09:40 24 07 2008

Tag: London

These items have all been tagged with the tag "London", You can see other tags in the Tag Cloud

SOKAK GEZGİNİ - Eleonore Desnos, Londra
2007-06-06 21:40:39



Adı Soyadı - Eleonore Desnos  Yaşı? 18

Ne iş yapıyorsun? - Doğu Londra (East London)’daki Redchurch Caddesi’nde daha yeni acilan bir ikinci el dükkanında çalışıyorum. Plak, kıyafet ve mobilya satıyoruz.

Şu an neye bayılıyorsun? -
Yazın gelmesine.Sana neler ilham verir? İşim... 50’ler, 60’lar, 70’lerden kalan orijinal parçaları bulup dükkanımda şahane bir şekilde sergilemek.

Londra’nın nesini çok seviyorsun?
- Eklektik insanlarını, sokak çarşı/pazarlarını ve süper koşullara oradan aldığım şeyleri, şehrin müzik manzaralarını ve  modasını.

Londra’da gezilmesi gereken 3 yer nereleri? - Tate Modern, Doğu Londra (East London) (tuğla dar sokaklar) ve Portobello Market.

Favori TV programın?  -
The Simpson's

En sevdiğin eşyan ne? - Güneş gözlüklerim

Sence şu an dünyanın en güçlü markaları hangileri? -
H&M ve Topshop gibi fiyatları uygun markaların yanında April 77 veya Cheap Monday gibi yeni yükselmekte olan markalar.  Bunlar daha büyük markalardan ilham alsalar bile fiyat olarak ulaşılabilir olmalarından ve iyi kesimlerinden dolayı başarı sağlıyorlar.

Son 12 ayda gezdiğin en ilginç yer neresi? -
Kuzey Fransa’da renove olmuş bir çiftlik.

Dünyadaki en favori şehrin hangisi ve neden?
- Londra, bu şehirle iligili hep şaşırtan, hayrete düşüren birşeyler var.

Eğer gardrobunu dünyadaki  herhangi bir tasarımcının koleksiyonu ile doldurabilseydin, bu kim olurdu? -
Tom Ford.

iPodunda kimleri dinliyorsun? -
Bayıldığım sanatçılar, çoğu Ingiliz gruplar.

Onsuz yaşayamayacağın şey? -
Yemek

Senden sonraki kişiye ne soru soralım? - Hayalindeki iş ne? Benim için müzik yazarı olmak.

( Biliyoruz ki en parlak fikirler en sıradan yerlerde çıkabilir. Biz bu bölümde dünyada sokak modasını etkileyen yüzleri inceliyoruz. Bu moda belirleyicilerinin (trendsetter) bize anlatacak çok ilginç hikayeleri var. Dünyadan örnekleri gördünüz ve soruları çözdünüz. Sizin de Türkiye'den ‘SOKAK GEZGİNİ: Sokakların sahneye taşındığı yer’ bölümümüzde yayınlanacak  fotograflı haberleriniz varsa bize göndermek için Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ye tıklayın.)
Fotoğraf: Yvan Rodic, Facenhunter

Photographed by Yvan Rodic, Facenhunter





Etiket: London, Street,
The Zetter Hotel – Londra
2007-04-12 18:35:15



Bir ‘butik’ oteli değerlendirmem istendiği zaman aklıma ilk gelen ‘Tanrı yardımcım olsun’ gibi bir şeydi. Öyle gönünüyor ki, bu yeni nesil oteller sadece şehirlerde yetişmiş ve oralarda yaşayan ve dahası her zaman yaptıkları anlamsız bir iş seyahatlerinde şehirde geçirecekleri birkaç gün için konakladıkları, aynı zamanda harcayacak çok paraları olan şehirli beyler ve hanımlar için yaratılmış olmalılar. Bu oteller çok pahalı, gereğinden çok elemanın çalıştığı ve sadece insanlar odalarında şık bir halı görmek istiyorlar, düşüncesiyle oluşturulan mekanlar olarak belirmekte.

Bu düşüncelerle ve içimde tuhaf bir çekinme duygusuyla Pazar gecesini geçirmek için Londra’daki Zetter Hotel’e yerleştim.19. yüzyılda depo olarak kullanılan bina, şıklığı giderek artan Farrington’da özel tasarım evler ve yenilenmiş blok yapıların bulunduğu Clerkenwell Caddesinde konumlanmış. 2004 yılında Michael Benyan ve Mark Sainsbury tarafından açılan otelde tasarımın özellikle belirgin çizgilerden oluşmasına ve çevreyle dost ve uyumlu olmasına önem verilmiş; bu arada, belirtmeliyiz ki, Michael Benyan ve Mark Sainsbury aynı zamanda Exmouth Market yakınlarındaki tanınmış restoran Moro’nun arkasındaki kişilerdir. Binanın beş katlı, yarı elips atriumundan içeri doğal gün ışığı dolmakta ve yapının üzerinde bulunduğu toprağın altından çıkan bir kaynak suyu burada arıtılarak şişelenmekte.

Küçük lobi calla cinsi pembe boru çiçekleriyle bezeli şık bir avizeye ev sahipliği yapıyor; burada üç seçeneğiniz bulunuyor: Sağ tarafta ahşap panelli bir bar göreceksiniz ve mantar tabureleri olan bu barın arkasına doğru Akdeniz mutfağı sunan restoran yer alıyor. Solunuzda ise, minik ve işlevsel bir resepsiyon masası yer almış. Dosdoğru ileriye baktığınızda içi kırmızı kaplı, aynalı küçük bir odacığı andıran asansörü göreceksiniz. 



Beşinci kata ulaştığınızda, tasarımın özellikleri birden bire belirginleşiyor. Büyük atrium, binanın içine gün ışığı girmesini sağlıyor ve yerel sanatçıların eseri olan biraz sıkıcı olan pastel dekorasyona can veriyor. Geceyi geçirdiğim oda standart otel odalarına benzemiyordu. Orijinal Penguin Klasiklerinden çıkmış bir hava ile eklektik tarzın bir araya geldiği oda, geniş TV ekranı ve yumuşak hatlı mobilyaları ile daha çok  yeni yetişmekte olan bir genç odası izlenimi vermekteydi. Ahşap panellerle kaplı balkon, boyut olarak oda ile uyumluydu ve arka planda Londra’nın yeni oluşmaya başlayan profili uzanmaktaydı.

Bu hoş ambiyansa uygun ışıklandırma, ücretsiz kablosuz bilgisayar, DVD oynatıcı ve 4000 track kapasiteli müzik kitaplığını da ekleyince “şık ve moda” oteller hakkındaki düşüncelerimin biraz eskimiş olduğunu farkettim. Otel, birçok başka yerde görülen modası geçmiş uygulamalardan kurtulmuş. Çoğu odada mini-bar veya çay-kahve takımı yok. Bunların yerine, her kattaki çay ve kahve makineleri, şampanyadan tek kullanımlı kameralara kadar ne isterseniz kolayca ulaşmanızı sağlıyor. Bir şişe şampanya satın alırken, konuğun bornoz ve terlik takımı ikramıyla karşılaşması ayrıca takdire değer bir sürpriz.  

Başta yüksek fiyatlı ve emsallerinden pek de farklı olmayan bir otel gibi düşündüğüm yerin, tasarıma önem veren gezginler için makul fiyatlı ve özgün bir otel olduğu anlaşıldı. İtiraf etmek gerekir ki, önyargılı bir eleştirmenin  tahminlerinin yalnış çıkması kadar kötü bir şey yok. Matthew Hussey

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )



Etiket: Hotels, London,
SOKAK GEZGİNİ - Violet Ryder, Londra
2007-02-22 17:38:54

 


Adı Soyadı :  Violet Ryder

Yaşı ?
 23
Tiyatro Akademi Öğrencisi. Londra’da yaşıyor. 

Ne iş yapıyorsun?
Şu an Mountview Akademi’de oyunculuk konusunda master yapıyorum .Çok yoğun bir program olduğu için bu yıl bütün zamanımı alıyor.
Ş
u an neye bayılıyorsun?
Regina Spektor'ün yeni albümü, 'Mary Ann Meets The Grave Diggers' . Çok yenilikçi.

Sana kim ya da ne ilham verir?
Herşey berbat gittiğinde, ya da derdin başından aşkınken, herşeyi büyük bir şaka gibi algılayıp, “aman be!! “ diyebilme yeteneği.


Bu aralar okuduğun kitap var mı? ?
Craig Clevenger’ın ‘Contortionist’s Handbook’ adlı kitabını okuyorum ( sahtekar ve  blöf yaparak yaşayan karakterin öyküsü ) çok ilginç.

Dergi, gazete okur musun, eğer evet ise hangileri?
Dergi delisi değilim. En fazla The Guardian.

Düzenli girdiğin websiteler var mı?
Youtube.

Hangi TV programlarını izlersin?
Televizyondansa filmleri tercih ediyorum. Düzenli izlediğim bir TV dizisi yok.

iPodunda kimleri dinliyorsun?
Bir süredir James Brown ve Al Green dinliyorum .

Eğer gardrobunu dünyadaki  herhangi bir tasarımcının koleksiyonu ile doldurabilseydin, bu kim olurdu?
Vivienne Westwood – Cesur fakat kadınsı.


Sence şu an dünyanın en güçlü  markaları
 hangileri? Şu anda Green & Blacks’in benim üzerimde güçlü etkisi var.

Son 12 ayda gezdiğin en ilginç yer neresi?
Muhtemelen Londra’da şu an yaşadığım yer – bir sürü müzisyenle beraber yaşıyorum, ve her zaman kanepede rastgele bir bilgi fırtınası döner.

Londra’da gezilmesi şart 3 yer neresi
? The National Gallery – yemek odalarında yemek yemeyi unutmayın – çok lezzetli!  Brick Lane – Londra’da’ gerçek’liğini koruyan nadir yerlerden – rengarenk, ve Hampstead – orada doğdum ve büyüdüm ve zamanla biraz değişmiş olsada hala pancake dükkanı  ve fundalığı var.-
 Onsuz yaşayamayacağın şey? Müziksiz bir dünya, içinde yaşamaya değer olmazdı.

Dünyadaki en favori şehrin hangisi ve neden?
Venedik’e tapıyorum – mimarisi ve nehirden geçen gondolların atmosferi çocukluğumdan beri beni çok etkilemiştir.


Çevremize karşı toplumsal bilinçlenmek için ne yapabiliriz?
Al Gore’un  "An Inconvenient Truth”unu izleyin.

Bilgelik sözün var mı? ?
Ben bilge  bilmem ama Hunter S Thompson’ın bir sözü var: "Müzik dünyası zalim ve sığ para çukurudur, pezevenklerin özgür gezdiği iyi insanların köpek gibi öldükleri uzun plastik bir yoldur. Tabii bir de negatif yönü var.

Senden sonraki kişiye ne soru soralım?
 “Eğer birisi seni filmde canlandırsaydı bu kim olurdu ?”


MySpace’in var mı?
Yok, hayat çok kısa. 

Palton nerden?
Ted Baker . Nerden giydiğin değil, nasıl giydiğin önemlidir.  Foto: The Style Scout


( Biliyoruz ki en parlak fikirler en sıradan yerlerde çıkabilir. Biz bu bölümde dünyada sokak modasını etkileyen yüzleri inceliyoruz. Bu moda belirleyicilerinin (trendsetter) bize anlatacak çok ilginç hikayeleri var. Dünyadan örnekleri gördünüz ve soruları çözdünüz. Sizin de Türkiye'den ‘SOKAK GEZGİNİ: Sokakların sahneye taşındığı yer’ bölümümüzde yayınlanacak  fotograflı haberleriniz varsa bize göndermek için Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ye tıklayın.)






Etiket: London, Street,
Tasarımcının süper spor salonu artık burada
2007-01-30 21:28:43



Artık tasarımcı elinden çıkmış süper spor salonlarının zamanı gelmiş bulunuyor. Bunun başını çeken örneklerden biri Londra’daki GYMBOX isimli spor salonu. Yeni inşa edilen ve 5 milyon İngiliz Pound’una malolan büyük salon St Martin’s Lane Hotel Sokağı’ndaki eski Lumiere Cinema’sının olduğu arsada konumlanmış. Artık yeni nesil spor ve sağlık klüpleri çok özel deneyimler sunmayı amaçlamaktalar ve Gymbox bunu başaıyor. Geleneksel ve eski uygulamaları bir kenaar bırakmış.Orada artık geceleri DJ ler var; tuhaf ve acayip kurslar koymuşlar, örneğin ‘Gladyatör Oyunları” gibi. Bu kurslarda katılımcılar 90 lı yılların başlarındaki TV showlarını anımsatan ortamlarda çalışıyorlar. Veya, bir başka ilginç kurs ise “Yüksek Topuklarla Spor” adını taşıyor. Katılımcıların topuklara kuvvet çalıştıkları bir ortam.



St Martin’deki Gymbox aslında bu nesil spor klüplerinin ikinci adresi; birincisi 2004 yılında Holborn’da açılmıştı. Formda olmak hiç bu kadar güncel olmamıştı. Billy T



( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )




Etiket: Fitness, London,
FUERZABRUTA - Yeni “Cirque Du Soleil”
2006-06-26 14:16:04



Dikkat: Londra’da olup da, bu yazıyı okuyanlar, lütfen dikkat. Kredi kartlarınızı hazırlayınız ve ‘Fuerzabruta’ da yerlerinizi ayırtınız; hayatınızda göreceğiniz en olağanüstü show’lardan biri olduğunu göreceksiniz. Aynı tarzda olan Cirque Du Soleil’in sunduğu Las Vegas’ta gösterimde olan Le Reve ve Ka ve O’da, aynen Fuerzabruta gibi adeta yalın fizikselliğin kutsanmasını sahneliyorlar. Gösterilerde, oyuncular üç ayrı platformda – toprak, hava ve sualtı - kurulu sahneler arasında geçişlerle gidip gelirlerken, insan kendini Paris’deki o ünlü deneysel gece klüplerinden birinde sanıyor. Seksi, heyecan verici, hatta nefes kesen gösteriler daha başka nasıl tanımlanabilir, acaba. Seyircilerin tüm gösteriyi ayakta seyrettiklerini gözlemliyoruz. Zaten, başka türlüsü de beklenmezdi. Fuerzabrute 31 Ağustosa kadar Round House Theatre gösterilerini sürdürdü. Billy T.

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )





Etiket: London, Theatre,
Lucky Voice Özel Kareoke Kulübü
2006-04-05 15:00:29




Barlarda başlayan “butik odalar” eğilimi daha sonra her tür eğlence mekanına hızla yayılmaya başladı. Geçenlerde haber verdiğimiz gibi, en güncel ve ilginç olan mekanlardan biri de Londra’daki ‘All Star Lanes’ isimli eğlence yeri. Burada müşteriler, süper şık bir bar gibi tasarlanmış özel bir kulvarda bowling oynayabilmekteler. All Star Lane’i tahtından indirmeye hazırlanan rakibi ise yeni açılan Lucky Voice Private Karaoke Klübü oluyor. İsminden de anlaşıldığı üzere, Londra’da bulunan sözkonusu klüp dokuz özel oda sunmakta; müşteriler bu odalarda isterlerse avaz avaz şarkı söyleyebilirler, isterlerse kokteyllerini yudumlayabilirler. Gidip denemekte yarar var. Gidiniz ve pop star hayallerinizi gerçekleştiriniz. Lisa Evans 

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )



 

 


Etiket: Clubs, London,
Bowling Kulüpleri– Londra / Filipinler
2006-02-28 16:06:58



VIP tarzında tasarlanmış muhteşem özel jetler ve butik barlar görmüşlüğümüz var. Acaba bowling klüplerin de şıklaşıyor olması mümkün mü? Sanırız, mümkün. Ağır kokularla dolu, yürürken zeminlerinden tuhaf sesler gelen, alanın bir köşesinde yiyecek satılan büfelerin bırakın güncel ve tarz sahibi olmalarını, retro bile sayılamayacak kadar eski moda olduğu mekanlar için hala ümit var. Kısa bir süre önce, özel bir bowling klübü olan Lonrda’daki All Star Lanes (yukarıdaki resim) isimli salon, sunduğu özgürlük ve kişisellik ortamıyla Madonna’yı kendine çekmeyi başarmış bulunuyor.


Bowling’in milli bir spor olarak düşünüldüğü Filipinler’deki
SM Bowling Merkezi (aşağıdaki resim) kısa bir süre önce ülkenin en büyük alışveriş merkezi olan Manila’daki Mall of Asia’da (Asya Büyük Çarşısı) yeni bir salon açmış bulunuyor. Gerekli kutsama törenlerini ve açılış onuruna düzenlenen yarışmaları takiben, bu 34 kulvarlık muhteşem mekan hizmete girdi. Avusturalyalı  Architects EAT isimli şirketin eseri olan salonun tasarımcıları, aynı zamanda Manila’daki SM Megamall binasındaki salonu da tasarlayarak hayata geçirmiş bulunuyorlar. Madem ki, artık arayışa geçtik, bowling oynayabileceğimiz şık ve zarif mekanların peşindeyiz, demektir. Tuija Seipell

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )



Etiket: Clubs, London,
There is one item tagged with London

Advertise With Us