<?xml version="1.0" encoding=""?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.2" -->
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>The Cool Hunter - Lifestyle</title>
		<description>Latest articles on Lifestyle by The Cool Hunter - for more checkout www.thecoolhunter.net</description>
		<link>http://www.thecoolhunter.com.tr</link>
		<lastBuildDate>Wed, 07 Jan 2009 13:00:16 +0100</lastBuildDate>
		<generator>FeedCreator 1.7.2</generator>
		<image>
			<url>http://www.thecoolhunter.com.tr/images/M_images/joomla_rss.png</url>
			<title>The Cool Hunter</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr</link>
			<description>Latest articles on Lifestyle by The Cool Hunter - for more checkout www.thecoolhunter.net</description>
		</image>
		<item>
			<title>A Smaller World</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1502&amp;Itemid=7</link>
			<description>Sosyal network nitelikli portalların ilk ve ikinci nesilleri dünyaya açılmayı amaçlıyor idiyse, üçüncü nesil yeniden kapanmayı amaçlıyor olmalı. Erişimi sadece davetle olabilen siteler heryerde karşımıza çıkmakta; bunlar “kitleleri” dışarıda bırakarak, özel ve ayrılmış topluluklar oluşturuyorlar.  A Small World (http://www.asmallworld.net/), ancak mevcut üyelerin yeni üyeleri davet edebildiği bir düzen kurarak erişimin “sadece davetle” gerçekleştirilmesi trendininin yaygınlaşmasına yardımcı olmuştur. Ama, bazen bir davet de yeterli olamayabiliyor. Burada konu ettiğimiz yeni nesil özel nitelikli online dünyaya dahil olma hakkını kazanmak için kişilerin belli bir tanınma süreci geçirmesi gerekiyor; örneğin kariyer odaklı siteler olan  aprivateclub.com (http://www.aprivateclub.com/)  sadece herşeyden haberi olan New Yorkluları kapsıyor.   American Express tam da bu noktada ortaya çıkan fırsatı yakalayabilir ve kendilerinin “siyah” kartını kullananları kapsayan bir network yaratabilir. Yüksek seviyelerde konumlanmış müşterileri için özel ortamlar yaratmamış olmak acaba onlar için iş kaybı sayılmaz mı? Laura Demasi     Bunlara benzeyen bildiğiniz başka “özel” portallar var mı? Bize haber (http://bilgi@thecoolhunter.com.tr/) iletiniz.</description>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 18:57:00 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Cable Park Hip-notics, Antalya</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1474&amp;Itemid=7</link>
			<description>Dünyanın dört bir yanında her sene yeni cable park'lar açılmaktadır. Tabiki bu hızlı artışın en büyük nedeni hiç kuşkusuz en yeni ve hip board sporlarından wakeboard. Günümüzde Almanya'da 54, Fransa'da 13, Hollanda'da 9, İngiltere'de 9 ve İspanya'da 3 adet; dünya genelinde ise 300ün üzerinde cable park bulunuyor. Cable Park nedir derseniz, cevabımız dunyanın en yeni ve heyecanlı sporlarından cable wakeboard'u yapabileceğiniz tesis.Türkiye'de bu sene açılan Cable Park Hip-notics (www.hip-notics.com) (Antalya) , Türkiye'nin ilk, Avrupa'nın ise en büyük 'cable park' tesisi. 3 yapay göl ve 200 dönümlük bir araziden oluşmaktadır. Manavgat yolunda, Antalya Havaalanına 25km uzaklıkta. Dünyada gelişen freestyle kültürüyle, gençler arasında yaygınlaşan cable wakeboard sporunun yarışmaları da gittikçe fazlalaşmakta ve ilgiyle izlenmektedir.  Cable wakeboard denilen spor, tekne arkasında yapılandan wakeboard'dan biraz daha farklı. Kiteboard ve Snowboard'un bir sentezi diyebiliriz. Flatland hareketler aynı kiteboard'a benzerken, Hip-notics'te de bulunan rampalar ve slider'lar da freestyle snowboard'a cok benzemektedir. Öğrenmek oldukça kolay; 1-2 saat gibi bir sürede ilk turlarınızı atmaya başlayabilirsiniz. En zevkli kısmı ise, hergün yenisini deneyerek birbirinden zorlu yüzlerce hareketi başarmak..Wakeboard'un yanısıra, Antalya'daki Cable Park Hip-notics'in göllerinden birinde IWSF standartlarında mono parkuru bulunmaktadir. Üçüncü gölet ise yeni başlayanların kolayca öğrenmelerini hedefleyerek tasarlanmış. Mekanda aynı zamanda su kayağı, kneeboard, disc ve trick ski yapma imkanı da var.  Hip-notics'te göl kenarı evlerde konaklamanın yanı sıra; restoran, trambolin, beach volley, wii, wireless internet, indo board gibi aktiviteler mevcuttur. Antalya'nın iklimi musait olduğu için tesis 12 ay açıktır. Özellikle kış ve sonbahar aylarında profesyonel rider'ların da katiılımıyla, daha da çok gelişim olacağına inaniyoruz. Böyle bir tesisin Türkiye'de olması, önümüzdeki senelerde Türkiye'den bu sporda dünya arenasında yarışacak sporcuların çıkmasına yardımcı olacaktır. Can Polatkan </description>
			<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 15:24:11 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Hız yarışçıları</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1463&amp;Itemid=7</link>
			<description>  
Oyuncakları seven büyük çocuklar, motorlu araçlar sanal spor alanı, lüks ve devasa I-Way’in yolunu tutuyorlar.  (http://www.i-way.fr/site/I-WAY.html)I-Way (http://www.i-way.fr/site/I-WAY.html)  heyecanlı ve iddialı hız yarışçılarına çeşitli imkanlar sunarak onlara bir Formula 1, Endurance veya Ralli arabasının direksiyonunda oturma sonucunda oluşan adrenalin seli deneyimi yaşatıyor. Yüksek teknoloji ürünü olan sanal araçlar gerçek bir arabada yaşanan “sürücülük” duyumsamalarını yaşatabilmekte; bu da sürücünün görüş alanını çevreleyen birçok ekran sayesinde gerçekleştiriliyor.     Mekan, yüksek hızların sözkonusu olduğu yarışlara katılacakları varsayılan büyük gruplara göre bölümlenmiş – ve tüm katılımcıların giysilerinde tek bir kırışıklık bile olmuyor. Sanal gereçlerin yarattığı deneyimin etkisini arttırmak amacıyla sürücüler yarış giysileri giyiyor, kask ve eldiven takıyorlar.

I-Way, modern tasarımı sayesinde geniş açık alanlar, edüstriyel anlamda çalışılmış detaylar ve yansıtmalar yapan futurist tarzdaki yüzeylerle hedef kitlesine mükemmel bir şekilde ulaşıyor. Buradaki çocuklar pahalı oyuncaklarla oynuyorlar – lüks bir tarz...Lyon, Fransa konumlu mekanda ayrıca bir bar, bir mağaza (sürücüler için cool aksesuarlar satılıyor) ve belki şaşırtıcı olacak ama bir spor salonu ve spa alanı bulunmakta.Yarışlar arasında biraz kilo atmak ve yüz bakımı yaptırmak isteyenler olabilir mi?  Sizler de I-Way gibi, büyük çocuklar için hazırlanmış gözalıcı yerler gördünüz mü? Haberlerinizi bekliyoruz. </description>
			<pubDate>Mon, 22 Sep 2008 12:09:01 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Nike 100 – Beijing, Çin</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1426&amp;Itemid=7</link>
			<description>
 İlerici ve yenilikçi tasarımlar – son moda ve çok modern sanat – derinden derine kendini belli eden politik söylemler – insanlık durumu hakkında sosyal anlamda ciddi kanaat ve ifadeler – Beijing gibi bir şehir hakkında kişinin aklına ilk gelenler bunlar olmuyor, ama şehir merkezinden (yani, Tiananmen Meydanı) takriben 45 dakika uzaklıktaki eski Sovyetlerin finanse ettiği elektronik fabrikaları kompleksi, giderek Bauhaus tarzı 798 / Dashanzi Sanat Bölgesine dönüşmekte. Ve, Nike’ın, kısa bir süre önce açtığı Nike 100 isimli yeni galerisinin konumu olarak 798 Bölgesini seçmiş olmasına şaşmamak gerek; bu retrospektif nitelikli galeri son elli yıl boyunca tasarlanan ve üretilen 100 Nike eserinin sergilendiği bir mekan olarak öne çıkmakta.  Bir reklam panosu büyüklüğündeki sabit görünümlü duvar kendi ekseni etrafında dönerken, üzerine resmedilmiş atletik tarz silüetler de binanın dış cephesi boyunca dönmüş oluyor. Girişte konukları 100 adet Apple iTouch karşılıyor, öte yandan, galeri alanını ise spor giysiler ve bildik renkler kaplamakta. Dinamik dış cephe, galerinin tavanı boyunca spor giysi görüntüleri sergilerken, artık bir ikon olan turuncu ayakkabı kutusu şekiller tavana kadar dizilmişler ve buradan geniş ve tek alan olarak düşünülmüş olan gösterim yerine geçiliyor.            
Turuncu kutularda ve yan duvarlardaki nişlerde sergilenmek üzere Nike, ‘Drag Savaşı’na atfen 100 sanat eseri’ seçmiş – söz konusu parçalar Nike’ın kurucularından efsanevi koçu Bill Bowerman’dan esinlenerek seçilmiş olup, onun az ile çoğu başarmak felsefesini yaşatmayı amaçlamış bulunuyor. Birkaç örnek verirsek – 006 Numara: 1967 uzun mesafe koşusunun taşlı zemininden örnekler ve bunun geliştirilerek değiştiğini gösteren başkaları ve sonunda ulaşılan 008 Numara: Bowerman’ın waffle tavasının yüzeyi ki, bu yüzeyden esinlenerek koşu ayakkabılarının tabanı değişecek ve böylece o zamanlar yeni kullanılmaya başlanan üretan materyalden yapılmış koşu yollarında koşarken ayağa gerekli traksiyon sağlanmış olacaktı; bunların sonucunda ulaşılan 009 Numara: Wafle Tavası görünümlü dış taban yüzeyi olan Tiger isimli koşu ayakkabısı ki, bu ayakkabı ile ve Bowerman’ın koçluğunda 44 All Americans, 19 Olympians spor etkinlikleri şampiyonu ve 12 Amerikalı rekor sahibi sporcu yaratılmıştır.         
Dünya çapında atletleri olmasaydı Nike ne olurdu? Basketbol oyuncusu Michael Jordan ve onun Air Jordan ayakkabılarına atfen ve sporcuya selam niteliğinde çeşitli sanat eseri parçalar hazırlanmış. Koşucu Michael Johnson’ın ‘Altın Ayakkabı 1’ isimli ayakkabısı kesilerek açılmış ve analiz edilerek sergilenmekte; öte yandan Johnson’ın koşarken alınan hareketli görüntüsü gösterim duvarlarına yansıtılıyor. Bu Ağustos ayında veya her hangi bir zaman Beijing’e yolu düşenler, 798’i ziyaret etmek için en az yarım gün ayırmayı ihmal etmemeliler – ve, Nike 100 Galerisini gezdiklerinde hem Nike hakkında biraz daha fazla bilgi edinmiş olacaklar, hem de Nike’ın dünyadaki konumunu nasıl kazandığını görecekler. Andrew J Wiener</description>
			<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 16:55:24 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Bebeğinizi 4 boyutlu ekografik görüntülerle izleyebilirsiniz</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1411&amp;Itemid=7</link>
			<description>
 
Yakın zamana kadar, bebeğinizin cinsiyetini ancak doğduğunda öğrenebilirdiniz. Bugünse, bilinebilecek hemen herşeyi öğrenebilmekteyiz – özellikle de anne ve baba adayları 4 boyutlu ekografik görüntüler sayesinde bebeklerini yakından izleyebiliyorlar. Aslında, bunlar tıbbi anlamda en mükemmel nitelikteki görüntüler olarak öne çıkmakta. Ekografik görüntü uygulaması yeni bir aşama değil; ancak, yaygın olarak ve özellikle bu amaçla kullanılmıyordu. Aramızda olup da, bebeğin ultrason görüntülerinin e-posta olarak yollanmasını bile yadırgayan ve hatta rahatsız edici bulan eski moda düşünceleri benimseyenler için hiç de iyi bir fikir değil. Ve kişi, öte yandan, bebeğin, bizim gürültülü ve aşırı derecede aydınlık dünyamıza dahil olana kadar geçireceği o değerli ve sınırlı süreyi, rahatsız edilmeden ve huzur içinde tamamlamasının acaba daha doğru mu olduğunu düşünmekten kendini alamıyor. Buna bir de, kendi sıradan hayatlarımızın hemen her anını tüm evrenle içimizden geldiği gibi paylaşma isteğimizi eklersek, durum daha da içinden çıkılmaz bir hal almakta. Madem ki, ok yaydan çıkmış bulunuyor, artık onu geriye döndürmek imkansız. Dolayısıyla, pek yakında, henüz doğmamış bebeklerin görüntü ve videolarının masanızı boydan boya kaplamasına hazırlıklı olunuz. Tuija Seipell      </description>
			<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 15:42:00 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>MetroFarm DJ Deck</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1407&amp;Itemid=7</link>
			<description>  
 Berlin, Amanya konumlu Metrofarm Studio (http://www.metrofarm.net/djdescs/?image=3)  şirketi birbirinden güzel ve olağanüstü özel üretim DJ masaları hazırlamış. Birkaç yıl önce betondan yapılmış bir DJ masası üretmiş olan şirket, yeni masalarda, paslanmaz çelik ve dikkat çekmek amacıyla siyah ve florasanlı turuncuya boyanmış ahşap kaplama malzemesi kulanmış. Ancak, onlar sadece müzik dünyasının içinde olup, müzikten çok iyi anlayanların çalışma ortamlarını ergonomik anlamda iyileştirmeye yönelmiş değiller. Müziğe ilgi duyan, ayrıntılara önem veren, bir oturma salonuna, bir klübe ya da galeriye ufak bir ışıltı katmak isteyen  herkesi düşünmekteler. Kısaca, sanat DJ’ler için, olmuş.  Nick Christie    </description>
			<pubDate>Sun, 22 Jun 2008 13:03:31 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Yeni Sinema Salonu</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1334&amp;Itemid=7</link>
			<description> Sinemaya salonu seyretmek için gitmeyiz, ama, şık ve sıradışı bir salon sahibi olmak sinema sahiplerini öldürür mü? Bazen mega multipleks yapılarda karşımıza çıkan inanilmaz derecede birbirini tekrarlayan benzerlikler ve fikirler ise, bizleri hayal kırıklığına uğratır. Dolayısıyla, kabul edelim ki, arada sırada öne çıkan ümit ışıltıları ve yaratıcılık dışında, bu konuda söylenecek pek bir şey yok.     
 Hong Kong konumlu James Law tarafından yapılan, yine Hong Kong’daki AMC Pacific Place Sinema Salonu ise örnek gösterilebilir. Girişten itibaren altı salonda yer alan 1.2 metre enindeki 600 adet deri oturma yeri ve 39 kişilik VIP salonu ile oldukça olağanüstü bir görüntü vermeyi başarmakta; ancak biz daha çok örnek istiyoruz. Gerçekten cool bir sinema salonu biliyorsanız, lütfen sitemizin altında bilgileri verilen iletişim sayfası üzerinden bizleri haberdar ediniz. Tuija Seipell
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. ) </description>
			<pubDate>Tue, 25 Mar 2008 12:41:30 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Uyku Kozası – Siesta yine moda oldu</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1324&amp;Itemid=7</link>
			<description> Hiç Barbarella’nın o ünlü açılış sahnesini yeniden yaratmayı düşündünüz mü? Belki de, Uyku ve Dinlenme Hücreleri serisi olarak hayata geçirilen, uyku kozaları diyebileceğimiz ünitelerde Jane Fonda tarzı konfor ortamında bir güzel uyuyabilirsiniz. Napshell şirketindekiler insanın gücünü toplamasına yardımcı olan gün ortası uykuları için önemli bir buluş yapmış bulunuyorlar. Gün ortasında gerçekleştirilen, güç veren uyku sürecinin etkisinin gün boyu süregelen bioritimlerle uyumlu olduğunu ve yorgunluğu gidererek bedeni canlandırdığını ispatlayan araştırmalar, Uyku Kozasının satışı için kullanılan en önemli etken olarak belirmekte. Uyku kozaları, farklı tarzlarda tasarlanmış olup, şişirilerek kullanılabilen tiplerinin yanı sıra, uzay çağı tarzı, yuvacık tipinde olanlar da bulunuyor. Ayrıca hepsi dolby ses sistemiyle donanmışlar. Hem iç mekan, hem de dış mekan kullanımına uygun olarak hazırlanan uyku kozaları, günlük siesta saatinin tekrar moda olmasını sağlamaktalar. ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. ) </description>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 22:08:04 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Zorb Deneyimi -  Aşırı zor sporları yepyeni şık ve zarif bir ortama taşımak</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1321&amp;Itemid=7</link>
			<description> Eski patenlerinizi atabilirsiniz; kayaklarınızı nereye koyduysanız ortaya çıkarıp, atın. Aşırı zor sporlar yepyeni bir yöne doğru yol almaktalar ve geçekten de, kelimenin tam anlamıyla insanı büyüleyen bir durum sergilemekteler. Zorb  burada ve o da eğlenceye katılıyor. Zorb sporu, devasa anlamda kocaman şişirilmiş (ve dayanıklı) bir balonun içinde atlayışlar içeren bir uğraş olup, meselenin kalanını yer çekimine bırakmakta. Genellikle açık alanlarda, hafif bir eğimle kurulan Zorb balonu bazen su üzerinde de kurulabiliyor. Yeni Zellandalı mucit ve aşırı zor spor meraklıları Andrew Akers ve Dwane Van der Sluis tarafından tasarlanan proje, bütün dünyayı kasıp kavuruyor. Aslında yapılış esnasında izlendiğinde çok daha iyi anlaşılabilen sporu video online  adresinde izleyebilirsiniz. (Rio’s bisiklet otobüsüne  de bakin) Billy T.( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. ) </description>
			<pubDate>Thu, 13 Mar 2008 09:37:02 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Hingarae Rezidans ve Resort </title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1313&amp;Itemid=7</link>
			<description>Çoğumuzun kendimize ait ideal bir uzaklaşma veya kaçış noktamız ya gerçekten vardır, ya da böyle bir yeri hayal ederiz. Bir cennet adasının gözlerden uzak sahilinde konumlanmış bir kıyı evi – karlarla sarmalanmış bir dağın yamacına usulca yerleşmiş bir kulübe – ardarda sıralı, adeta birbirini kovalıyor gibi duran tepeler üzerindeki üzüm bağlarının içinde kaybolmuş özel bir bağevi – temelde günlük normal yaşamlarımızı bırakarak uzaklaşabileceğimiz herhangi bir yer.    
Sydney/Singapur konumlu X.Pace isimli tasarım stüdyosu şu anda yeniden tanımlamaya çalıştığımız yaşam tarzı mekanının çözümü konusunda bizlere yardım etmek üzere hazır bekliyor; sözkonusu mekan, Yeni Zelanda’nın kuzey adasındaki Taupo Gölü kıyısında konumlanmış bulunan son derece lüks Hingarae Rezidans (http://www.hingarae.com/) ve tatil ve dinlenme alanı olarak tanımlanmakta. Hingrae’da 6 yıldızlık standartlardan beklenen herşeyi bulmak mümkün – burada son derece incelmiş lüksün ulaştığı ideal denge, özelliğin korunması ve hiç bozulmamış, tamamen doğal ortamda inşa edilen ultra-modern yapı yer almakta. 
Tam donanımlı bir Hingarae Modülü’ne sahip olabilmek için tesis yirmi sekiz seçenek sunmakta. Her bir Modül 200 metre kare alan üzerine konumlanmış olup, 1 hektar arazi içinde en uygun konumda yerleştirilmiş. Büyük boyutlarda düşünülen pencereler sayesinde çevreyi saran orman, yemyeşil kırlar, zirveleri karlarla kaplı dağlar ve kristal gibi masmavi bir göl manzarası kesintisiz olarak sağlanmış oluyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden derlenen olağanüstü nitelikte modern ve fütürist tarz mobilya ile iç mekan tasarımı da aynı derecede özgün ve zengin olarak dikkatleri çekmekte. Asıl yaşama alanı kendi ekseninde dönen bir disk üzerinde konumlanmış zemine oturtulduğundan, dışarıdaki manzaraya veya LCD ekrana yönelim kolaylıkla sağlanabilmekte.   
Hingarae Modül sahiplerinin isteği doğrultusunda çeşitli ilaveler de yapılabilmekte; bunlar arasında şunları sayabiliriz: Tesis sınırları içinde kullanılabilen elektrikli araba, tesis dışı kullanım için kişiye özel tahsis edilebilen Hingarae’ye ait premium lüks nitelikte 4WD araçlar, talep üzerine hizmete hazır helikopter, Jack Nicklaus Kinloch Golf Klübü’ne sürekli üyelik, Ruapehu Dağı’nda bulunan Whakapapa’ya (Yeni Zelanda’nın en büyük kayak merkezi) kış sezonları için sürekli giriş hakkı, Hingarae tesisine ait arabaların kullanımı ve 6 yıldızlı Hotel Hingarae’nin, aralarında bir kayıt stüdyosunun da blunduğu tüm imkanlarından sınırsız yararlanma hakkı sayılabilir. Her Modül binasının ve içinde blunduğu arazinin tüm bakım, onarım, temizlik ve benzeri hizmetleri Hingarae tarafından gerçekleştirilmekte.      
Hingarae’nin oluşum ve gelişim aşamalarında süper kalite bir yaşam tarzının hemen hemen bütün  yönleri düşünülmüş. Dünyada başka bir benzeri olmayan Yeni Zelanda’daki bu mekan, yakın gelecekte imkanları olanlar için bir kaçış noktası olarak tanımlanacak – çünkü fiyatlar ABD$ 1.9 Milyon’dan başlıyor. Geriye kalan bizler ise, belki bir gün cömert bir dostun bizi davet edebileceğini ümit edebiliriz. Andrew J Wiener     
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. )  </description>
			<pubDate>Wed, 05 Mar 2008 14:26:21 +0100</pubDate>
		</item>
	</channel>
</rss>
