Işıldayan Güzellik - Skin, Floransa |
Perşembe, 08 Kasım 2007 |

Çalışkan ve üretken tasarımcı Michael Young ve eşi İzlandalı grafik sanatçısı Katrin Olina Petursdottir’in ortak çabaları, en son eserleri SKIN’de ifade bulmuş. Burası varlıklı (ve her zaman güzel olmaya kararlı) kesimin rehberi ve danışmanı Dr. Jorgos Foukis’in Floransa’daki özgün ve şık kozmetik operasyon kiliniği olarak hizmet vermekte.

SKIN, çok da uygun olarak Floransa’nın merkezinde Borgo San Jacopo’da konumlanmış ki, daha 1050’lerde bu bölgede Roma’ya hacı olmaya giden yolculara bakan bir hastanenin bulunduğu biliniyor. SKIN, 250 metre karelik mekanında birer sanat eseri olarak beliren ameliyathaneler, toplantı odaları, masaj odaları, ofisler ve resepsiyon bölümünden oluşmuş. Hong-Kong’lu Young ve Olina, steril tıbbi ortam ile seksi salon ortamını uyum içinde birleştirmeyi başarmışlar. Mekanın geneline hakim olan aydınlık ve ışıltı ortamı ise, sadece duvarlarla sınırlı kalmayıp, pencere ve aynalara ve hatta zemin döşemesine uygulanan, ışık ve görüntü geçirgenlik özellikli DuPont kaplama sayesinde gerçekleştirilmiş. Böylece Olina’nın o güzel açık pastel renkli desen ve görüntüleri adeta içsel bir aydınlanmayla dışarı yansımaktalar. Tuija Seipel
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )

|
Hester Vlamings |
Çarşamba, 07 Kasım 2007 |

Çifte lezzetle zenginleştirilen herşey olağanüstü bir farklılık taşır: Çikolataya bulanmış çilekler, karamel kaplı elmalar, peynirle sarmalanan patlamış mısırlar... şimdilik aklımıza bunlar geliyor. Aynı kuralın yiyeceklerin ötesinde, ayakkabılar için de geçerli olduğunu pek bilmiyorduk...
Hester Vlamings koleksiyonundaki farklı renkli topuklar, iki renkli çizme ve yarım çizmeler ile arkası bantlı ayakkabılar adeta lezzet şölenini ikiye katlamakta. Deri malzemeyle sağlanan renk yelpazesi hardaldan yanık turuncuya, fildişi beyazından altın sarısına uzanıyor – ve bunların tümü ayakkabının burun kısmında kullanılan koyu, maun renkle noktalanıyor.
Moda dünyasında henüz yeni olmasına rağmen Vlamings, çok renkli tasarım ve ürünleriyle etkin bir trend olmayı başarmış bulunuyor ve Yves Saint Laurent, Miu Miu, Prada veya Dolce & Gabbana kadar bir hayran kitlesi oluşmuş. Çok iyi eğitim almış olan usta tasarımcı, Arnhem’deki Artschool’da moda ve endüstriyel tasarım alanlarında yüksek lisans yapmış.
Vlamings’in tasarımlarını Hollanda’nın her yerindeki birçok butikte bulabilirsiniz. Ve Vlamings ayakkabıları sadece ticari amaçla yaratılmıyorlar. Sanatçının tasarımları sanat çevrelerinin dikkatini çekmiş bile ve modayı yakından izleyenler eserlerini Hollanda, Belçika, Almanya ve Fransa’daki birçok galeri ve müzede görebilirler. L. Harper
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Yamaçtan Yukarı |
Salı, 06 Kasım 2007 |

Tatil için sadece önemli olan gittiğimiz yer değildir, tatilin her anı çok önemlidir. O zaman neden kayak tatillerinde yamacın tepesine çıkmak için sırada sıkkın, bıkkın, aç bilaç ve kızgın şekilde bekleriz de bekleriz?

Çünkü tatil klüplerinin, sinemaların, restoranların, spor merkezlerinin ve diğer eğlence ve tatil mekanlarının yöneticileri tatile gelen kişinin her dakikasını düşünmezler ya da buradaki avantajı görmeyi başaramazlar. Biz, soğukta teleferik sırasında eğlendirilmeyi beklerken, bizi soğukta bırakırlar.

Tam bu konuda dertlenirken, bu eğlenceli teleferik bizim radarımıza girdi. Tatil deneyimimizi her yönünden renklendiren fonksiyonel ve çok iş gören bu teleferikte eğlence, yaratıcılık, zeka, ve stil görüyoruz.

Biliyoruz ki yamaçtan aşağı kayarken çok eğleneceğiz, neden yukarı çıkarken de eğlenemiyelim? Tuija Seipell Buna da bir bakın : Bir isviçre şalesi
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Fotoğraf sanatçısı - Jan von Holleben |
Pazartesi, 05 Kasım 2007 |

Çocukların rüyalarını gerçeğe dönüştürmekten daha cool bir şey yoktur. Söz, rüyalardan açılmışken, yetenekli Alman fotoğrafçı Jan von Hollebenin son eseri - Uçmanın Hayalleri- ne bir göz atınız. Sanatçının kendine özgü bir perspektif içinde varolan resimleri, J.V.B’in kendi ifadesiyle - resmin çerçevesi içinde çocukların kendi oyunlarını oluşturmaları resimlenmekte.- Böylesine şiirsel bir yaratıcılıktan etkilenmemek mümkün müdür? Holleben, 2003 yılında yetişmekte olan fotoğrafçılar için kurduğu kar amaçsız organizasyon photographers Photodebutun kuruluşundan beri Londra’da çeşitli kuruluşlar için serbest fotoğrafçı, fotoğraf editörü ve fotoğraf direktörü olarak çalışıyor. Ayrıca uluslararası fotoğraf çekimleri yapıyor. Çoğunlukla, manzaralar, portreler ve insan bedenini konu alan kişisel eserleri, aralarında Creative Review, the Face, Sleazenation, The Independent gibi önde gelen ve daha birçok yayında yayınlanmış bulunuyor. Ne de olsa, uçmak olanaksız değil. İspatı ise burada. Yvan Rodic.

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın.)
|
|
PR Evi - Portekiz |
Pazar, 04 Kasım 2007 |

Günümüzde beton gibi bir malzemeyi adeta ağırlıksızmış gibi göstermeye çalışmak birçok mimarın hayalidir. Portekiz’deki P&R Arquitectos şirketinin ekibi tasarladıkları PR Evi projesinde cam örtülü yaşama alanı üzerine görkemli ve masif görünümlü, etkileyici blok kütleleri yerleştirmeyi başarmış bulunmaktalar. Ayrıca, yapıya ileri doğru uzanan beton yüzeyler eklenerek, konumlandığı arsanın eğimine uyumlu olması da gerçekleştirilmiş.
İç mekanları özenle seçilmiş noktalardan keserek, ileri doğru uzanan geometrik açıklıklar, hem ışığın özgürce içeri girmesine, hem de gölgelerin her odaya girerek dolaşmasına fırsat veriyorlar. Cilalı ahşap zeminlerden kaba ve sert taştan örülü duvarlar yükselmekte. Farklı yüzey yapıları ve malzemenin birikte kullanımıyla görsel anlamda etkileyici, neredeyse baştan çıkarıcı iç ve dış mekan alanları yaratılmış. Andrew J Wiener
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|
Dünyanın En Cool Otel Havuzları Nerede? |
Perşembe, 01 Kasım 2007 |

Aslında yüzme havuzlarını hayatımızın bir parçasıymış gibi algılamaktayız. Otelde havuz kenarında keyif yapmak, sonra sağlık klübüne geçerek orada birkaç kulaç atmak, veya sağlık merkezindeki jakuziye girmek - tüm bunlara alışmışız ve aynı zamanda bu imkanların olağanüstü olmalarını da bekliyoruz. Sadece temiz, klorlu suyla dolu, parlak mavi zeminli havuz yeterli gelmiyor.

Şu sıralar dünyadaki en iyi ve en ilginç otel yüzme havuzlarının peşindeyiz ve yardımlarınıza ihtiyacımız var.

Bir yandan bu işle ilgilenirken, öte yandan, havuz konusunun tarihçesini öğrenmek ilginç gelebilir. Yıkanma amaçlı havuzlar, tabi ki, yüzme havuzlarından daha öncelere tarihlenirler ve antik çağladaki olağanüstü görkemli, lüks ve şık hamamları hepimizin duymuşluğu vardır. Ancak, yüzme havuzlarının da antik çağlara kadar uzanan uzun bir tarihçesi bulunuyor.

MÖ 2500 gibi erken bir tarihte bile, Mısırlılar yüzmeyi organize bir faaliyet olarak bilmekteydiler ve Hindistan’daki yüzme etkinliğini betimleyen resimler de aynı devirlere tarihlenirler. Eski Romalılar, atletizm çalışmaları, su oyunları ve askeri eğitimler için yapay havuzlar inşa etmilerdi. Yüzme, aynı zamanda erkek çocukların eğitiminin bir parçasını oluşturmaktaydı.

Roma imparatorlarının, içinde canlı balıklar bulunan görkemli havuzlar çevresinde şekillenen yaşam tarzı havuz sözcüğünün Latince karşılığı olan picina kelimesinin doğmasını sağladı. Eski Yunanlılar ilk Olimpiyat Oyunlarına yüzmeyi dahil etmiyorlardı ama, yüzme sporunu yapmaktaydılar ve hamamlarının bir bölümü olarak tasarladıkları yüzme havuzları inşa ediyorlardı. Roma’daki ilk ısıtılmış yüzme havuzu MÖ birinci yüzyılda inşa edilmiştir.

İngiltere’nin ilk kapalı yüzme havuzu Lemon Street, Goodman’s Fields, Londra adresinde bulunan 18 m. uzunluğundaki Bagnio, 1742 yılında açıldı. Bavyera Kralı II. Ludvig ise, elektrik gücüyle sağlanan sıcak su ve ışık kullanarak, dünyanın ilk dalgalı havuzunu 1879 yılında Linderhof kalesinde inşa edecekti.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ise halka açık ilk kapalı havuzlar, yoksulların kişisel bakım koşullarını iyileştirmek amacıyla açılmıştır. Ancak, 1920’lere gelindiğinde, Amerikan halk havuzları aynı anda binlerce kişinin eğlenip, dinlenebildiği geniş ve büyük alanlar olarak belirir. Amerika Birleşik Devletleri’nde evlerdeki özel yüzme havuzları II. Dünya Savaşı’ndan sonra yaygınlaşmaya başlar ve Hollywood filmleri sayesinde arka bahçede konumlanan yüzme havuzu önemli bir statü sembolüne dönüşür.

Bu tarihi bilgiler oldukça sıkıcı; bizim istediğimiz ise, gerçek anlamda keyif ortamı sunan mekanlar – süper kalite olanaklar, muhteşem manzaralar, titizlikle düşünülmüş ayrıntılar, nefes kesen göz banyoları. Bu özelliklere sahip havuzları öğrenmek istiyoruz ki, bütün dünyayı haberdar edebilelim. Tuija Seipell
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|