle bu güzelliği yakalamış bulunuyor. Bang’in kurucuları olan Bryan Marshalll ve David Granger EndüstriTasarım Bölümünde eğitim görerek buradan mezun olmuşlar ve onbeş yılı aşkın bir süredir birlikte çalışıyorlar. Her iki tasarımcı, ortaya kendi farklı tasarımlarını getiriyorlar ve sonra tüm fikirler birbirini tamamlayarak, karışıyor, bambaşka bir bütünlük yaratılmış oluyor. Belki de, birlikte çalışarak fikirlerini birleştirmelerinin sonucu elde ettikeri güzellikere en iyi örnek olarak yukarıda gördüğünüz Pli serisini gösterebiliriz. Bu seri, kendi içinde sağladıkları bütünlük ve yarattıkları esnek ve yumuşak izlenimleriyle, estetik anlamda mükemmel sayılabilirler. Ekvator’a özgü özel bir ağaçtan sağlanan ahşap malzeme ve paslanmaz çelik kullanılarak yapılandırılan Pli serisii rahat ve akışkan formları ve çeşitli renklerdeki parçalarıyla her zevke hitap ediyor. Geniş bir koltuklar, puflar ve masalar yelpazesine sahip olan serideki mobilyalar ister tek başlarına, ister birden çok parçanın bir araya getirilmesiyle yaratılan ortamlar şeklinde değerlendiriebilmekteler. Bu da, geniş kullanım olanakları sağlıyor, tabi. Epey bir zamandır göremediğimiz, görmeyi özlediğimiz mobilya koleksiyonu. Billy T
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Eko Ev |
Cuma, 03 Mart 2006 |
Ve ışık olsun! Doğal ışık yine doğada bulunabilen çeşitli şekillerde kullanılarak bambaşka bir dünya yaratılmış, adeta. SkyPort light (soldaki resim) (ışık toplama panelleri sistemi) devrim yaratarak doğal ışığın kapalı mekanlara yansıtılması temeline dayanıyor.
Şöyle çalışıyor: Güneş Telleri dediğimiz bir dizi kablo, güneşin doğal ışıklarını toplayarak sağlanan ışık enerjisini ışık geçiren malzemelerden geçiriyor. Bu incecik lifler 3 cm çapındaki esnek bir kablonun içinden geçerek ışığın 15 metre uzağa kadar taşınmasını sağlıyorlar. Hem paralel, hem de kesişen ışık hüzmeleri bu sistemle toplanarak, başka bir noktaya taşınabilmekteler. Işık keşistiği zaman, sık bir ormandaki ağaçların arasından geçerken uğradığı değişim sonucu hafif loş bir ortam meydana geliyor. Sisteme isim verirken bu bilgileri gözönüne alarak, İsveç lisanında akçaağaç anlamına gelen Bjork sözcüğünü benimsemişler. (isim konusunda pek parlak olmasalar gerek). İki SkyPort cihazının aksi yönlere doğru konumlanmalarıyla hem sabah, hem de akşam güneşinin ışıklarından yararlanabiliniyor. Gelecekte, iç veya kapalı mekanların ışıklandırılmasında pekala bu sistem kullanılabilir. Hatta, aynı sistem, yine gelecekte su tasarrufu için de kullanılabilir.
The Water hog (Su Kovası) (sağdaki resim) yağmur suyunu toplayan bir depo aslında. Aynı zamanda, evlerin inşası esnasında temelin hemen üzerine, yani katlar çıkmadan önceki kat olarak, bir sarnıç gibi inşa edilebilir. Dolu olarak 200 kg ağırlığa ulaşan yapı, binanın bir parçası olduğundan, yapının zemininden içi görülebilmektedir. Su kovası, gereken durumlarda duvarların arasına bile inşa edilebiliyor. Kesinlikle evlerin yanında duran ve her önünden geçişimizde gözümüze batan geleneksel metal su depolarından çok daha iyi bir çözüm olacak.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Ekosiklet |
Salı, 06 Aralık 2005 |
Orta Avrupa bugüne kadar bütün dünyada büyük yiyecek porsiyonları, ve çok soğuk kışlarıyla ünlüydü. Artık bu ününe yeni bir ün daha eklenmiş bulunuyor: Orta Avrupa giderek dünyayı etkileyecek boyutta yeni tasarımların doğduğu bir yer olma yolunda. Demir perde gibi çok ağır bir ayırıcı etken ortadan kalkınca, Orta Avrupalı tasarımcılar yaratılarını sunabilme imkanına kavuştular. Yakın zamanlarda, yine bu topraklarda tanıdığımız yetenek, Tamas Gabor Nemeth tasarladığı çok amaçlı kullanıma uygun araç ile 2004 Macar Tasarım Ödülünü kazandı. Bu araç, çöp kamyonundan, ambulansa dönüşebildiği gibi, derken bir itfaiye arabası oluveriyor. Mercedes Benz’in konsept geliştirme ekibine katılarak onlarla beraber çalışan Nemeth, çevre dostu olan ve uzaktan kontrol edilerek kendi kendine park edebilen ve adeta prizmatik hatlarıyla kolayca yön değiştirebilen bir araç geliştirmiş. Burada sunduğumuz, Orta Avrupa’daki tasarım ve yetenek buzdağının sadece görünen minik bir ucu.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. ) |

|
|
Dışarıda , Ağaçta Asılı |
Cuma, 03 Haziran 2005 |

www.freespiritspheres.com
|
'2001 Space Odyssey’ ve ‘Ewok Village’a” gittiğiniz zaman ne görüyorsunuz? Özgür Ruhların Dünyasını, (The Free Spirit Sphere) tabi ki. Tom Chudleigh tarafından Kanada’da tasarlanarak inşa edilen Dünya, çevre dostu bir yerleşim ve yaşama noktası olarak ormanların içinde kendine uygun bir yerde konumlanmayı bekliyor.
Tanımladığımız Dünyanın konsepti, içinde yaşayan kişinin veya kişilerin çevrenin bir parçası olarak çevreyle bütünleşmeleri, kendilerini çevreleriyle uyum içinde hisederek yaşamlarını böyle sürdürmeleri, düşücesi çerçevesinde geliştirilmiş. Dünya, içinde yaşayanların onu taşıyan ağacın korunmasında ne kadar önemli sorumluluklar taşıdığını da vurguluyor. İçlerindeki 3,2 m’lik yaşama alanı ile, ağaca asılan evcikler kuvvetli rüzgarda kolayca sallanabiliyorlar, ama en büyük avantajları kolayca taşınabilmeleri; böylece bir ağaçtan diğerine nakledilebilirler.
Geleneksel ahşap modeller USD 100,000 bedelle satışa sunulurken, fiberglass malzemeden yapılanlar USD 25,000 ediyor. Chudleigh’in Eco Yuvaları cüzdanınızla değil, ama çevreyle dostlar. Billy T
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|
|