FRANSIZ VOGUE MART 2008 |
Pazartesi, 17 Mart 2008 |
|

HAFTANIN RESMI - FRANSIZ VOGUE MART SAYISI... model:Snejana, fotograf:Ines & Vinoodh
|
Uyku Kozası – Siesta yine moda oldu |
Pazar, 16 Mart 2008 |

Hiç Barbarella’nın o ünlü açılış sahnesini yeniden yaratmayı düşündünüz mü? Belki de, Uyku ve Dinlenme Hücreleri serisi olarak hayata geçirilen, uyku kozaları diyebileceğimiz ünitelerde Jane Fonda tarzı konfor ortamında bir güzel uyuyabilirsiniz. Napshell şirketindekiler insanın gücünü toplamasına yardımcı olan gün ortası uykuları için önemli bir buluş yapmış bulunuyorlar. Gün ortasında gerçekleştirilen, güç veren uyku sürecinin etkisinin gün boyu süregelen bioritimlerle uyumlu olduğunu ve yorgunluğu gidererek bedeni canlandırdığını ispatlayan araştırmalar, Uyku Kozasının satışı için kullanılan en önemli etken olarak belirmekte. Uyku kozaları, farklı tarzlarda tasarlanmış olup, şişirilerek kullanılabilen tiplerinin yanı sıra, uzay çağı tarzı, yuvacık tipinde olanlar da bulunuyor. Ayrıca hepsi dolby ses sistemiyle donanmışlar. Hem iç mekan, hem de dış mekan kullanımına uygun olarak hazırlanan uyku kozaları, günlük siesta saatinin tekrar moda olmasını sağlamaktalar.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Zorb Deneyimi - Aşırı zor sporları yepyeni şık ve zarif bir ortama taşımak |
Perşembe, 13 Mart 2008 |
|
 Eski patenlerinizi atabilirsiniz; kayaklarınızı nereye koyduysanız ortaya çıkarıp, atın. Aşırı zor sporlar yepyeni bir yöne doğru yol almaktalar ve geçekten de, kelimenin tam anlamıyla insanı büyüleyen bir durum sergilemekteler. Zorb burada ve o da eğlenceye katılıyor. Zorb sporu, devasa anlamda kocaman şişirilmiş (ve dayanıklı) bir balonun içinde atlayışlar içeren bir uğraş olup, meselenin kalanını yer çekimine bırakmakta. Genellikle açık alanlarda, hafif bir eğimle kurulan Zorb balonu bazen su üzerinde de kurulabiliyor. Yeni Zellandalı mucit ve aşırı zor spor meraklıları Andrew Akers ve Dwane Van der Sluis tarafından tasarlanan proje, bütün dünyayı kasıp kavuruyor. Aslında yapılış esnasında izlendiğinde çok daha iyi anlaşılabilen sporu video online adresinde izleyebilirsiniz. (Rio’s bisiklet otobüsüne de bakin) Billy T.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|
Blabla çeşitleri kendinden söz ettiriyor |
Salı, 11 Mart 2008 |
Özel tasarım mağazalarında birçoğu harika güzellikteki, ancak yüksek fiyatla satılan çocuk ve bebek eşyalarına hayran kalmamak ve beğenmemek çok güç. Tabi ki, yelpazenin öbür ucunda ise, gerçekten çirkin olan örgü veya tığ işi görünümlü denemeler de “çocuklar için cici şeyler” sıfatıyla satılmakta. Ortalarda bir yerde konumlanmış olan birkaç şirket var ki, onlar elde yapılmış – en azından öyle olduğu izlenimi veren – cici oldukları kadar, hem eğleceli hem de moda olan parçalar sunmayı başarabiliyorlar. Bu şirketleren biri olan Blabla , Atlanta, Georgia’da konumlanmış bulunuyor. Uluslararası nitelikteki hayvan modelli tulumlarına ve Peru tarzı örgü işlerine bayılıyoruz; ancak, içlerinde biri var ki, hep çok sayıda sipariş ediliyor: örgü sırt çantası. Burada, aramızda çocuk bulunmuyor olması konumuz dışında kalıyor. Zaten, sipariş sayfasında “3 yaş ve üzeri ” yazmıyor mu? Tuija Seipell
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Kızların gücü 2. devre |
Salı, 11 Mart 2008 |
 On yıldan daha önceydi ki, bir gün Spice Girls ün hayatımıza girdiğini gördük; ‘kızlara özgü bir güç’ sergilemekte ve bizlere ne istediğimizi, gerçekten, ama gerçekten neyi istediğimizi söylemekteydiler.
Spice Girls grubunun hızla artan ünü ve yarattıkları heyecan artık uzak geçmişe ait bir anı olarak kalırken, İngiltere ikinci bir “kızlar gücü” dalgasıyla sarsılmakta. Ön-fabrikasyon süreciyle yapılandırılarak, yüksek pazarlama ürünü ışıltıyla sarmalanmış olmanın yerini alan, burada sözünü ettiğimiz yeni ‘kızlar gücü’ sanatçıları, lirik dürüstlük ve yerel olma özellikleriyle öne çıkıyorlar. Spice Girls küstahlık ve kaypaklık gibi niteliklere ağırlık vererek, bir yandan da reklam yıldızı olmaya heveslenirken, İngiltere’de yeni yeni ortaya çıkmaya başlayan bu kadın şarkıcı-şarkı sözü yazarları dürüst bir kişilik ve yapaylıktan uzak gerçeklik sergilemekteler.
Amy Winehouse ve Lily Allen, çağdaş popu içtenlikle yeniden yorumlayışlarıyla unutulmazlar arasına girenler arasında en ön sırada yerlerini almış bulunuyorlar. 20 Yaşındaki Kate Nash, bir yandan single’ı ‘Foundations’ ile ortalığı kasıp kavururken, öte yandan Black Kids’in ‘I’m Not Gonna Teach Your Boyfriend How To Dance’ parçası yorumuyla indie tarz müzik taraftarlarının kalplerini fethediyor.
‘Mercy’ isimli parçasıyla halen İngiltere listelerinde 1 numarada bulunan Duffy ise, Winehouse ve Dusty Springfield’ın seslerinin ortasında biryerlerde tanımladığımız sesiyle yaptığı müziğin daha nice on yıllar boyunca varolacağını vaadetmekte.
Adele de öyle; sanatçının soul tarzını anımsatan fısıltıyla söyleyişi ile marş temposunu birleştirmeyi başardığı single’ı Chasing Pavements, http her yerde dinleniyor ve bu ses tüm dünyada yankılanıyor.
Bütünüyle muhteşem bir yenilik. Gerçekten inanabilirsiniz; burada ‘kızların gücünden’ söz ediyoruz. Nick Christie
Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Değirmen |
Pazar, 09 Mart 2008 |

Her ne kadar bugün arabalarımızda bulunan vites kolu eski zamanlarda kayıklarda kullanılan kürekden çok farklı olsa da, insanlar tarihin eski çağlarından beri kürek çekmişlerdir. Özellikle kanocular için düşünülmüş olan yeni bir tip dinlenme ve geceleme noktası olarak pek yakında hayata geçecek olan yapıda, güç kaynağı olarak su kullanılmış ve aynı zamanda özgün, tertemiz ve huzur dolu bir ortam yaratılmış bulunuyor. Finli mimar ve sanaçı Sami Rintala, mimarlık öğrencisi Janne Saario ile birlikte Finlandiya’nın batısında, Helsinki ile Turku’nun ortasına rastlayan yerdeki Salo kasabasında modern bir vahşi ortam kulübesi olarak konumlanacak olan Değirmen’i yaratmış bulunmaktalar. Ahşap konutta, şömine ve uyuma sekileri bile var ve konaklama mekanında gerekli olan enerji ise, akarsuyun tam ortasındaki su değirmeniyle sağlanmakta. 2008 Yılının sonbaharında tamamlancak olan Değirmen, yıllardan beri süregelmekte olan “Sanat ve Bilim Birlikteliği ile Çevresel Etkinlik” kapsamında gerçekleşen Halikonlahti Yeşil Sanat Üçlüsü isimli projenin bir parçası olarak dikkatleri çekiyor. 39 Yaşındak Rintala, İskandinav ülkelerindan Küba, Kanada, Japonya ve Kore’ye kadar bütün dünyada deneysel anlayışta ve çevreyle uyumlu yapılar kurmuş ve binalar yaratmış bulunuyor. Tuija Seipell
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )

|
Cafe City - Akaretler - İstanbul |
Cuma, 07 Mart 2008 |

İstanbul’un en güzel tarihi yapılarından biri olan Akaretler, yakında İstanbul’un en gözde mekanı olacak. Ama W Otel’in ve dünyaca ünlü markaların dükkanlarının açılmasını beklemenize gerek yok. Akaretler’de bulunan Cafe City sizin İstanbul’da kaçacağiniz, dinleneceğiniz, çok başarılı yemekler yiyeceğiniz, özel günlerinizi düzenleyeceğiniz, eğer Akaretlerin yakınında çalışıyor veya yaşıyorsanız mükkemmel yemekler ısmarlayacağınız keşfetmediyseniz keşfetmeniz gereken bir mekan. Baharda ve yazın arka bölümündeki Saklıbahçe’sinde yeşilliğin içinde, kışın ise ısıtılan kış bahçesinde yemek yeme opsiyonunuz var.

Bütün bunların üzerine Cafe City Türkiye’nin en önemli çizgi roman karakteri Abdülcanbaz’ı yaşatıyor. Tasarımının her köşesinde çizgi roman sayfaları, rengarenk çizimlerden kesmeler, ve açıklamalar göreceğiniz Cafe City , Abdülcanbaz’ın haklarını çizeri Turhan Selçuk’dan 90 yıllığına kiralayan BİZ A.S’ ye ait.
Açık mutfakta hazırlanan yemekler dünya mutfağından ve modernleştirilmiş Türk mutfağından oluşuyor. Barında içki içmeye de gidebileceğiniz bir mekan olan Cafe City, modern tasarımıyla bulunduğu tarihi binayla da hoş bir uyum içinde. Kesinlikle en kısa zamanda Cafe City’i keşfetmenizi öneririz.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|
Hingarae Rezidans ve Resort |
Çarşamba, 05 Mart 2008 |
Çoğumuzun kendimize ait ideal bir uzaklaşma veya kaçış noktamız ya gerçekten vardır, ya da böyle bir yeri hayal ederiz. Bir cennet adasının gözlerden uzak sahilinde konumlanmış bir kıyı evi – karlarla sarmalanmış bir dağın yamacına usulca yerleşmiş bir kulübe – ardarda sıralı, adeta birbirini kovalıyor gibi duran tepeler üzerindeki üzüm bağlarının içinde kaybolmuş özel bir bağevi – temelde günlük normal yaşamlarımızı bırakarak uzaklaşabileceğimiz herhangi bir yer.

Sydney/Singapur konumlu X.Pace isimli tasarım stüdyosu şu anda yeniden tanımlamaya çalıştığımız yaşam tarzı mekanının çözümü konusunda bizlere yardım etmek üzere hazır bekliyor; sözkonusu mekan, Yeni Zelanda’nın kuzey adasındaki Taupo Gölü kıyısında konumlanmış bulunan son derece lüks Hingarae Rezidans ve tatil ve dinlenme alanı olarak tanımlanmakta. Hingrae’da 6 yıldızlık standartlardan beklenen herşeyi bulmak mümkün – burada son derece incelmiş lüksün ulaştığı ideal denge, özelliğin korunması ve hiç bozulmamış, tamamen doğal ortamda inşa edilen ultra-modern yapı yer almakta.

Tam donanımlı bir Hingarae Modülü’ne sahip olabilmek için tesis yirmi sekiz seçenek sunmakta. Her bir Modül 200 metre kare alan üzerine konumlanmış olup, 1 hektar arazi içinde en uygun konumda yerleştirilmiş. Büyük boyutlarda düşünülen pencereler sayesinde çevreyi saran orman, yemyeşil kırlar, zirveleri karlarla kaplı dağlar ve kristal gibi masmavi bir göl manzarası kesintisiz olarak sağlanmış oluyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden derlenen olağanüstü nitelikte modern ve fütürist tarz mobilya ile iç mekan tasarımı da aynı derecede özgün ve zengin olarak dikkatleri çekmekte. Asıl yaşama alanı kendi ekseninde dönen bir disk üzerinde konumlanmış zemine oturtulduğundan, dışarıdaki manzaraya veya LCD ekrana yönelim kolaylıkla sağlanabilmekte.

Hingarae Modül sahiplerinin isteği doğrultusunda çeşitli ilaveler de yapılabilmekte; bunlar arasında şunları sayabiliriz: Tesis sınırları içinde kullanılabilen elektrikli araba, tesis dışı kullanım için kişiye özel tahsis edilebilen Hingarae’ye ait premium lüks nitelikte 4WD araçlar, talep üzerine hizmete hazır helikopter, Jack Nicklaus Kinloch Golf Klübü’ne sürekli üyelik, Ruapehu Dağı’nda bulunan Whakapapa’ya (Yeni Zelanda’nın en büyük kayak merkezi) kış sezonları için sürekli giriş hakkı, Hingarae tesisine ait arabaların kullanımı ve 6 yıldızlı Hotel Hingarae’nin, aralarında bir kayıt stüdyosunun da blunduğu tüm imkanlarından sınırsız yararlanma hakkı sayılabilir. Her Modül binasının ve içinde blunduğu arazinin tüm bakım, onarım, temizlik ve benzeri hizmetleri Hingarae tarafından gerçekleştirilmekte.

Hingarae’nin oluşum ve gelişim aşamalarında süper kalite bir yaşam tarzının hemen hemen bütün yönleri düşünülmüş. Dünyada başka bir benzeri olmayan Yeni Zelanda’daki bu mekan, yakın gelecekte imkanları olanlar için bir kaçış noktası olarak tanımlanacak – çünkü fiyatlar ABD$ 1.9 Milyon’dan başlıyor. Geriye kalan bizler ise, belki bir gün cömert bir dostun bizi davet edebileceğini ümit edebiliriz. Andrew J Wiener

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Bauer Bauhaus’u yansıtıyor |
Cumartesi, 01 Mart 2008 |

Bauer, “Stokholm’un Soho’su” sayılan semtte yer alan, şık bir bar ve yemek durağı olarak dikkatleri çekiyor. 28 Şubat 2008 tarihinde açılan Bauer, Götgatan’ın kuzey ucuna düşen bölgedeki yerleşim yerinin yeniden yapılandırılan su dağıtım merkezinde konumlanmış bulunmakta; bölge ise, yeni form arayışları içinde güncel tarzda sürekli değişim yaşamasıyla tanımlanıyor. Bu özellikler gözönünde bulundurularak, Bauer’in tasarlanması işi Stokholm konumlu Dizel&Slate şirketine verilmiş ki, sözkonusu şirket, sokak sanatı tarzındaki heykellerle son moda tarzları başarıyla birleştirerek kullanmasıyla ünlü; müşterileri arasında Hotel Birger Jarl ve H&M, Hugo Boss mağazaları ile Peak Performance bulunmakta. Cesurca yükselen duvarlar şirketin adeta imzası olmuş. Bauer’i tasarlarken Bauhaus tarzından ve Berlin’in bar ve galeri kültüründen esinlenmişler. Çeşitli eğlence türlerini belirgin bir şekilde betimleyen grafik resimler sayesinde rahat ve eğlenceli bir ortam yaratmayı başarırken, iç mekan yerleşim düzenlemesinde siyah-beyaz boşluk ve alanlara yer verilmiş.Tuija Seipel
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )

|
Candaş Şişman Dijital Resim,Fotoğraf,Çizim,Video Sergisi |
Marimekko - 2008 İlkbahar Yaz Kolleksiyonu |
Cuma, 29 Şubat 2008 |
|

Samu-Jussi Koski’nin Marimekko çin hazırladığı İlkbahar/Yaz 2008 koleksiyonu Art Deco tarzın kesimlerini, yaz meltemlerinin üfleyerek şişirdiği büzgüleri ve kız çocuk giysilerinde gördüğümüz plileri bir arada kullanıyor. Tarz ve renkler bizlere 80'li yılların başlarını hatırlatmakla birlikte, sanatçının koleksiyonda ağırlıklı olarak kullandığı kumaş tasarımları çok daha eskilere özgü. Koleksiyonda Sireeni desenler de bulunuyor, ancak 1959 yılında Marimekko'nun en üretken ve ünlü tasarımcısı Maija Isola (1927-2001) tasarımı, geometrik Attica serinin yıldızı olarak tanımlanmakta. 1949 yılından başlayarak 1987'ye kadar Marimekko'da 500 kumaş deseni yaratmış olan Isola'nın eserleri arasında artık ikon olan Unikko, Kaivo ve Lokki de bulunuyor.

Koski’nin ilkbahar koleksiyonu tarz anlamında sakin bir sadeliği ön plana çıkarırken, kullandığı belli başlı renkler ise somon rengi, pembe ve siyah olarak belirmekte. Kuştüyü kadar hafif ipek elbise ve bluzlar, 100% koton elbise ve bluzlar ve uzun Akemi anorak, hepsi de, Koski’nin esin kaynaklarından biri olan şehir yaşamı için mükemmel seçimler olarak öne çıkıyor. 2005 Yılı ilkbaharından beri Marimekko için tasarımlar yapmakta olan sanatçının eserlerinde insanlar, eski fotoğraflar, caz, sigara dumanı ve şehir yaşamı, fikirlerinin kaynağı olarak ifade bulmaktalar.
Marimekko büyük İlkbahar 2008 çanta koleksiyonunda yer alan iki tektaş eser ise 14 yaşındaki genç bir Marimekko olan Mika Marimekko’nun eseri olarak dikkatleri çekmekte. Büyük boyutlu Horisontti çanta (54 X 47 X 18 cm) ve Ankkuri omuz çantası (35 X 30 X 11 cm) %100 branda tipi kalın koton kumaştan yapılmış olup, yine bir Maija Isola deseni olan, 1980'lerin Dyyni isimli deseni ile bezenmişler. Aynı zamanda Piirainen de bu ilkbahar Marimekko için bir moda koleksiyonu hazırlamış bulunuyor. Tuija Seipell
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|