09:47 24 07 2008

Tag: Theatre

These items have all been tagged with the tag "Theatre", You can see other tags in the Tag Cloud

FUERZABRUTA - Yeni “Cirque Du Soleil”
2006-06-26 14:16:04



Dikkat: Londra’da olup da, bu yazıyı okuyanlar, lütfen dikkat. Kredi kartlarınızı hazırlayınız ve ‘Fuerzabruta’ da yerlerinizi ayırtınız; hayatınızda göreceğiniz en olağanüstü show’lardan biri olduğunu göreceksiniz. Aynı tarzda olan Cirque Du Soleil’in sunduğu Las Vegas’ta gösterimde olan Le Reve ve Ka ve O’da, aynen Fuerzabruta gibi adeta yalın fizikselliğin kutsanmasını sahneliyorlar. Gösterilerde, oyuncular üç ayrı platformda – toprak, hava ve sualtı - kurulu sahneler arasında geçişlerle gidip gelirlerken, insan kendini Paris’deki o ünlü deneysel gece klüplerinden birinde sanıyor. Seksi, heyecan verici, hatta nefes kesen gösteriler daha başka nasıl tanımlanabilir, acaba. Seyircilerin tüm gösteriyi ayakta seyrettiklerini gözlemliyoruz. Zaten, başka türlüsü de beklenmezdi. Fuerzabrute 31 Ağustosa kadar Round House Theatre gösterilerini sürdürdü. Billy T.

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )





Etiket: London, Theatre,
Dünyanın en büyük showu - LE REVE (Las Vegas)
2005-12-09 23:05:37



Şöyle düşünün, hayatınızda gördüğünüz en hayret verici, insanın aklını başında alan en şaşırtıcı gösteriye tanık olacaksınız. Şimdi, bu imajı zihninizden çıkarın ve bu saydığımız özelliklerden daha da görkemlisiyle, daha da büyüğü ve daha da cesurca sergileneniyle  karşılaşacağınızı hayal edin. Le Reve – Dünyanın en büyük show’u , kelimenin gerçek anlamıyla, öyle. 2087 koltuklu ve kocaman kubbeli bir salonda, Wynn Hotel’in adeta kutsal bir mekana benzeyen muhteşem tiyatrosunda sahneleniyor. Wynn Hotel, Las Vegas’ın en pahalı ve şık oteli olup, Le Reve ise, daha önce benzerine rastlanmamış bir gösteri olarak kendine uygun bir mekanda gözler önüne serilmekte. Sözünü ettiğimiz muhteşem güzellikteki, akıllara durgunluk verecek özellikte bir gösteri; içinde neler yok ki; akrobasi, su akrobasisi, müzik, kostüm, uçuşlar, ışık oyunları ve... bütün bunlar muazzam bir denize dönüştürülmüş sahnede gerçekleşiyor.

Cirque du Soleil’in önceki kreatif direktörü Franco Dragone tarafından tasarlanarak yaratılan Le Reve, hem estetik hem de mekanik açılardan en şık ve güzel sahne tasarımını kullanarak yarattığı su dünyasını pırıl pırıl ışıklar ve egzotik yaratıklar ile süslemeyi başarmış.

Fransızca ‘Rüya’ anlamına gelen Le Reve’i izlediğim zaman onu aynen önceden tahmin ettiğim gibi buldum. Gösteri, Wayne isimli karakterin rüyalarını konu etmekte. Bu rüyalardan hareketle, rehberi Morpheus’un önderliğinde rüyasının içinde dolaşmaya başlayan Wayne, bu gizemli dünyada gerçekleştirdiği gezisi boyunca gerçekten uçan melekler görüyor. Franco Dragone işlediği öykünün çerçevesinde insan tabiatının iki farklı cephesini sergilemekte. Onun sanki kolayca oluyormuş gibi duran bu müthiş ve büyük başarısını izleyerek şaşıp kalıyorsunuz.

Öykünün kurgusu da çok ilginç; insanı büyüleyen efektlerin etkisinin yanı sıra öykünün kendisi de son derece sürükleyici ve her sahnede bambaşka bir gizemle seyirciyi alıp götürüyor. Bir milyon litre suyla sahnede kurulan havuzda sahnelenen gösteride, havuzun kendisi de oradaki güçlü ışıkları yansıtarak daha da kuvvetli hissedilmelerini sağlamakta. Böylece elde edilen ışık ortamında, yine ışık oyunlarıyla yağmurlar yağıyor, karlar yağıyor ve hatta yangınlar çıkıyor; karşımızda adeta 50’li yılların filmlerinden birinin canlandığına tanık oluyoruz.  Adeta bir moda dergisinden çıktıkları izlenimi veren oyuncular yüzüyorlar, dans ediyorlar ve uçuyorlar; bütün bunlar orada yaratılan su dünyasında ve gerçekmiş gibi canlandırılmaktalar. Birbirinden farklı kostümlerin kullanıldığı gösterimde klasik modellerden, doğaüstü yaratıkların giydikleri kostümlere kadar türlü çeşitli örnek bulmak mümkün. Sözkonusu geniş kostüm yelpazesi seyircilerin daha da çok büyülenmelerine sebep oluyor. Show’a eşlik eden müzik ise başka bir güzellik. Müziğe hakim olan dramatik ve teatral unsurlar sahnelenmekte olan eseri daha da parlak ve etkileyici kılıyor. Ses, görüntü ve görsel efektler sayesinde, show’u izlerken seyirciler adeta nefessiz kalıyorlar, dilleri tutuluyor. Gerçekten de, gösteriyi izlediğim sırada, çevremdeki diğer seyircilerden ve etraftan duyduğum, yürekten kopup gelen ‘ahhh’lar’ ve ‘Aman, Tanrım’lar’ hala kulaklarımda yankılanıyor.  

Gerçekleştirilmesi için 175 kişiye yakın teknisyenin hep birlikte 68 oyuncuya destek verdiği gösterideki bütün uçuşlar, yüzmeler, yok olmalar ve daha birçok olgunun gerçekleştiği Las Vegas Show’unun maliyeti takriben $ 40 milyon olarak belirtiliyor. Büyük bir başeser olan gösteriyi baştan sona nefesimi tutarak izledim. Her detayını tane tane anlatmaya kalksam bile, gerektiği gibi tanımlamam mümkün değil. Le Reve, Las Vegas Show tarihini yeniden yazıyor ve ilk fırsatta izlenmesi gereken bir gösteri. BillyT.

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )




Etiket: Las Vegas, Theatre,
Las Vegas Showlarına katılmak – “CIRQUE DU SOLEIL” hakkında bilmek istediğiniz herşey
2005-12-09 15:43:47

O @ THE BELLAGIO



Las Vegas. Buradaki show’lar Brodway’dekilerden daha büyük ve görkemli. Dolayısıyla her gösterimde binlerce seyirci çekiyorlar. Aralarından seçebileceğimiz o kadar çok show var ki, bizlere yol gösterecek birilerine kesinlikle ihtiyaç duyuluyor. Aralarında bazı limoni eleştiriler yapanlar olsa bile (Manilow/Celine) onlara ihtiyacımız var. Ne mutlu ki, bir hafta boyunca Las Vegas’ı yaşadıktan sonra, ilgi alanlarımız giderek netleşti ve tercihlerimiz aralarında Le Reve, O, Ka ve Zumanity gibi show’ların olduğu WOW departmanına doğru yöneldi. Dünyaca ünlü Cirque Du Soleil ’in, çok değil, bir fırça darbesinin bile değdiği show’lar hemen farkediliyorlar. Onları seyrederken adrenalin seviyenizin derece derece nasıl yükseldiğine tanık oluyorsunuz. Kaliteli eğlencenin ne anlama geldiğini görüyorsunuz. Gecede 2 show ile kendinizi şımartabilirsiniz. Tüm duyularınızın bambaşka algılamalar yaşadığına şahit olacaksınız. Bu arada, unutmadan, şöminenizi bütün gece boyunca beslemeye yetecek kadar  odunlarınız elinizin altında olsun. Çünkü sizin için özel olarak hazırladığımız Las Vegas Show Rehberi – en iyinin en iyileri hazır, bekliyor.



O – THE BELLAGO’DA SAHNELENİYOR (yukarıdaki resim)

O, ismi kendisine çok uygun. Çünkü muhteşem gösterinin her yeni sahnesi gözler önüne serildikçe seyircilerde yükselen hayret ve hayranlık nidası olarak, çeşitli tonlarda O’lar duyulmakta. Le Reve’nin yaratıcısının elinden çıkan O, aynı büyüleyici ve hayretler uyandıran etkiyle sahne alıyor; Le Reveden tek farkı biraz daha yavaş tempoda olması. Aslında, daha yavaş olması seyirciler için avantaj oluyor çünkü prodüksiyon o kadar yoğun olarak efektlere ağırlık veriyor ki, insanın bunları algılayabilmesi için belli bir zaman sürecine ihtiyacı oluyor; işte yavaş tempo ile bu algı zamanı kazanılıyor. Ateş ve suyun zenginleştirdiği sahnede, olağanüstü yeteneklerini sergileyen oyuncular ve inanılmaz detaycılıkla yaratılan kostümler için büyüleyici olduklarını söylemek az kalır; muhteşem olduklarını da. Son derece zengin bir estetik anlayışın sergilendiği bu eserde işlenmeyen hiç bir estetik öğe bırakılmamış.

Show’un başladğı andan itibaren ve perdeler gerçek anlamıyla havalara uçtukları zaman karşımıza çıkan sahnede havada duran panayırlara özgü atlı karıncaların atlarını görüyoruz. Büyük bir görsel zenginlikle süren eser önce zirve yapıyor ve sonlarına doğru ‘O’ müthiş bir hız kazanıyor ve seyircinin gösterinin başından beri en yüksek seviyede tuttuğu dikkatini yine aynen sona kadar devam ettiriyor. Çok şık, ve çok, çok zengin. ‘O’nun anlamı, ‘O, Tanrım’ oluyor. Her saniyesi ile muhteşem bir Las Vegas gösterimi.

KA – MGM GRAND’DA SAHNELENİYOR (aşağıdaki resim)



İsmini antik Mısır tarihindeki tanrı Ka’dan alan bu başeserde, tarihte görünmeyen bir ruh olarak betimlenen Ka, insanın tüm duyularını harekete geçiren bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Hakkında önemli eleştiriler yapılan tiyatro yönetmeni Robert Lepage Cirques du Soleil’in ‘KA’ isimli başeserini yönetmiş ve şu sıralar MGM Grand Las Vegas ’da sahnelenmekte.  Bu show, aslında uluslararası bir üne sahip olan Cirques du Soleil’in geçmişte gerçekleştirdiği prodüksiyonları aşıyor. Son derece çeşitli ve büyük görsel  zenginlik ortamında savaş sanatlarından tutun da, akrobasi (147 farklı akrobası gereci kullanıyorlar), kukla, interaktif video projeksiyonu ve piroteknik yöntemler hepsi bir arada ve içsel geçişlerle, muazzam kompozisyonlar içinde ve muazzam bir sahnede sergilenmekteler. Son derece teatral bir buluşla sahne öyle tasarlanmış ki, yanlara doğru iki taraftan, adeta kanatların yardımıyla açılıyor ve seyircilerle gerçek anlamda yüzyüze bir düzen kurulmuş oluyor. Ka’da kullanılan sahnelerde geleneksel unsurlar olan su, toprak, rüzgar ve ateş esas alınarak ve son derece akıllıca bir şekilde kompoze edilerek adeta yeniden yaratılıyorlar. Sahnede açılımını izlediğimiz aksiyonun arka planında bu unsurların dramatik anlamda etkin olduklarını görüyoruz. Bu show, belki de Cirques du Soleil’in öykü anlatımına en fazla ağırlık verdiği gösterimlerinden biri olmalı, diye düşünüyoruz. Efektlerin yoğun olarak kullanılmaları sonucu show’un kendi öyküsünün ve olay örgüsünün önüne geçtikleri o kadar çok prodüksiyon gördük ki, bu nedenle burada hikayenin ağırlıklı olarak ön planda tutulmasını çok beğendik. Hikaye ikiz olan iki kardeşin ruhsal bir yolculuğa çıkışlarını ve bu yolculukta kaderlerini yaşamalarını konu ediyor.  Salonda iyi bir yerim olmasına rağmen, prodüksiyon o kadar başarıyla sahneleniyordu ki, eminim salonun neresinde oturuyor olurlarsa olsunlar tüm seyirciler sahnede olup bitenlerden aynı tadı alıyorlardı. Çok başarılı olan ses düzenine de değinmeden geçmek mümkün değil. Her koltukta, sadece o koltuğa özel bir ses düzeni kurulu olduğunu gördük; kulaklıklar vasıtasıyla seyircilerle özel olarak, tamamen kişiye özel iletişim kurulmaktaydı. Bir yandan sesler, öte yandan tüm duyularımı harekete geçiren renk, hareket ve dramatik koreografi sağanağı altında kaldığımı düşündüm (Sinsice İlerleyen Kaplanı veya Saklanan Ejderhayı düşünün) ve bu algı sağanağı sonucu, show bittiğinde, kelimenin gerçek anlamıyla konuşamaz hale gelmiştim.   



ZUMANITY @ NEW YORK NEW YORK



Gözler Tamamen Kapalı veya Her İki Göz de Tamamen Açık. Biri ya da öbürü. Hangisi olursa. Zumanity öyle bir show ki, içinde herşey var: Aşırılık, duygusallık, cinsellik, sahneden adeta akar gibi taşmak. Bu tür ortamların ünlü Divası Joey Arias show’un anlatıcısı olarak esprili ve eğlenceli bir tavır benimsemiş ve anlatımı esnasında cinselliğin, fiziksel varlığın ve aşkın tüm yönleri çok başarılı bir koreografi ve senkronize anlamda muhteşem yetenekle birleşiyor ve  gözler önüne seriliyor.

Kostümleri
Thierry Mugler tarafından tasarlanan gösteride, kostümlere özellikle önem verildiğini, onlara kostüm olmaktan öte bazı işlevler kazandırıldığını görüyoruz. Oyuncuların üzerinde duyuların coşkusunu ifade ediyorlar, simgeliyorlar, adeta. Oyuncular sahnede erotik veya abartılı şekilde hareket ettikçe, kostümler de onlarla birlikte ifade buluyor ve ortaya son derece şık, her detayı mükemmel bir görsellik çıkıyor. Evet, çıplaklık da var; ancak bu sahneye çıkıp sonuna kadar soyunma gösterisi değil; bu show insan bedeninin olabilecek en yalın haliyle sergilenmesi. Doğal ve  insani enerji ile denetlenemeyen ateşi bir araya getiren Zumanity son derece keyifli bir gösterim olarak seks ve cinsellik konularına adeta Avrupai bir tarzla yaklaşıyor. 

Başından sonuna kadar geçen doksan dakika boyunca, show’u izleyen bazı seyirciler zaman zaman çıplaklık unsurunu yadırgamış olabilirlerler. Ancak ateşi kontrol edemeyecekseniz veya denetleyemeyecekseniz, Las Vegas’dan ayrılmakta fayda var.  Zumanity işlediği temaya sadık kalmayı çok iyi başarıyor ve söylemek istediği herşeyi iyi söylüyor. Keyifli, büyülü, güzel.
Billy T.  

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )







Etiket: Las Vegas, Theatre,
There is one item tagged with Theatre

Advertise With Us