Advertisement
Advertisement
09:25 17 05 2008
ana sayfa
Advertisement
Clemens en August
E-posta Cuma, 18 Nisan 2008



Turneye çıkmış olan bir rock müzik grubuyla, son derece şık bir moda markasını birleştirirseniz ne olur? Clemens en August, olur.

Yani, bir anlamda.
 Moda dünyasının hızı ve yoğunluğu içinde, çoğu kez pazardaki o en uygun boşluğu yakalamak için, tam da gerekli olan farklılığın yaratılabilmesidir önemli olan – ve burada sözünü ettiğimiz marka, bu olguyu adeta güzel sanatların bir parçasıymış gibi gerçekleştirmeyi başarıyor. 

Clemens en August, kendine özgün bir hava yaratmak amacıyla moda dünyasının normal akışının dışında faaliyet gösteriyor; bunu da, yılda sadece iki kez turneye çıkan ve her şehirde 3 gün konaklayan bir konsept mağazası üzerinden markaya ulaşabilmek şeklinde gerçekleştirmekte. Ve, eğer sözkonusu uygulama da sizin için yeterince özgün değilse, her parçanın sınırlı sayıda üretildiğini belirtmeliyiz. 
  



C&A isimli perakende satış mağazaları imparatorluğunu kuran ailenin üyelerinden Alexander Brenninkmeijer tarafından başlatılan proje kapsamında gerçekleştirilen moda gösterileri, giysilerin rafine ve son derece iyi kalitede üretilmiş olduklarını yansıttığı gibi, sözkonusu parçaların çoğunlukla galeriler, müzeler, gösterim salonları ve benzeri şık mekanlarda yer aldığını da hatırlatmakta. Bu ay gerçekleşecek olan turne, aralarında Berlin, Londra, New York ve Zurih’in de bulunduğu 11 şehri kapsayacak. Brendan McKnight
  

 


Etiket:
 
11 Oyunu
E-posta Pazar, 13 Nisan 2008


 

90’lı yıllarda Friends dizisinden Joey ile Chandler’ın başlattığı langırt çılgınlığını hatırlıyor musunuz? Burada gördüğünüz yeni ürün, aynı oyunun adeta yeniden doğuşunu simgeleyerek lige yeni oyuncuların katılmasını gerçekleştiriyor olabilir – aynı zamanda oyunu bilen ve bir araya gelerek biraz da masa futbolu keyfi yapmayı seven kafadarlar arasında yaygınlaşabilir. 
 

GRO tasarım
tarafından tasarlananan ve TIM model yaratım sanatçıları tarafından geliştirilen ‘11’, yeni bir masa olarak dikkatleri çekiyor ve bu ayın sonlarına doğru gerçekleştirilecek olan Milano Tasarım Haftası’nda ilk kez sergilenecek. 

Tasarıma yön veren fikir ise, son yıllarda inşa edilen ve sadece mimari anlamda olağanüstü olmakla kalmayıp, aynı zamanda futbol oyununun tarihinde dönüm noktası sayılabilecek nitelikte, oyunun ruhunu yakalayan ve temsil edebilen birçok yeni futbol stadyumunu yansıtmak olarak ifade bulmakta. Madem stadyumlar bu kadar olağanüstü olmaya başladılar, langırt masaları niçin olmasın?

Üzerinde uzun uzun düşünülerek, çok emek verilen bir sanat eseri niteliğindeki tasarım ve alt yapısını oluşturan konseptler üzerinde de titizlikle çalışılmış. Oyunda yer alan 22 oyuncu parlak gümüş renginde kromla kaplanmış olup, bu özellik onların hem spor dünyasındaki, hem de toplum içindeki konumlarının adeta bir aynası olarak beliriyor. Işıklandırma efektleri ve oyun sürecini kontrol eden yazılım ortamıyla beraber tüm özellikler, bir bütün olarak, oyunun atmosferine ve varoluş deneyimine keyif katmakta.
 

Ve, artık yeterince iştahımız açıldığına ve sizler kredi kartlarınızı hazırladığınıza göre, kötü haberi verebiliriz. Şimdilik, sadece tek bir örnek model mevcut – ancak, çok, çok yakında yüzlerce ve yüzlerce imal edilmeye başlanırsa şaşırmayacağız.
Brendan McKnight  

   
 

Etiket:
 
Coolhunter’ın Keşfi: Geoffrey Gurrumul Yunupingu
E-posta Cuma, 18 Nisan 2008
 

Haziran 2007’de Geoffrey Gurrumul Yunupingu’yu canlı olarak dinleme ayrıcalığını ve keyfini  yaşamış biriyim.

Gurrumul, dopdolu bir kafede akustik gitarını çalarak şarkı söylüyordu ve kendisine sadece bir kontrbas eşlik etmekteydi.
 

Sesi, o güne kadar canlı olarak dinlediğim en olağanüstü sesti ve son derece etkileyiciydi. Takriben 200 kişinin bulunduğu ortamda, çoğunluk gözyaşlarını tutamıyordu ve şarkıları yorumlayan adamın hüznü ve müziğiyle ilettiği yoğun duygu ve mesajların etkileri şarkılar bittikten sonra da devam edecekti. 
 

Avusturalyalı bir grup olan Youthu Yindi’nin eski üyelerinden biri olan Gurrumul, görme özürlü doğmuş ve şarkılarının çoğunu kendi geleneksel lisanında söylüyor.
 Gurrumul gitarı başaşağı tutarak çalıyor, çünkü içinde yetiştiği ortamda sol elini kullananlar için yapılan gitarlardan bulunmuyormuş. 

Gurrumul’un öyküsü birçok kişiyi etkileyecek ve esin verecek. Ancak, dinlerken insanı adeta delerek içine işleyen sesi yeterli sayıda dinleyiciye ulaşırsa, Skinnyfish Music’den sağlanabilen ilk albümü ‘Gurrumul’ ile, sanatçı, Avusturalya müzik dünyasında bir kilometre taşı olarak yer alacağa benziyor. 

www.myspace.com/gurrumul





Etiket:
 
Zaha Hadid, Guggenheim Hermitage Müzesi için açılan tasarım yarışmasını kazandı
E-posta Pazar, 13 Nisan 2008



Zaha Hadid ' ın tasarladığı, suya yarı gömülmüş bir gemiyi veya bir uzay gemisini andıran gümüş renkli binası, Guggenheim Hermitage Müzesi’nin tasarımı için açılmış olan yarışmada birincilik ödülüne layık görüldü. Sözkonusu müze, Litvanya Cumhuriyeti’nin hem en büyük şehri, hem de başkenti olan ve uzun bir tarihi bulunan Vilnius’da konumlanmış bulunuyor.  Avrupa’nın en küçük başkentlerinden biri olmasına karşın Vilnius, uzun, yoğun ve kültürel anlamda zengin bir tarihe sahip ve tüm bu özellikler kentin Eski Şehir denen iyi korunmş bölgesinde yer alan ve yapım tarihleri 12.yüzyıla kadar inen katedrallerde çok hoş ve güzel bir şekilde yansımakta. Pritzker ödülü sahibi Hadid’in fütürist tarzdaki binası, sanat merkezi ve müze olarak faaliyet gösterecek olup, hem New York’daki Solomon R. Guggenheim Vakfı’na  ait, hem de  St.Petersburg’da bulunan Devlet Hermitage Müzesi’nde  bulunan seçkin koleksiyonlara ev sahipliği yapacak. 



Jüri, Hadid’in (Zaha Hadid Mimarlık) tasarımını seçerken, onunla aynı derecede ünlü  mimarlar Daniel Libeskind (Stüdyo Daniel Libeskind) ve Massimiliano Fuksas (Studio Fuksas) arasında bir seçim yapmış oluyordu.

Vilnius’da kısa bir süre önce kurulan Jonas Mekas Sanat Merkezi’nin yürüttüğü fizibilite çalışmasının 2008 yılının Haziran ayı ortalarında tamamlanması bekleniyor. Sonuca göre, müze en erken 2011 yılında açılabilir.
Tuija Seipell  




 

Etiket:
 
Advertisement
The Foals - Antidotes
E-posta Pazar, 13 Nisan 2008


 

 

Foals grubuna gıpta ediyorum. Yani, demek istiyorum ki, bir zamanlar insanın kendisinin olmak istediği konumda gördüğü bu çocukların birden bire ortaya çıkıp, hızla ilerleyerek hayretler verici bir şekilde, kızılderililerin punkla karışımı bir tarzda sahneye hakim olmalarını izlemek insanda gerçekten kıskançlık yaratıyor. Aynı zamanda, oldukça da mahçup oluyoruz. Bir yıldan daha kısa bir süre önce, Foals grubu Kitsuné Maison ile birlikte anılmaya başladılar, önemli anlaşmalara imza attılar ve grubun davulcusu, Burberry markasının İlkbahar/Yaz koleksiyonu için modellik yaptı. Bu çocukların albümünün prodüktörlüğünü TV On The Radio'nun esas adamı Dave Sitek yapıyor ve miksleri hazırlarken çoğunlukla kendi yaratılarını onlarınkileri güçendirmek için kullanıyor. Bundan bir sonraki aşamada ise, onların Timbaland'den gelen Myspace mesajlarına önem vermediklerini öğreneceksiniz. 

Sonra, gidip, müthiş bir çıkış yaptıkları albümleri Antidotes ile karşımıza geliyorlar. Şunlara bakın... o asabi gitar tınılarına, adeta patlayan davullara ve ateşli seslere bir bakın... Nefesli enstrümanlar bile ne ikinci single Cassius'un sert tınılarını, ne de Heavy Water’ın yoğun tempolu yapısını yumuşatabiliyor. Dave Ruby Howe  
  

Daha çok kıskanmak için
myspace.com/foals adresini ziyaret ediniz.

 

 


Etiket:
 
Goatboy
E-posta Pazar, 13 Nisan 2008
 

 
Avusturalya konumlu T-shirt markası Goatboy (teşbihte hata olmaz, Goatboy keçi çobanı demektir), yeni açtıkları sanal mağazalarında satışa sunmak üzere yarattıkları giysilerle online anlamında bir hayli sükse yapmayı başarmış bulunuyorlar. Resimde, Kraliçe, üzerinde Prenses Diana’nın resmi bulunan bir T-shirt giyiyor ve giyside şu slogan yer alıyor: “O Öldü, artık aşın bu meseleyi.” Çok akıllıca bir uygulama.    


Etiket:
 
Sakalları buz tutan ufaklıklar
E-posta Salı, 08 Nisan 2008

 

 

Burada gördüğünüz hem akıllıca tasarlanmış, hem de eğlenceli (ve, dürüst olalım, biraz da tuhaf) görüntüler, Londra Doğal Tarih Müzesi’nde yeni sunulmaya başlanan Antarktika Buz İstasyonu deneyiminin tanıtımı için kısa bir süre önce düşünülen basılı işler ve poster kampanyasının bir parçası olarak hazırlanmış bulunuyor.
 

Ailelere yönelik sergi, yedi ve daha büyük yaş grubu çocuklar için tasarlanmış olup, onları buzlar içinde askerlik yapacak acemi birlik adayları olarak görevlendirerek, aralarında kötü kokan ve itici bir penguen kolonisiyle karşı karşıya gelme, sıfır-altı derecelerde hayatta kalabilme ve kar motorsikletiyle çıkılan bir sürüşte hayatta kalma gibi çeşitli güçlükler karşısında kahramanlık göstermelerini gerekli kılıyor.
 

Londra konumlu fotoğraf sanatçısı Paul Thompson tarafından hazırlanan fotoğraflar, kısa bir süre önce Fotoğraf Sanatçıları Birliği’nin üç ödülüne layık görülmüş. Brendan McKnight    
 

Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )



Etiket:
 
Ilüstrasyon sanatçısı Steven Wilson
E-posta Salı, 08 Nisan 2008




Burada Brighton konumlu ünlü ilüstrasyon sanatçısı
Steven Wilson’ın portföyünden olduğu gibi çıkan seçkin bir dizi imaj sunmaktayız. Coke’dan Nike’a, BBC’den MTV’ye kadar uzanan etkileyici bir müşteri listesi bulunan sanatçının olağanüstü güzellikteki işlerinden biriyle bir şekilde karşılaşmış olabilirsiniz. Birçok şeyin yanısıra, sirk görüntüleri, ilkel toplumların sanatları ve 70’li yılların rock posterlerinden esinlenen Steven’a çoğunlukla bit pazarındaki tezgahlar arasında rastlanabilir; sanatçı buralarda bulduğu nadir kitapları, referans ve çıkış noktası olarak kullanarak, yaratılarının alışılagelen işlerden farklı olmalarını sağlar. 

Albüm kapaklarına özellikle önem veren sanatçının eserleri, kesinlikle ilüstrasyon sanatındaki yeni dalgayı tanımlamakta ve temsil etmekte. Brendan McKnight


Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )


 
 

Etiket:
 
Advertisement
UXUS Tasarım ofisi
E-posta Salı, 08 Nisan 2008
   
 

Hayvan hikayelerinin, her zaman hayvanlar, bitkiler ve cansız nesnelere insani nitelikler atfederek onlara , insani karakter özellikleri verdiğini düşünmüşüzdür. Bize göre, fabl sözcüğü zengin ve gözalıcı, organik bir renk ortamını çağırıştırır – adeta bir tür Cirque du Soleil Varekai dünyası sunar. Dolayısıyla, Amsterdam konumlu UXUS Tasarım’ın yeni ofisinin yapılanmasında fablardan esinlenildiğini öğrendiğimizde, bir renkler cümbüşüyle karşılaşmayı bekliyorduk.

 


Halbuki, baskın renk olarak beyazın kullanıldığı iç mekanda, görüntü geçirgen özellikli duvarlar, beyaz, tüle benzer perdeler ve ev yaşam alanları tarzında yerden aydınlatma lambaları ile karşılaştık. Doğaya bir selam olarak, birkaç duvar grafiği ve organik mobilya kullanılmış ve şüphesiz, bu ofis renkli düşüncelerin doğup, yaşadığı cool bir ortam oluşturmakta. Mekan, 2003 yılında Amerikalı co-kreatif direktörler Georg Anthony Gottl ve Costa Rica’lı Erica Gottl ile Fransız co-direktör Oliver J.P.Michell’in birlikte kurdukları UXUS’a şık bir ortam sunuyor. Ortak deneyimleri tüm dünyayı kapsayan kurucuların çalışmaları, aralarında Levi’s, Nokia ve Adidas gibi isimlerin de bulunduğu müşteriler için hazırladıkları iç mekan tasarımları, mimari işler, perakene satış noktaları, ağırlama ve eğlence mekanları, kimlik çalışmaları, grafik tasarımlar ile ürün paketleme ve sunuş projelerini kapsamakta. Tuija Seipell.
 

Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. )






Etiket:
 
Cameron Diaz GQ Dergisinde - 2008 özel Hollywood sayısı
E-posta Pazartesi, 07 Nisan 2008




Fotoğrafçı  -  Simon Emmett

 

 


Etiket:
 
Dodge Challenger - Fiziksel gücün simgesi retro araba
E-posta Pazartesi, 07 Nisan 2008

 

   
Her yıl gerçekleşen Detroit Auto Show fuarı Amerikan otomobil üreticileri için bir platform niteliğinde olup, özellikle de, eğer tanım yerindeyse, otomobil üreticilerinin fiziksel güçlerini ortaya koyup, sergiledikleri bir ortam oluşturur – ve bu yıl da Chrysler Corporation şirketi tam da bunu yapmış bulunuyor. Dodge, 2009’da pazara sunacağı Challenger serisinden üç yeni modelini tanıttı: SE (3.5 litre V6, 250 hp),  R/T (5.7 litre HEMI V8, 370 hp) ve SRT8 (6.1 litre HEMI V8, 425 hp). 

Otomobil üretiminde yeni nesil tasarım anlayışının ortaya çıktığı 1970’li yılların başında caddelerde ilk kez görmeye başladığımız Challenger, fiziksel güç sergileyen orijinal Amerikan arabalarından biriydi (Ford Mustang ve Chevrolet Camaro ile birlikte). Motor gücü ve çelik, ortama hakim oluyor, performans, estetik anlayışa üstün geliyordu ve Detroit’deki oto endüstrisi hızla parlak günlere doğru ilerlemekteydi.   

 
Hemen hemen 40 yıl sonra, bugün, otomobil endüstrisi, özellikle de Detroit’de birçok engelle karşı karşıya kalmış bulunuyor – bunların arasında pazardaki en çok yakıt tüketen arabaları üretebilme yarışının sonlanması gibi tartışmalı bir konunun etkilerinden kurtulma çabaları da bulunmakta. Son eğilim, derli toplu, etkin ve ekonomik yakıt kullanma yönünde – ama, o zaman performans ne olacak? Seçtiği modele bakılırsa Dodge, adeta nabız temposunda, benzin pompalayan araba izlenimi vermeyi neredeyse garantilemiş. Spor arabaya daha az benzeyen SE model, kendinden daha büyük abileri gibi yarış bantları ve simgeleri taşımıyor ve daha güçlü modellerde bulunan çift egzoz borusuna karşılık, arkada sadece bir adet egzoz borusu bulunuyor. 

Dodge, retro tarzı anlayışı yansıtan Challenger modellerinde araba meraklılarının aradıklarını bulacaklarına inanmakta: birçok farklı performans seçenek ve özellikleri ki, aralarında sesle çalışabilen MyGIG Mültimedya ve Uconnect sistemleri, motoru  Uzaktan Kumandayla çalıştıran Anahtarsız modeller ile, arabayı eğimli arazide çalıştırmak için beş farklı hız yapabilen Hill Start Assist sistemi donanımlı modeller bulunmakta. Biraz toz duman yapma devri geldi – yine arabayla dolaşmak biraz dağınık ve toz içinde olmayı gerektirecek!  
 


 

 


Etiket:
 
AESOP – Kutusunun dışını da düşünen cilt bakımı
E-posta Cuma, 04 Nisan 2008
 



Aésop
 cilt bakımı, yirmi yıl önce Dennis Pahitis tarafından kurulduğundan beri, sert ve yoğun  rekabetin hüküm sürdüğü güzellik sektörü içinde rakip tanımaz bir başarı hikayesi olarak öne çıkmayı başarmış. Kuruluş, dünyanın her yerindeki müşterilerine alışılagelen kozmetikler ve anti-aging tarzı yerine, en iyi kalite bitki özlü cilt bakım ürünleri sunmakta. Halen birçok ülkedeki 78 satış noktasında sunulan Aésop’un, aralarında Paris, Londra, Sydney’in de olduğu şehirlere en son Melbourne, Flinders Lane’in de katıldığı, 20 marka mağazası bulunuyor.

Aésop geleneği doğrultusunda - ki, buna göre, her mağaza konumuna uygun olarak bulunduğu yeri yansıtan ve yaşatan bir mekan olarak düşünüldüğünden özgün olarak tasarlanır – yapılandırılan Flinders Lane mağazası da bizleri hayal kırıklığına uğratmayarak, tasarım ve infrastrüktür anlamında müşteriler için Aésop’un cilt bakımı ürünlerinin adeta bir alternatifi olarak beliriyor. Melbourne’un en ilginç semtlerinden biri olan Flinders Lane’deki mağazanın iç mekanı - ürünlerin sergilendiği raf sisteminden, yekpare doğu cephesine ve hatta tezgah üstlerine kadar - tamamen endüstriyel kullanım için hazırlanmış karton kullanılarak yapılandırılmış; böylece, mimari anlamda iyi değerlendirildiğinde, kartonun etkileyici ve çekici bir malzeme olduğu kadar, dayanıklı ve kullanışlı olabildiği de kanıtlanmış oluyor.  


  
March Studios şirketinden Melbourne’lu iç mimarlar Rodney Eggleston and Anne-Laure Cavigneaux tarafından tasarlanan hoş ve şık yeni mağaza, yoldan geçen herkesin dikkatini çekmeyi başarıyor. Mağaza müdürü Kate, müşterilerin mağazanın tasarımından bu denli heyecan duymalarını beklemediğini ifade ediyor. “Çok duru ve sakin bir ortam olduğu kesin. Çoğu kişi içeri girip sadece dokunmak eğilimi gösteriyor.” Flinders Lane mağazası Shop 1C, 268 Flinders Lane, Melbourne adresinde bulunuyor. Tüm Aésop ürünleri ve satış noktalarının listesi için www.aesop.net.au adresini ziyaret ediniz. Anna Byrne.  

( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız cool bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  adresinden ulaşın. ) 




Etiket:
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Advertise With Us
Advertisement