<?xml version="1.0" encoding=""?>
<!-- generator="FeedCreator 1.7.2" -->
<rss version="2.0">
	<channel>
		<title>The Cool Hunter - Gadgets</title>
		<description>Latest articles on Gadgets by The Cool Hunter - for more checkout www.thecoolhunter.net</description>
		<link>http://www.thecoolhunter.com.tr</link>
		<lastBuildDate>Wed, 07 Jan 2009 15:29:42 +0100</lastBuildDate>
		<generator>FeedCreator 1.7.2</generator>
		<image>
			<url>http://www.thecoolhunter.com.tr/images/M_images/joomla_rss.png</url>
			<title>The Cool Hunter</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr</link>
			<description>Latest articles on Gadgets by The Cool Hunter - for more checkout www.thecoolhunter.net</description>
		</image>
		<item>
			<title>Google Telefon - Dünyanın ilk Android telefonu</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1494&amp;Itemid=9</link>
			<description>  
Trampetler çalsın lütfen... yeni Google telefon G1 huzurlarınızda – bu telefon son yıllarda tekno-açlığı çekmekte olan dünyada merakla beklenen gereçlerden biriydi. Dünyanın ilk Android telefonu G1öyle geliştirilmiş ki, kullanıcılar telefonlarında Google’ın ‘hemen’ arama deneyimini yaşayabiliyor. Gereç, sadece telefonu hareket ettirerek, kullanıcılara Google Haritaları üzerinde dolaşma imkanı sağlayan hareket sensörleri gibi etkileyici ve olağanüstü özellikleriyle de öne çıkmakta. Hoş görünümlü gereç, 3.2 inç boyutlu dokunmatik ekranı ve telefonun içine kayarak giren ve qwerty harfleriyle başlayan klavyesi sayesinde bir fonksiyondan öbürüne kolaylıkla geçebildiği gibi, sözkonusu geçişler olurken fonksiyonlar birbiriyle çelişmiyor, birbirini engellemiyor.Telefonun tasarımcıları San Francisco konumlu Mike ve Maaike (http://mikeandmaaike.com/home.html), Google ile çalışarak öncü nitelikli mobil bir iletişim gereci yaratmayı amaçlamışlar. Tüm telefon, internet ve arama gereksinimlerini karşılayabilen gerecin aynı zamanda dizüstü ve masaüstü bilgisayarlar kadar işlevsel olmasına da özen göstermişler. Bu Apple için ne ifade ediyor, diyerek yüksek sesle düşündüğünüzü duyuyoruz? Bunu ancak zaman gösterir. Bu telefonun iPhone’un karşısındaki ilk gerçek rakip olduğu kesin. Ne olursa olsun...ilgimizi çekiyor. Bir tane istiyoruz. Şimdi. Lisa Evans  </description>
			<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 19:42:23 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Brionvega</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1480&amp;Itemid=9</link>
			<description>Sayg&amp;#305;n ve köklü &amp;#304;talyan markas&amp;#305; Brionvega (#mce_temp_url#) 60 ve 70’li y&amp;#305;llar&amp;#305;n yeniden ya&amp;#351;anmaya de&amp;#287;er oldu&amp;#287;unu, ya da, en az&amp;#305;ndan, o dönemin baz&amp;#305; tasar&amp;#305;m özelliklerinin yeniden hayat bulmay&amp;#305; hakettiklerini dü&amp;#351;ünüyor. 1965 Y&amp;#305;l&amp;#305;nda Castiglioni karde&amp;#351;lerden ikisi Pier Giacomo ve Achille’in birlikte yaratt&amp;#305;klar&amp;#305; klasik, yerleri gökleri inleten efsanevi Radyofonografi yeniden dönü&amp;#351;ünü RR226 ismiyle gerçekle&amp;#351;tirmekte. 1965 y&amp;#305;l&amp;#305; yap&amp;#305;m&amp;#305; “müzikçalar gereçlerden olu&amp;#351;an robot” elektronik harikas&amp;#305; olarakevlerde kullan&amp;#305;labilmekte ve bir radyo, amplifikatörler ve pikaptan (hem45’lik, hem de 33’lük çalabiliyordu) olu&amp;#351;maktayd&amp;#305;.Modern modelin, ayr&amp;#305;ca CD ve DVD bölümleri bulunmas&amp;#305;yla birlikte, orijinal modele olabildi&amp;#287;ince sad&amp;#305;k kalmas&amp;#305;na çal&amp;#305;&amp;#351;&amp;#305;lm&amp;#305;&amp;#351;. Amplifikatörler istendi&amp;#287;i zaman ç&amp;#305;kar&amp;#305;labildi&amp;#287;inden, farkl&amp;#305; görsel ve sessel uygulamalar yarat&amp;#305;labiliyor. Nisan ay&amp;#305;nda Milano’dakiSalone del Mobile’de sergilenen RR226 isimli gerecin yak&amp;#305;nlar&amp;#305;n&amp;#305;zdaki ma&amp;#287;azaya gelmesi biraz zaman alabilir. Ancak, Castiglioni karde&amp;#351;lerin birçok araç-gerecigibi halen Zanotta, Flos, Artemide ve MoMA taraf&amp;#305;ndan sergilenmekte/üretilmekte olan Radiofonografi daha uzun bir süre hayat&amp;#305;m&amp;#305;zda yer alaca&amp;#287;a benziyor. Tuija Seipell    </description>
			<pubDate>Thu, 16 Oct 2008 04:26:14 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>MiShare - Müziğinizi Paylaşabilirsiniz</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1362&amp;Itemid=9</link>
			<description> Burada, The Cool Hunter’da bulunan bizler her zaman yaratıcı ve yenilikçi özellikler taşıyan araç-gereçleri araştırırız; ancak, dikkatimizi çeken araç-gereç, hem estetik anlamda hoş, hem de işlevsel ve kolay kullanımlı olmalı ve gerçek hayatta gerektiğince işe yarayabilmeli. miShare (https://www.mishare.com/)  böyle bir ürün. İnsanların iPod kullanırken karşılaştıkları en önemli sorunlardan biri, eğer bir hacking uzmanı değilseniz, özellikle de bir bilgisayarı devreye sokmadan, ezgilerinizi başkaları ile paylaşmada ciddi güçlüklerle karşılaşmalarıdır. Yani, şimdiye kadar böyleydi. Arkadaşınızın iPod’undan en son çıkan albümü mü dinlemek istiyorsunuz? Her iki iPod’u miShare ünitesine bağlayarak, düğmeye basmanız yeterli, işte bu kadar. Adeta sahada futbol kartlarını karşılıklı değiştirir gibi, ancak buradaki çok daha cool. Dosyalarınız DRM korumalı değilse (ki, bu, dijital haklarınızın yönetim ve korunması anlamına gelir, teknomeraklılar, bilgilerinize) filmlerden fotoğraflara, şarkılara kadar herşey aktarılabilmekte. Hatta tüm parçaların yer aldığı listeler bile. Hoş. Ancak, bir eksiği var – ünite şimdilik, iPhone veya iPod dokunmatikle çalışmıyor; ancak, bize söylenenlere göre, şirket bu sorunu aşmak için yeni bir ilave parça geliştirmeye çalışıyormuş.     Brooklyn’de geliştirilen ve halen $100 fiyatla dünyanın her yerine gönderilen ünite sayesinde paylaşma salgını başlayabilir. Brendan McKnight  ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. )  
 </description>
			<pubDate>Tue, 22 Apr 2008 11:58:44 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>11 Oyunu</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1350&amp;Itemid=9</link>
			<description> 90’lı yıllarda Friends dizisinden Joey ile Chandler’ın başlattığı langırt çılgınlığını hatırlıyor musunuz? Burada gördüğünüz yeni ürün, aynı oyunun adeta yeniden doğuşunu simgeleyerek lige yeni oyuncuların katılmasını gerçekleştiriyor olabilir – aynı zamanda oyunu bilen ve bir araya gelerek biraz da masa futbolu keyfi yapmayı seven kafadarlar arasında yaygınlaşabilir.  GRO tasarım tarafından tasarlananan ve TIM model yaratım sanatçıları tarafından geliştirilen ‘11’, yeni bir masa olarak dikkatleri çekiyor ve bu ayın sonlarına doğru gerçekleştirilecek olan Milano Tasarım Haftası’nda ilk kez sergilenecek. Tasarıma yön veren fikir ise, son yıllarda inşa edilen ve sadece mimari anlamda olağanüstü olmakla kalmayıp, aynı zamanda futbol oyununun tarihinde dönüm noktası sayılabilecek nitelikte, oyunun ruhunu yakalayan ve temsil edebilen birçok yeni futbol stadyumunu yansıtmak olarak ifade bulmakta. Madem stadyumlar bu kadar olağanüstü olmaya başladılar, langırt masaları niçin olmasın?Üzerinde uzun uzun düşünülerek, çok emek verilen bir sanat eseri niteliğindeki tasarım ve alt yapısını oluşturan konseptler üzerinde de titizlikle çalışılmış. Oyunda yer alan 22 oyuncu parlak gümüş renginde kromla kaplanmış olup, bu özellik onların hem spor dünyasındaki, hem de toplum içindeki konumlarının adeta bir aynası olarak beliriyor. Işıklandırma efektleri ve oyun sürecini kontrol eden yazılım ortamıyla beraber tüm özellikler, bir bütün olarak, oyunun atmosferine ve varoluş deneyimine keyif katmakta. Ve, artık yeterince iştahımız açıldığına ve sizler kredi kartlarınızı hazırladığınıza göre, kötü haberi verebiliriz. Şimdilik, sadece tek bir örnek model mevcut – ancak, çok, çok yakında yüzlerce ve yüzlerce imal edilmeye başlanırsa şaşırmayacağız. Brendan McKnight      </description>
			<pubDate>Sun, 13 Apr 2008 05:01:42 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Emotibles ve Budclicks şirinleri</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1307&amp;Itemid=9</link>
			<description>Bir yıl kadar önce sitemizin ‘seçtiklerimiz’ (http://www.thecoolhunter.com.tr)  bölümünde Emotibles şirinlerine yer vermiştik ve o ne büyük ilgiydi! Ürünün gördüğü ilgi üzerine Jonathan ve Kate Hall çifti – ürünün yaratıcıları – projeyi büyütme kararı aldılar. O günden beri de hızla ilerliyorlar. Yarattığımız ilgi çemberi o denli güçlüydü ki, Emotibles (http://www.emotibles.com/)  şirinler, temelde aksesuarlar için tasarlanmış aksesuarlar olarak tanımlanmakta.  Emotibles şirinler “heryerde sayılamayacak kadar çok bulunan, sevimsiz ve beyaz iPod kulaklıklarını sevimli kılmak için yaratılan, etkileyici ve heyecan veren minik objeler” olarak pazarlanmaktalar. Hall çifti yarattıkları duygusal karakterleri, çok uygun bir şekilde, duygulara yönelik olarak sunuyorlar ve işlerini genişleterek bebek önlükleri ve post-it kağıtları üzerine de çalışmaya başlamışlar. Tüm popüler fikirlerde olduğu gibi, bu sefer de sahaya yeni oyuncular çıkmakta gecikmemiş. Şimdi de sizlere Budclicks (http://www.budclicks.com/) şirinlerini sunuyoruz. Aslında, konsept aynı, ancak bu sefer daha geniş bir kitleye yöneliyor. Budclicks ekibi şirin çiçeklerden, kafatası görüntülerine kadar hemen herşeyi, hatta seçimlerde adayınız için hazırlanan rozetlerin yerini alacak şirinlere kadar düşünmüşler, çünkü olağan kampanya rozetleri geçen yıl gibi çoook eski tarihlerde kaldı. Brendan McKnight    ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. )   
 </description>
			<pubDate>Wed, 27 Feb 2008 11:32:32 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Çılgın Sesler - Duncan Wilson</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1274&amp;Itemid=9</link>
			<description>Ohm, Dünyanın güneşin etrafında dönerken çizdiği elips biçimindeki yörüngesinin ölçülebilen frekansına verilen isim olduğu kadar, bizim de müzik anlamında yerçekim merkezimizdir. Ohm, birim anlamında, evrendeki varlığımızı ilk ve en yalın haliyle tanımlayan bir titreşim ve tını olarak, seslerin en arı ve yalını olarak tanımlanır. Ama kaçımız gezegenimizin yaratığı o duru ve arı sesi gerçekten duymuş olabilir? Ve hergün çevremizi kuşatan, sayıları büyük bir olasılıkla milyonları bulan farkedilmeyen başka seslere ne demeli?  Duncan Wilson çevremizdeki her yüzeyden ses yankılandığını biliyor – ki, sözkonusu sesler en küçük nefes veya bir fısıltıya karşılık geliyor olabilir. Wilson, işte bu farkedilemeyen seslerin kaçının tanımlanıp, bir araya getirilerek büyütülebileceğini ve böylece çok yönlü müzik formunda yeni bir sessel deneyim yaratılabileceğini araştırmış bulunuyor. Kraliyet Sanat Koleji’nde Wilson’ın Manolis Kelaidis ile birlikte yarattığı OTTO (Yunanca ‘kulak’ anlamına geliyor) isimli gereç, çok küçük ve çok hafif titreşimleri tespit edebilmekte; bunun için çeşitli yüzeylere yerleştirilen mıknatıs ve çekim gücü olan mekanizmalar, toplanan sesleri entegre bir hoperlör vasıtasıyla büyütmektedirler. Pencerenize, içinde bir buz parçası erimekte olan bir bardak su, küçük bir balığın yüzdüğü bir akvaryum veya çevrenizdeki herhangi bir nesneye birkaç birim yerleştirerek, OTTO sayesinde çokyönlü bir işitsel atmosfer yaratılabilir.Andrew J Wiener ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. )</description>
			<pubDate>Sat, 02 Feb 2008 21:08:58 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>MacBook Air - Dünyanın en ince notebooku</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1257&amp;Itemid=9</link>
			<description>Apple, MacBook Air (http://www.apple.com/macbookair/) isimli yeni ürününü çıkarmış bulunuyor - Dünyanın en ince notebook'u. Yeni yıl - değişim ve yenilikler dönemi -  çözümler ve hedefler düşündüren bir dönem - ve San Francisco, MacWorld'den en son haberlerin duyurulduğu bir dönem. Steve Jobs ilk iPod Nano'yu jean pantolonunun cebinden çıkardığı zaman hepimiz bir oh çekmiştik. Yeni iPhone'u avucumuzun içine alacağımız günlerin hesabını yapmıştık. Ve henüz bu sabah, dünyanın en ince laptop'u bir zarfın içinden çıktığında hayretlere düştük.     Sadece 1,3 kg ağırlığı ile, birkaç milimlik en ince noktasıyla şaşırtan ve en kalın noktası ise sadece 1,5 cm olan MacBook Air doğmuş bulunuyor. Laptop bilgisayarlar giderek küçüldükçe ekran boyutlarından olduğu kadar klavye boyutlarından da fedakarlık yapmak olağan sayılmaktaydı. Mucizevi bir şekile, yeni MacBook Air kilo kaybından dolayı hiç bir başka kayba uğramamış bulunuyor. Tasarımda kullanılan 12 cm'lik LED özellikli geniş ekran daha az enerji tükettiği gibi, görüntü netliği sağlamakta. Ve artık yazarken parmaklarınız şaşırmayacak, MacBook Air'in tam boyutlu ve arkadan aydınlatmalı bir klavyesi var.     Ama, doğal olarak bizi etkileyen tek özellik sadece boyutlar değildir. Herhangi bir yeni Apple bilgisayardan bekleyeceğiniz donanımsal nitelikler ve programların yanı sıra, en cool yeni ilave ise mültifonksiyonel trackpad'inin bulunması oluyor. Tabi ki, Mac'ın iki-parmakla dokunmatik çalışan scroll nitelikli trackpad özelliklerine zaten alışkınız. Burada bizi heyecanlandıran ise,  iPhone için yaratılmış olan multi-dokunmatik yeniliklerin MacBook Air'e adapte edilmiş olmalarıdır. Yeni ve geliştirilmiş trackpad sayesinde kullanıcılar iki parmakla dukunarak çalışma (metin/foto boyutlarını küçültmek veya büyütmek için), sayfa çevirme (üç parmağımızı kullanarak birçok sayfayı görebilmek için) ve ardışık görüntülere ulaşma (fotoğraflar için) imkanlarına sahibiz.   Bu yeni yıl için düşündüğünüz hedeflerinizden biri, her zaman olduğu gibi, zayıflamaksa, işe  yeni MacBook Air ile başlayabilirsiniz. Dünyanın en ince notebook'u doğdu - MacWorld'ün 2008 duyurularının tümüne ulaşmak için apple.com/hotnews adresine başvurabilirsiniz. Andrew J Wiener ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. )</description>
			<pubDate>Wed, 16 Jan 2008 15:35:36 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Energizer – Energi To Go</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1230&amp;Itemid=9</link>
			<description>Sahne: kalabalık bir uluslararası havaalanı. Sorun: uçuşta rötar olması. Çözüm: durumu açıklamak amacıyla hemen gerçekleştirilebilecek kısa telefon görüşmesi. Sıkıntı: Günlük kullanım yoğunluğu nedeniyle cep telefonunun şarjının bitmiş olması. Çare: Acilen terminal içinde bir duvara tespit edilmiş güç kaynağı bulmak. Problem: Cep telefonunun şarj cihazının bagaja verilen bavulda kaldığının anlaşılması. Yukarıda tanımlanan durum, aynen, birebir tanımladığı şekilde, teker teker her birinizin başına  gelmemiş olabilir, ama gerçek şu ki, çoğunuz cep telefonu kullanamamanın sıkıntısını yaşamışsınızdır. Buna rağmen, çoğumuz kendimize yeni bir cep telefonu alırken, telefonun şarj ömrünün uzunluğuna birinci derecede önem vermeyiz. Telefonun özelliklerine ve tabi ki, estetik anlamda görünümüne çok daha fazla önem veririz. Internet erişimim olacak mı? Bu telefona müzik kitaplığımın ne kadarını yükleyebilirim? Ya görüntü ve videoları ne yapacağız? Eğer telefonumuzu şarj etme imkanımız yoksa, gün biterken endişeler içinde kalmamıza şaşmamak gerek!  Cep telefonlarımızın bundan böyle asla şarjsız kalmamaları için Energizer (http://www.energizer.com/) bir çözüm bulmayı başarmış. Energi To Go isimli gereç günün her saatinde ve nerede olursanız olun, anında güç kaynağı sağlayabilmekte. Belli başlı tüm cep telefonlarına uyumlu olan gereç, iki adet Energizer AA Lithium marka pille çalışıyor. Energi To Go, cep telefonunuzun şarjının bitmesini takiben dokuz saate kadar konuşma süresi sağlayabildiğinden, artık bu konuda her hangi bir endişe duymanıza veya kendinizi çaresiz hissetmenize gerek kalmayacak. AndrewJ Wiener   ( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. ) 
 </description>
			<pubDate>Tue, 18 Dec 2007 17:35:13 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Yolumuz Aydınlansın - Bisiklet Gereçleri</title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1213&amp;Itemid=9</link>
			<description>Bir BMX haydutu ile Star Trek karakterini tek bir karakterde birleştirerek yeni bir karakter yaratırsak ne olur? Bisikletlerin tekerlek tellerine uygulayabileceğimiz gereçler yaratılmış olur. Kolay yoldan görsel ve işitsel efektler yaratmak amacıyla bisikletinizin tekerlek tellerine renkli oyun kartları şıkıştırdığınız günler artık eskilerde kaldı. Bisiklet tekerleklerine takılı sözkonusu gereçler, şehirde seyreden birçok biskletin ortalıkta çılgın görüntülerle dolaşmasına sebep olmakta. Yüksek teknoloji ürünü olan tekerlek gereçleri, bisiklet sürücülerinin bilgisayar kaynaklı imaj ve metinleri tellerin arasına yerleştirmelerini sağlıyor. Eğlenceli, fütürist ve özellikle de yolda giderken yan cepheden hemen farkedilebildikleri için güvenliler de. Tekerlek gereçleri, mesajlar içerebildikleri gibi, promosyonel anlamda reklam bile yapabiliyorlar. 3AAA tipi pillerle çalışan gereçleri online olarak $30 fiyatla satın alabilirsiniz. www.hokeyspokes.com( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. )</description>
			<pubDate>Thu, 29 Nov 2007 20:05:56 +0100</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>I-Deck - Albüm Sanatı Yaşıyor </title>
			<link>http://www.thecoolhunter.com.tr/index.php?option=com_content&amp;task=view&amp;id=1157&amp;Itemid=9</link>
			<description>Hepimiz eski albümlerin kapaklarını özledik. iPod’nuzun üzerindeki minicik dijital baskı ise aynı şey değil. İngiliz tasarımcı Michael Kennedy çok hoş ve ilginç bir biçimde retro ile moderni birleştirerek, yepyeni bir alet ortaya koymuş.   I-Deck isimli dokunmatik ekranlı müzik-çalar, albüm sanatını yeniden canlandıracak gibi. Buna ilaveten günümüzde kullanılan mp3 formatından dolayı artık kullanıcının sağlanamayan katılımı bu alet sayesinde gerçekleşebilecek. Mp3 müzik-çalarınızı kendisi için ayrılan yuvaya yerleştirmeniz yeterli; sonra dokunmatik ekranı kullanarak, dolaşıp istediginiz sarkıyı buluyorsunuz. Sonra, koltuğunuza şöyle bir gömülüp albüm sanatını dinlemeye devam ediyorsunuz. Madonna’nın eski dansçı taytları içinde görüntüsünden beri, albüm sanatı muhteşem bir geri dönüş yaşıyor. Andy G( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  bilgi@thecoolhunter.com.tr  adresinden ulaşın. )</description>
			<pubDate>Fri, 26 Oct 2007 21:00:31 +0100</pubDate>
		</item>
	</channel>
</rss>
