Advertisement
Advertisement
19:52 07 10 2008
ana sayfa
Advertisement
cNews - Haftalık Bültenimize Abone Olun
E-posta Perşembe, 18 Ekim 2007



Kasım ayında başlayacak The Cool Hunter'ın haftalık bülteni cNews'u kaçırmayın! The Cool Hunter'ın gittikçe büyüyen, globalleşen ve ilginçleşen dünyası hakkında en son gelişmelerden haberdar olun.


Günümüzde en yeni ve görülmemiş/ bulunmamış olanı tutkuyla isteyen toplumlarda , The Cool Hunter yarının en bulunmazını ve popülerini bulan ve işaret eden bir referans noktası kimliği ile hareket eder. Herkes en yeni ve ilginç olanı bilmek ister, çünkü böyle fikirler, ürünler ve mekanlar iş yapar. Her zaman takipte olmak için bize üye olun! Çünkü bunları bilmek ve her zaman takipte olmak sizi çok daha ilginç ve farklı kılar. 




 

 


Etiket:
 
Jurgen Bey Tasarımı Roc Apeldoorn Sınıfı
E-posta Perşembe, 18 Ekim 2007



Şiirler ve öyküler çevremizi saran dünyayı daha iyi anlamamıza yardım ederler. Görsel imajlar ise zihnimizin, gördüklerimizle, düşüncelerimizi oluşturma süreci arasında paralellikler kurmasını sağlarlar. Hollandalı tasarımcı Jurgen Bey
, öyle bir sınıf tasarlamış ki, burada genç zihinler, genelde  okul çocuklarından beklenenin ötesinde düşünmeye teşvik edilerek yönlendirilmekteler..    



Sınıf iç mekan tasarımı projesi, Apeldoorn, Hollanda’daki ROC eğitim-deneme okulu projesinin bir bölümü olarak ele alınmış bulunuyor. Kelimenin tam anlamıyla, odanın tüm yüzeyleri okulda kullanılan kitaplardaki  resimlerle kaplanmış. Beyaz ve gri renklerin hakim olduğu merkezi konumu çevreleyen alanda, Bey, seçtiği grafik tasarımları duvar, mobilya ve hatta zemin yüzeyi üzerinde uygulamış. Gereğinde hareket edebilen perdeler sayesinde, oda tamamen açılabildiği gibi, orada gerçekleştirilen etkinliklere bağlı olarak, daha küçük alanlara da bölünebilmekte.  

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   adresinden ulaşın. )







Etiket:
 
Suzhou Müzesi
E-posta Çarşamba, 17 Ekim 2007



Pei Partnership Architects şirketiyle birlikte çalışaran Çinli Mimar I.M.Pei, kısa bir süre önce Şangay’ın 100 mil kuzeybatısında konumlanmış olan şehrin tarihi bölgesindeki Suzhou Müzesini tasarlamış bulunuyor. Müze binası, bir yanında 19. yüzyıl yapısı olan Zhong Wang Fu kompleksi, diğer yanında ise UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde yer alan 16. yüzyıl Hükümdar Bahçesi ile sınır komşuluğu yapmakta.  

Mimarlık ile bahçe tasarımı konuları birarada ve içiçe çalışıldığından, birbirini takip eden bir dizi bahçe ve gezinti alanı doğrudan yapının içinden geçerek tekrar çevresinde konumlanıyorlar. Bir yandan, müzenin ana bahçesini, hemen bitişiğindeki tarihi bahçeden  yüksek bir duvar görsel anlamda ayırırken, öte yandan, her iki arsanın sınırından geçen bir akarsuyun üzerinde inşa edilen yaya köprüsü, her iki bahçeyi birbirine bağlıyor. Ancak, müzenin bahçeleri, tarihi benzerlerinin tekrarı gibi düşünülmemişler ve bu noktada Pei, Çin bahçe ve açık arazi düzenlemesi kavramına çağdaş bir tanım ve yorum getirmeye kararlı gözüküyor. 
 

  
 

Yapının iç mekanı, farklı yükseklikleri ve geometrik şekilleri olan bir dizi alandan oluşturulmuş. Müzenin koleksiyonu ise, hem tarihi hem de modern sanat örneklerini barındırmakta – Ming ve Qing hanedanlıklarından kalan parçaların yanı sıra çağdaş parçalar da sergileniyor.
 

Pei, özellikle ve bilerek, modern bir yapı inşa ederken, aynı zamanda kendine özgü derin anlatımı olan Çin duyarlılığını da yakalamayı başarmış. Binanın dış cephesini oluşturan beyaz duvarlar ve gri çatı örtüsü, tüm Suzhou şehrinde gerçekleştirilen renk uygulamasına saygılı kalmanın yanı sıra, binayı çevreleyen bahçelerin önemini de vurgulamaya yardımcı olmakta. Pei, müzesinde, özellikle Çin kökenli modern mimarlık ve tasarım alanlarında      yeni bir düşünce tarzının doğacağını ve gelişeceğini ümit ediyor. Andrew J Wierner (Resimler: Kerun Ip)

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )



Etiket:
 
Film şeridi gibi
E-posta Pazartesi, 15 Ekim 2007



Haydi, hayatlarımızı bir film şeridi gibi düşünelim ve bir an için okul günlerimize geri dönelim. Şu anda burada, Coolhunter'da bulunan ve o günlerde Londra Universitesi'nin Birkbeck Koleji ' ne gitmeye hazırlanan bizler, bir şekilde Film ve Görsel Medya Araştırmaları Merkezi'ndeki derslere katılmanın yollarını aramaktayız.
 

Londra'nın Gordon Meydanı'ndaki alelade yapıların dış görünümlerine bakarak, sundukları olağanüstü dünyayı tahmin etmek mümkün değil. Ayrıca, diğerinden daha eski olan binayı ayrıcalıklı kılan bir başka özelliği  bulunuyor - burası hem Virginia Stephens'in (daha sonra Woolf oldu) ve ekonomist John Maynard Keynes'in de yetiştiği eğitim yuvasıdır. Yapının 1970'lerde inşa edilen kasvetli ek binasına ikinci kez bakmaya bile değmez. Ta ki, içini görene kadar. 


 
Film ve Görsel Medya Araştırmaları Merkezi'nin daimi olarak konumlanacağı bir mekan olarak, sözkonusu yapıların içini yeniden yaratmak amacıyla açılan yarışmayı, Londra'da bulunan, ödüllü  Surface Architects şirketi kazanır. Surface Şirketi bodrum katından itibaren, giriş katını ve ek binayı bir bütün olarak değerlendirerek, mekanı özgün sanatsal tarzda 80 koltuklu bir sinema salonuna dönüştürür. Salonun çevresinde medya çalışmaları salonu, seminer odaları ve ofisler yer alır.    

Birkbeck’in Film ve Medya Tarihi Profesörü Ian Christie, bu heyecan verici yeni yapıyı şöyle tanımlıyor,"… yeni sinema salonu ki, - daha şimdiden oraya Ekran Meydanı diyoruz - ciddi anlamda çalışılarak varılan ideal ekran ortamının tüm özellikerine sahip olmayı başarmış bulunuyor: Salonu çepeçevre saracak şekilde konumlamış, yeknesaklığı kıran açık alanlar ile, mekanın bütününe bağlanan merdivenler adeta salt form ve renk manzumesi sunmaktalar.  Aslında Surface'in olağanüstü tasarımı, birbirini kesen konik yapısallık, aynı zamanda sinemasal çağrışımlar da taşımakta: Girintili çıkıntılı dik açılar, 1921 yılında çevrilen özgün ve etkin Alman filmi, Dr Caligari'nin Dolabı'nın Dışavurumcu dekoruna göndermeler yaparken, canlı renkler, film starlarının Andy Warhol tasarımı ipeksi büyük ekran tarzındaki portlelerini  çağırıştırıyor."     



 

Surface'in başrol oyuncuları, 1996 yılında şirketi kuran Richard Scott ile 2001'de direktör olarak Surface'a katılan Andy MacFee, Alsop ve benzeri önemli kişiliklerle birlikte çalışmışlar. Surface, aynı zamanda, Londra 2012 Olimpiyatları çerçeveside inşa edilecek olan Atletler Köyü projesinde çalışmak üzere dünya genelinde seçilen 47 şirketten biri. Tuija Seipell


( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )



Etiket:
 
Advertisement
Sharkah Chakra - Organik Jean Pantalonlar
E-posta Cuma, 12 Ekim 2007



Savurganlıkla mücadele cephesinde süregelen ekolojik savaşta en son varılan nokta, doğal pamuklu kumaşlar gibi görünüyor. Hindistan'nın gizemli ve şaşırtıcı derinliklerinden kaynaklanan doğal pamuklu kumaşlar, organik ürünleri tercih eden, ekolojik duyarlılık sahibi tüketici kesimine hitap etmekteler. 

Şirketin felsefesi ise,  'eski zamanlardan beri bilinen, kendine nasıl davranılmasını istiyorsan, başkalarına da öyle davran, konseptinden hareketle, dünyada yapılanın en iyisini sadece el emeği kullanarak üretmek. ' Bu Altın Kuralın rehberliğinde yola çıkan
Sharkah Chakra, Serbest Ticaret kapsamında çalışarak, indigo üreticileri, boya ustaları ve terzilerin en iyi ve en yaratıcı olanlarını bünyesinde toplamış bulunuyor. Birlikte gerçekleştirdikleri yaratım sürecinin sonunda, gerçekten de takdire değer ürünler elde ediliyor: Kitlelerin giyebileceği tarz sahibi, şık ve giyilebilir jean pantolonlar. İşlerini genişletmeyi amaçlamalarına rağmen, Sharkah Chakra ürünleri sadece Londra'daki Harvey Nichols mağazasında bulunabilmekte. L.Harper

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   adresinden ulaşın. )  



Etiket:
 
Bir düğmeyle açılıp kapanan evdeki Illy Cafe (New York)
E-posta Çarşamba, 10 Ekim 2007



Bir süredir bütün dünyadaki tasarımcılar, mimarlar ve inşaatçılar standart nakliye ünitelerinin kullanım dışı kalanlarını farklı yaşam alanları olarak değerlendirme eğilimindeler. Bu düşük kaliteli metal  kutuların yeniden yaratılan bazıları ise, aynen sanatçı ve mimar Adam Kalkin’in Quik Ev ' i örneğinde olduğu gibi, gerçekten de şık ortamlar olarak yeniden doğuyorlar ve hatta, artık sanatçının karşılayamayacağı kadar çok oranda talep edilmekteler. 

Ancak, daha şimdiden, belli başlı bazı markaların dikkatini çeken bu büyük metal kutuların kullanılarak yaratıldığı şaşırtıcı tasarımlarda, yaratıcılığın sınırlarının olabildiğince çeşitlendiğini görmekteyiz. New York'daki Time Warner merkezinde tatil alışverişlerini tamamlamak için dolaşanlar için pek yakında böyle olağanüstü bir mekanı yaşama fırsatı doğacak. 28 Ekim ile 29 Aralık, 2007 tarihleri arasında Kalkin'in eserlerinden biri olan Bir Düğmeyle Açılıp Kapanan Evde, aslen Trieste, Italya kökenli,
Illy Cafe ' de bir fincan mükemmel kahvenin eşliğinde dinlenip, rahatlayarak, günün keyfini çıkarabilecekler.



Alan Kalkin'le Illy'nin birlikte geliştirdikleri konseptin Avrupa prömiyeri, 52 inci Venedik Bienalinde gerçekleştirilmiş olup,
Fondazione La Biennale di Venezia ile ortaklaşa yürüttüğü çalışmaları çerçevesinde Illy, her yıl ziyaretçilere bir espresso ikramı eşliğide oturup dinlenebildikleri bir alan sunmaktadır. Dördüncü katılım yılı olan bu yıl da Bienalde kahve ikram alanı açan Illy, Bir Düğmeyle Açılıp-Kapanan Ev tasarımıyla beklenmedik bir ilgiyle karşılaştı.    



Bir düğmeye basıldıktan sonra 90 saniye içinde ev, aynen bir çiçek gibi açılıyor ve sıradan bir nakliye ünitesi değişim geçirerek içinde tam donanımlı işlevsel ve kullanılabilir durumda mutfak, yemek odası, tuvalet, oturma odası, kitaplık ve okuma odası olan bambaşka bir yaşam alanına dönüşüyor. Bienaldeki evde kullanılan tüm malzemenin defalarca kullanılmış veya çok kullanıma uygun malzemeden yapılmış olduklarını da ayrıca belirtmek isteriz. Illy Café'nin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Andra Illy'nin kendi ifadesiyle "başlangıçta Illy'nin, Kalkin'in tasarımına, değişime uygun ve tek bir mekana dönüşme kabiliyeti olan, içinde insani  hayatın varlığına olanak tanıyan bir ev olarak yaklaştığını" öğreniyoruz.  


Kalkin'in konseptinin farklı birçok ortama uygun olduğu anlaşılmış bulunuyor. Şirketi, nakliye ünitelerinden geliştirdiği projelerle felaket bölgelerinde kullanılabilecek konutlardan, lüks yaşam ortamlarına kadar (aşağıdaki resim) het türlü yaşam alanı geliştirdiği gibi, Illy Café örneğinde gördüğümüz gibi tanıtım amaçlı kullanımlar da tasarlamakta.  Tuija Seipell.

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )





Etiket:
 
En iyi tasarım ödülü Hamam ' a
E-posta Salı, 09 Ekim 2007



Duştan çıktıktan sonra da şık olamazsınız diye kim demiş? Ünlü endüstriyel tasarımcı
Aziz Sarıyer ile çalışan havlu ve bornoz üretiminde dünyanın lider markası HAMAM , yeni koleksiyonunda bir ilke imza atarak, ilk kez moda dışında bir tasarımcıyla çalışmış oldu. Kullanım kolaylığı ve tasarımın  başarılı bir şekilde birleştirildiği bu  - havlu kıyafetler-  çok farklı ve çok yaratıcı.

Tasarımcı Aziz Sarıyer HAMAM’ın - Banyo Giysileri ve Aksesuarları - isimli koleksiyonu ile ilk kez tekstil sektörüne yaptığı çalışma ile İstanbul Design Week’te yılın en iyi dizaynı ödülünü kazandı.
 


( Yukarıdaki resim idw'deki tanıtımdan alınmıştır.)

Hamam markasının ürünleri bugün The Conran Shop, Selfridiges, Printemps, Le Bon Marche, Mitsukoshi, Takashimaya, Harrods ve İtalya'nın en büyük department store'u La Rinascenta'da da satışa sunuluyor. Hayatının her anında tasarımı yaşamak isteyenlere.

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )





Etiket:
 
Patrick Cox
E-posta Pazartesi, 08 Ekim 2007


Kanada’da doğmuş olmasına rağmen Patrick Cox, tasarımlarında İngiltere’ye ve İngilizlere özgü, o içten gelen punk tarzı, adeta doğal hakkıymış gibi benimseyerek yansıtmakta. Cox, Londra'yı ilk kez 20 yaş gibi tüm etkilere açık olunan bir yaşta keşfetmiştir. Daha sonra Londra Hackney’deki Cordwainers College’da ayakkabı tasarımı eğitimi görür. İki yıl sonra, yani 1985 yılında, Cox ilk ayakkabı koleksiyonunu hazırlar.

O zamandan beri birçok yerde kendi adına butikler açan Cox’un Londra’da bir, Fransa’da ise, Paris’de iki ve Lyon’da bir butiği bulunuyor. Farklı tarzların biraraya gelişiyle oluşan özgün ve karmaşık tarzıyla tanımlanabilen ayakkabı serisi  "Wannabe" ile 1994 ve 1995 yıllarında ard arda iki kez İngiliz Moda Konseyinin “Yılın Aksesuar Tasarımcısı Ödülünü” kazanır. Dahası, aralarında  Vogue, Glamour, Elle ve Harper's Bazaar gibi yayınların da bulunduğu birçok moda yayınında kendisinden övgüyle bahsedilir.

Cox'un 2007 Sonbahar/Kis koleksiyonu hem klasik hem de çok çılgın. Tiziana modeli buna bir örnek... metalik kalın tabanın üstünde tekrar metalikten (altın, mavi, siyah...) olan parmak ucu kalkık pump modeli. Yine aynı şekilde erkekler için tasarladığı koleksiyonu da tanımlamak icin klasik ve çılgınlık arasında ince bir çizgide duruyor diyebiliriz. men.style.com'un tanımladığı gibi "Cox'un klasik erkek ayakkabısı modeline yaklaşımı kontrollu ve sade. Tasarımlarının en hareketli yönü ne derseniz, ayakkabıların uçlarına doğru olan metalik altın renklendirmesi."

Buna rağmen, koleksiyonun önemli bir özelliği payetli ve parlak tasarımlar. Kadınlar için olan koleksiyonu, Oz Büyücüsündeki Judy Garland'in parlayan  ayakkabılarını andırıyor. Ama Jimmy Choolar gibi zarif ve narin? Hayir Coxlar böyle değil. Cox, UK Times'a verdigi röportajda, "Incecik, narin stilettolarda düşecekmiş gibi yürüyen kadınları sevmiyorum. Daha çok agresif diyebileceğim yüksek topuklar seviyorum. Çok şeker veya çok şirin olmasınlar." L. Harper


( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   adresinden ulaşın. ) 






Etiket:
 
Advertisement
Örgüt Çaylı Tasarım
E-posta Cuma, 05 Ekim 2007
Orgut1

The Cool Hunter | Türkiye anasayfada bulunan 'Merhaba Türkiye' yazılı İstanbul fotoğrafının ne kadar başarılı ve güzel olduğunu eminim çoğu takipçimiz farketmiştir, çoğunuz da merak etmiştir. Bu başarılı fotoğraf ve retouch işi The Cool Hunter olarak bizim de çok yakından takip ettiğimiz tasarımcı Örgüt Çaylı'ya ait.
 

orgut2

Örgüt Çaylı İstanbul'da yaşayan ve grafik tasarım, ilüstrasyon, retouch ve fotoğraf alanlarında işler üreten bir tasarımcı. Şu an çalışmalarını Publicis Yorum reklam ajansında art direktör olarak sürdürüyor. Tasarımcının işlerinin çoğunu Flickr sayfasında bulabilirsiniz. Gerçekten çok etkileyici , bir açıdan da büyüleyici işler var.

Aşağıdaki tasarım Flickr Arama'da grafik tasarım alanında 'en ilginç' sıralamasında dünyada bir numara. Çok başarılı İstanbul fotoğraflarından New York fotoğraflarına, reklamcılık sektörü için hazırladığı işlerden D&Rlarda satılan KutuKutu markası için yarattığı kutu tasarımlarına hepsi Örgüt Çaylı'nın Flickr sayfasında.

orgut3

( Bu veya benzeri bir konu için - şrketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   adresinden ulaşın. )





Etiket:
 
3XN - Orestad Lisesi, Danimarka
E-posta Perşembe, 04 Ekim 2007



Eskiler, insanın zihnine bilgi yerleştiği anda 'aklınızda bir ampul yanar' derler. 3XN şirketindeki Danimarkalı mimarlar ise, güneşin gerçek bilginin kaynağı olduğunu şimdiden farketmiş bulunuyorlar. Burada sözünü ettiğimiz öyle bir kaynak ki, her global sistemin güç odağını teşkil etmekte. Daha fazla güneş ışığının okullardaki genç zihinlere yapacağı katkıyı bir düşününüz.

Orestad Koleji (lise seviyesinde) Kopenhag şehir merkezinin hemen güneyinde, gelişmekte olan Orestad bölgesinde bu yıl açılmış . Binanın olağanüstü  yapısal özellikler taşıyan mimarisi, esas olarak, tam kapanmamış daire biçiminde ve dört katı dolaşarak saran dört platforma oturmuş ve bu platformlar tüm okul binasını dolanırlarken birbirlerine geçiş verdiklerinden, yapının iç mekan boşluğu hiç bir kesintiye uğramıyor. Burada gördüğünüz, X-boyutu olarak anılan, açık ve yüksek tavanlı merkezi hol, bir medivene bağlanarak, disiplinlerarası iletişimin daha rahat olmasını sağladığı gibi, çeşitli eğitim ve çalışma alanları arasındaki karşılıklı bilgi akışına da yardımcı olmakta.  



Işık ve görüntü geçiren camdan yapılmış gölgelikler, otomatikman binanın dış yüzeyini çepçevre sararlarken, hem ışığın içeri girmesine izin vermekteler, hem de rengarenk ışık hüzmelerinin iç mekana doluşmasını sağlamaktalar. Güneş ışığının yönlendirilmesini bu denli yakından yaşayan öğrenciler, öğrenim yılı ilerledikçe zamanın geçişini algıladıkları gibi, mevsimlerin değişmesine de tanık oluyorlar. 

Eğitimin etkili ve başarılı olmasının okulun mimari yapısıyla başladığını kabul ettiğimiz günümüzde, 3XN, İskandinav ülkelerine özgü geleneksel işlevsellik anlayışı ile, form anlamında net ve güzel olanı bağdaştırmayı başarmış bulunuyor. Andrew J Weiner
 

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )

  
   






Etiket:
 
Yaratıcı Bir Emlakçı Vitrini Düzenlemesi
E-posta Salı, 02 Ekim 2007




 Birbirinden sıkıcı bir dizi emlakçı vitrininin önünden geçerken, zor kazanılmış paralarımızdan ayrılmanın hiç de kolay olmayacağını düşünürüz. Hatta bulunduğunuz yerden taşınmaya kararlı olsanız bile, çoğu zaman insan böyle hisseder. 

İşte, bütün bunlardan dolayı Hotblack Desiato isimli emlakçılar, Londra, Islington ofislerini açarken vitrinlerinin olabildiğince hoş ve albenili olmasına özen göstermişler. Aslında, emlak firmasının ismi de artık kült olmuş bilim-kurgu romanı "Evrendeki Otostop Gezginleri İçin Rehber'in" önemli karakterlerinden birinin ismini taşımakta.   
 

Ellerindeki konutları,simgesel olarak vitrinlerinde küçük boyutlu mimari tasarımlarla tanımlayan firma, adeta kübizmin mimari anlamda yeniden doğuşunu anımsatıyor. Tasarımcı Paul Crofts'un eseri olan 3-Boyutlu kareler, neredeyse piksel benzeri bir uygulamayla mekanın içe dönen duvar yüzeyi boyunca döşenmişler. Yaratılan izlenim ise, başkalarının duvarlarının üzerinden bakarak, herkesin evini görmenin hoş bir ifadesi olarak algılanmakta. Matt Hussey


( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   adresinden ulaşın. )   





Etiket:
 
YUBZ - USB Skype Telefonları
E-posta Salı, 02 Ekim 2007



Eğer sizler de bizim gibiyseniz, bazen, çocukken annenizin mutfağındaki duvarda asılı duran  telefona elinizi uzatmayı özlüyorsunuzdur. Ancak, evden çıkarken cebinize atabileceğiniz ve orada kaybolacak kadar küçük bir telefon edinme çabaları içinde olduğumuz şu günlerde, bir telefonun ahizesini kulağınızla omuzunuz arasına sıkıştırarak, saatler boyu konuşmanın keyfini belki de unutmuşsunuzdur.    Artık, YUBZ, bilgisayarlar ve cep telefonları için USB Skype telefonlarını tasarlamış bulunuyor. YUBZ TALK ONLINE (YUBZ INTERNET ÜZERİNDEN KONUŞ) telefonları çoğu kişisel bilgisayar ve Mac ile uyumlu olarak çalışabilmekteler (ABD$44.95) çünkü, siyah, kımızı , beyaz ve sarı renkleri olan bu telefonlar, fişe-tak-ve-konuş teknolojisi ile üretilmiş bulunuyorlar. Aynı fiyata 10 farklı rengi bulunan YUBZ TALK MOBILE (YUBZ CEPTEN KONUŞ) modeline de sahip olabilirsiniz. Bunlar ise, teknolojik uyum anlamında cep telefonlarının çoğuna takılabilmekteler. Andrew J Weiner    

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır   adresinden ulaşın. )   


Etiket:
 
<< Başa Dön < Önceki 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 Sonraki > Sona Git >>

Advertise With Us