Fotoğraf sanatçısı - Jan von Holleben |
Pazartesi, 05 Kasım 2007 |

Çocukların rüyalarını gerçeğe dönüştürmekten daha cool bir şey yoktur. Söz, rüyalardan açılmışken, yetenekli Alman fotoğrafçı Jan von Hollebenin son eseri - Uçmanın Hayalleri- ne bir göz atınız. Sanatçının kendine özgü bir perspektif içinde varolan resimleri, J.V.B’in kendi ifadesiyle - resmin çerçevesi içinde çocukların kendi oyunlarını oluşturmaları resimlenmekte.- Böylesine şiirsel bir yaratıcılıktan etkilenmemek mümkün müdür? Holleben, 2003 yılında yetişmekte olan fotoğrafçılar için kurduğu kar amaçsız organizasyon photographers Photodebutun kuruluşundan beri Londra’da çeşitli kuruluşlar için serbest fotoğrafçı, fotoğraf editörü ve fotoğraf direktörü olarak çalışıyor. Ayrıca uluslararası fotoğraf çekimleri yapıyor. Çoğunlukla, manzaralar, portreler ve insan bedenini konu alan kişisel eserleri, aralarında Creative Review, the Face, Sleazenation, The Independent gibi önde gelen ve daha birçok yayında yayınlanmış bulunuyor. Ne de olsa, uçmak olanaksız değil. İspatı ise burada. Yvan Rodic.

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın.)
|
PR Evi - Portekiz |
Pazar, 04 Kasım 2007 |

Günümüzde beton gibi bir malzemeyi adeta ağırlıksızmış gibi göstermeye çalışmak birçok mimarın hayalidir. Portekiz’deki P&R Arquitectos şirketinin ekibi tasarladıkları PR Evi projesinde cam örtülü yaşama alanı üzerine görkemli ve masif görünümlü, etkileyici blok kütleleri yerleştirmeyi başarmış bulunmaktalar. Ayrıca, yapıya ileri doğru uzanan beton yüzeyler eklenerek, konumlandığı arsanın eğimine uyumlu olması da gerçekleştirilmiş.
İç mekanları özenle seçilmiş noktalardan keserek, ileri doğru uzanan geometrik açıklıklar, hem ışığın özgürce içeri girmesine, hem de gölgelerin her odaya girerek dolaşmasına fırsat veriyorlar. Cilalı ahşap zeminlerden kaba ve sert taştan örülü duvarlar yükselmekte. Farklı yüzey yapıları ve malzemenin birikte kullanımıyla görsel anlamda etkileyici, neredeyse baştan çıkarıcı iç ve dış mekan alanları yaratılmış. Andrew J Wiener
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|
Dünyanın En Cool Otel Havuzları Nerede? |
Perşembe, 01 Kasım 2007 |

Aslında yüzme havuzlarını hayatımızın bir parçasıymış gibi algılamaktayız. Otelde havuz kenarında keyif yapmak, sonra sağlık klübüne geçerek orada birkaç kulaç atmak, veya sağlık merkezindeki jakuziye girmek - tüm bunlara alışmışız ve aynı zamanda bu imkanların olağanüstü olmalarını da bekliyoruz. Sadece temiz, klorlu suyla dolu, parlak mavi zeminli havuz yeterli gelmiyor.

Şu sıralar dünyadaki en iyi ve en ilginç otel yüzme havuzlarının peşindeyiz ve yardımlarınıza ihtiyacımız var.

Bir yandan bu işle ilgilenirken, öte yandan, havuz konusunun tarihçesini öğrenmek ilginç gelebilir. Yıkanma amaçlı havuzlar, tabi ki, yüzme havuzlarından daha öncelere tarihlenirler ve antik çağladaki olağanüstü görkemli, lüks ve şık hamamları hepimizin duymuşluğu vardır. Ancak, yüzme havuzlarının da antik çağlara kadar uzanan uzun bir tarihçesi bulunuyor.

MÖ 2500 gibi erken bir tarihte bile, Mısırlılar yüzmeyi organize bir faaliyet olarak bilmekteydiler ve Hindistan’daki yüzme etkinliğini betimleyen resimler de aynı devirlere tarihlenirler. Eski Romalılar, atletizm çalışmaları, su oyunları ve askeri eğitimler için yapay havuzlar inşa etmilerdi. Yüzme, aynı zamanda erkek çocukların eğitiminin bir parçasını oluşturmaktaydı.

Roma imparatorlarının, içinde canlı balıklar bulunan görkemli havuzlar çevresinde şekillenen yaşam tarzı havuz sözcüğünün Latince karşılığı olan picina kelimesinin doğmasını sağladı. Eski Yunanlılar ilk Olimpiyat Oyunlarına yüzmeyi dahil etmiyorlardı ama, yüzme sporunu yapmaktaydılar ve hamamlarının bir bölümü olarak tasarladıkları yüzme havuzları inşa ediyorlardı. Roma’daki ilk ısıtılmış yüzme havuzu MÖ birinci yüzyılda inşa edilmiştir.

İngiltere’nin ilk kapalı yüzme havuzu Lemon Street, Goodman’s Fields, Londra adresinde bulunan 18 m. uzunluğundaki Bagnio, 1742 yılında açıldı. Bavyera Kralı II. Ludvig ise, elektrik gücüyle sağlanan sıcak su ve ışık kullanarak, dünyanın ilk dalgalı havuzunu 1879 yılında Linderhof kalesinde inşa edecekti.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ise halka açık ilk kapalı havuzlar, yoksulların kişisel bakım koşullarını iyileştirmek amacıyla açılmıştır. Ancak, 1920’lere gelindiğinde, Amerikan halk havuzları aynı anda binlerce kişinin eğlenip, dinlenebildiği geniş ve büyük alanlar olarak belirir. Amerika Birleşik Devletleri’nde evlerdeki özel yüzme havuzları II. Dünya Savaşı’ndan sonra yaygınlaşmaya başlar ve Hollywood filmleri sayesinde arka bahçede konumlanan yüzme havuzu önemli bir statü sembolüne dönüşür.

Bu tarihi bilgiler oldukça sıkıcı; bizim istediğimiz ise, gerçek anlamda keyif ortamı sunan mekanlar – süper kalite olanaklar, muhteşem manzaralar, titizlikle düşünülmüş ayrıntılar, nefes kesen göz banyoları. Bu özelliklere sahip havuzları öğrenmek istiyoruz ki, bütün dünyayı haberdar edebilelim. Tuija Seipell
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|
Fuerzabruta New York'da |
Salı, 30 Ekim 2007 |

New York’a yolu düşeceklerin dikkatine. Kredi kartlarınızı hazırlayın ve hayatınızda görebileceğiniz en özgün gösterilerden biri olan Fuerzabruta’yı ayakta seyredebilmek için yerlerinizi ayırtın. Adeta yalın fizikselliğin kutlanması olan Fuerzabruta ‘da oyuncular, rahatlıkla ve hiç bir engele rastlamadan – yer, hava ve sualtı düzlemleri olarak - üç farklı sahne düzlemi arasında gidip geliyor, hareket ediyorlar. Gösteri o kadar etkileyici ki, onları seyrederken insan, kendini çok çılgın ve farklı bir Paris gece klübünde hissediyor. Gösteriyi en azından, seksi, heyecan verici ve nefes kesici olarak tanımlayabiliriz. Yaratıcılardan biri olan Diqi James, “Seyircilerin bir kısmı gösteriyi dans ve tempo olarak algılayarak, fizikselliğin yoğunluğuna kapılıyorlar, bir bölümü ise ağızları açık, sadece seyrediyorlar” diyor. Seyirciler tüm performansı ayakta izlemek durumundalar, ama aslında, oturarak seyretmiş olsalardı da, yine ayakta alkışlarlardı. Fuerzabruta, 17 Şubat’a kadar Daryl Roth Tiyatrosu’nda sahnelecek. Biletler $70 bedelle satılmakta olup, gösterinin başlamasından iki saat önce sınırlı sayıdaki $25’lık son dakika biletlerinin de (sadece nakit ödeme koşuluyla) satışa sunulacağını bildirmek isteriz. Billy T
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )

|
Alp Dağları Tarzı Kayak Kaskları |
Cuma, 26 Ekim 2007 |

Çoğu kasklar insanı iyiden iyiye sıkıntıya sokarlar. Bu nedenle çoğu genç kişi de onlardan birini takıp, arkadaşları arasında alay konusu olmaktansa, beyin sarsıntısı geçirmeyi tercih eder. Sözünü ettiğimiz kasklar sanki fitilli kadife kumaştan yapılmış, insanı bunaltan sıkı örtüleri kafanıza takmaya benzerler. Indigo Snow markasının yeni ve olağanüstü serisi sayesinde bahsettigimiz kaskların eziyetinden kurtuluyoruz. Kobra ve kara karınlı yılan desenli kaskları, biraz önce değindiğimiz alışılmış tarz, The Fonz kaskları ağlatacak kadar iyi. Ahşap görünümlü Indigo Snow kaskları kulağımıza sanki şöyle fısildıyorlar: “Ayaklarım yere basıyor ve her türlü mücadeleye de hazırım.” İstendiğinde gözlerin üzerine doğru indirilebilen güneşlikleri ve güneş gözlükleri de bulunan yeni seri ürünler, gözlüklerin ucunda yazan ‘Magnum .P.I’ ile son derece şık ve zarif oldukları gibi, aynı zamanda başlı başına bir tarz olmuşlar, son derece klas duruyorlar. Aşırı sporlar dediğimiz, zor ve tehlikeli sporların güvenlik donanımları konusunda, bir süredir pek bir gelişme haberine rastlanmamaktaydı. Indigo Snow’un tasarımlarını bir adım daha ileriye taşıyarak, yeni bir güvenlik aşamasına getirmiş olduğunu görmek muhteşem. Andy G
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )

|
|