Bruno 9Li (Brezilya) |
Çarşamba, 26 Eylül 2007 |
Brezilya’da yaşayan ve çalışmalarını orada sürdüren sanatçı Bruno 9Li olağanüstü yetenekleri olan bir sanatçı.
Adeta büyücülerin dünyasından çıkagelmiş gibi duran görünümler, kendi yakın çevresini oluşturan yaşam alanında edindiği izlenimlerle birlikte, Bruno’nun eserlerine ilham veren unsurlar olarak belirmekte; bunlara bir de Art Nouveau dönemin özelliklerini eklersek, ortaya özgün ve özel bir dünyayı yansıtan, kağıt üzerine mürekkeple çalışılmış eserler çıkıyor. Sadece belli başlı birkaç renk kullanılmasına rağmen, yaratılan eserler son derece canlı ve hayat dolu. Hazırlamış olduğu son seride Bruno, yine aynı renkleri kullanmış gibi duruyor. Ancak bu durum, çalışmanın farklılığını asla sınırlamadığı gibi, her bir eser kendi içinde muhteşem bir özgünlük sergilemekte. Geometrik formların, tanımlayıcı ve belirleyici ifadeyle uyum içinde bütünleşmesi, eserin hayat kaynağını oluşturmakta.

Sanatçının geniş ve büyük formatta ifade bulan eserleri, o rengarenk görünümleriyle son derece belirgin, özgün ve cizgi roman unsurlar taşımaktalar. Andy G


( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Dijital Origami |
Pazar, 02 Eylül 2007 |

Origami sanatının güzelliği, daima içinden yetiştiği kültür ve geleneklerin güzelliğini yansıtmıştır. Sydney Teknoloji Üniversitesi ise aynı geleneği dijital ortama taşıyarak, adına dijital origami diyebileceğimiz sanatı yaratmışlar. Öğrencilerin parametrik modeller, dijital üretim ve malzeme bilimi konularındaki çalışmalarını yönlendiren ekip, sonunda Japon sanatının bu çok eski geleneğinden beslenen sanatı adeta yeniden yaratarak muhteşem bir eser ortaya çıkarmış bulunuyorlar. Estetik anlamda ulaştıkları mükemmeliyetin ifade bulduğu eser, onların başarısı. Dijital Origami sergisi sürekli olarak kendini yenilemekte olan bir etkinlik olduğundan, burada eski gelenekler yeniden ele alınarak yorumlanıyor ve dijital parametrelere göre adeta yeniden yaratılıyorlar.

Chris Bosse’nin denetiminde çalışan Teknoloji Üniversitesi tasarım öğrencileri tam 3500 adet karton molekül kullanarak küçük parçalardan yola çıkıp, büyük parçalar yaratma yöntemini uygulamalı olarak incelediler, öğrendiler.Sonuçta şık ve zarif görüntü veren yapıtlar ortaya çıktı. Mekan ve boşluk içinde küçük parçaların değişik konumlandırılmaları ve düzenlenmeleriyle yaratılan kemerler, duvarlar içinden geçen tüneller ve geleneksel yapılar inşa edildi. Bir odada bir dolu geometrik biçimli kağıt ve kartonun önce birbirleriyle birleştirilerek tavanlara ve duvarlara bağlanmalarıyla muhteşem yapılar oluşturuldu. Kuvvetli neon ışıklarıyla daha da parlak bir görünüm kazanmaları sağlanırken, ışık aynı zamanda açıları daha da keskinleştirdiğinden, yapının bütünü daha güçlü bir şekilde vurgulanmaktaydı.

Bosse, projenin amacını açıklarken şöyle diyor: “Belli bir modülün uygun olup olmadığınu önce sınıyoruz; tabiatı kopyalayarak oluşturulan modülün mimari mekan yaratma yetisini görmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken en küçük parçanın sağladığı iradenin o büyük iradeyi oluşturmada önemli katkısı olduğu varsayımından hareket ediyoruz.” Andy G. Ayrıca bakınız ; WALL ART
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Sigarayı Bırakma Sanatı |
Cumartesi, 01 Eylül 2007 |

Bazı güncel ve çok okunan sitelerin, postsecret.com gibi, olağanüstü başarısıyla birlikte sosyal sorumluluk taşıyan ve bir hayli yaratıcı siteler birbiri ardınca oluşmaya başladı. Bunlardan biri de www.theartofquitting.com sitesi. Site, içicilerin bu karanlık alışkanlıktan kurtulmalarına yardımcı oluyor.
Nike sembolüne benzeyen kırılmış bir sigara imajı ile ‘Sadece Bırak Şunu’ sloganını kullanıyor. Bunu yaparken içicilerin kendi görüntüleri de yer alıyor; teşvik edici, olumlu ve yapıcı bir yaklaşımı var. Billy T
Theartofquitting, merkezi Hollanda’da bulunan bir websitesi olup ziyaretçilerden sigarayı bırakma konusundaki mesajlarını yaratabildikleri en ilginç sunumla iletmelerini istiyor.
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Matt Bilfield’in ‘Peggy’si |
Cumartesi, 01 Eylül 2007 |

Bugünlerde sanat dünyasında orijinalliğe, özgün olana rastlamak pek kolay değil, ama öyle bir sanatçıyla karşılaştık ki, eserleri hem yaratıcı hem de modern. Kaliforniyalı sanatçı Matt Bilfield, yarattığı, inanılmaz güzellikteki üç boyutlu “Peggy”si ile kalplerimizi fethetti. Aslında yaptığı, ünlü sanatçı Roy Lichtenstein’ın ın tablosunu yeniden yorumlayarak, esere yeni bir bakış açısı ve heyecan getirmekti. Devasa eser – takriben üç buçuk metre eninde ve birbuçuk metre boyunda – tam 2788 adet silindir şeklinde hazırlanmış renkli çubuklardan oluşuyor. Çubuklar teker teker elle hazırlanmışlar, yüzeyleri düzleştirilmiş, boyanmışlar. Sonra bir araya getirilerek Lichtenstein’ın resmini yeniden yapmışlar. Sonuç ise, grafik sanat ile heykel karışımı yepyeni bir başka sanat eseri olmuş. Dahası, bu yapıt, ona baktığınız açıya göre değişik görüntü veriyor. Billy T
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Stefan Sagmeister – “Herkes Daima Kendisinin Haklı Olduğunu Düşünür” |
Cumartesi, 01 Eylül 2007 |

Hepimiz şu eski atasözünü biliriz: “yaşlanmak demek, bilgelik demektir”. O zaman, maymunlar yaşlandığında ne oluyor ? Grafik tasarımcı Stefan Sagmeister ise maymunların bizim onlar hakkında düşündüğümüzden daha farklı yaratıklar oldukları kanaatinde.Ününü albüm şeklindeki eserlerine borçlu olan Sagmeister – Lou Reed’s Set The Twilight Feeling (Lou Reed Sabah Yıldızını Yaktı) ve The Rolling Stones’s Bridges to Babylon (Rolling Stones’un Babil Köprüsü) isimli albümler – İskoçya’da gerçekleştirilen Altı Şehrin Tasarım Festivali’ni, takriben 15 metre yükseklikteki eserlerleri ile renklendirdi. Eşi bulunmaz eserler Glasgow, Edinburgh, Inverness, Aberdeen, Dundee ve Stirling’de üç buçuk hafta süreyle sergilendiler. Bu etkinlik sayesinde tasarım ve mimarinin İskoçya’da ne kadar önemli olduğunu da öğrenmiş oluyoruz. Fotoğraflar ; Epic Scotland
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Casusluk Sanatı |
Cuma, 31 Ağustos 2007 |

Birçok insan hayatlarının bir döneminde casus olmayı arzu etmiş olabilir. Belki de James Bond filmlerini izleyerek böyle bir istek geliştirmişlerdir; aynen benim gibi. Evet, artık casusluk hayallerinizi gerçekleştirebileceğiniz bir fırsatınız var. Yani, şöyle böyle, ama, var. Londra’daki Bilim Müzesi(The Science Museum in London)’nde (ve Indianapolis Çocuk Müzesi’nde) modern zamanların casusluk sanatıyla ilgili sergiler açılmış bulunuyor.
Jump Studios tarafından tasarlanan ve adeta bir show gibi düşünülmüş olan serginin konsept olarak amacı, casusluk tekniklerini anlatmak ve casus kimliği çevresinde modern toplumlarda oluşturulan algılara açıklık getirmek. Ancak, çocuk ruhlu olanlar için de, kasa kırmak veya çöplerde ipucu aramak gibi oyunlar da sahneleniyor. Bu maceralara isteyenler katılabiliyorlar.

Bir çok rollerin üstlenilerek durum tiyatrosu tarzında sahnelenen oyunlarda farklı kimlikler alıyor ve yedi ayrı aşamadan geçerek bazen casus, bazen dedektif gibi çalışarak, hafif karanlık bir organizasyon olan OSTEK Birliğinin sırlarına ulaşmaya çabalıyorsunuz. Evet, ne düşündüğünüzü biliyorum. Bunlar sadece çocuklar için, diyorsunuz. Yanlış! Sergi ve gösteriler her yaştakiler düşünülerek hazırlanmış. Dolayısıyla kendinizi olayın dışında düşünmenize gerek kalmıyor. Hatta otuzlu yaşlarınızın ortalarında olsanız bile.
Londra veya Indianapolis’de olamayanlar için söyleyelim, bu sergi bir dünya turuna çıkacak. Matthew Hussey (ayrıca bakınız The Boring Store )
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )

|
Ses, Audio-Video Uygulaması (Londra) |
Salı, 28 Kasım 2006 |

Londra’daki V&A Müzesi yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Bu sergide interaktif audo-vizüel uygulamalar yeni bir anlayışla yorumlanarak John Madejski Bahçesi’nde izleyicilerin beğenisine sunuluyor. Sergideki ses düzeni ve ses tonu düzeneği dikey kolonlar vasıtasıyla gerçekleştiriliyor. Ancak ilginç olan, ziyaretçiler bu kolonların yakınına gelince onların hareketlerine göre ses ile tepki veriyorlar. Muhteşem bir ışık ve ses gösterisi. Projenin ışık düzeninin tasarımcıları United Visual Artists (UVA) ile Massive Attack şirketinden Robert Del Naja (aka 3D) ve uzun zamandır birlikte çalıştığı arkadaşı Neil Davidge (ikili One Point Six isimli müzik prodüksiyon şirketinin sahipleridir) hep birlikte bu muhteşem ortamı gerçekleştirmişler. Aslında, bu proje, Playstation Season isimli daha büyük başka bir projenin sadece bir parçası. Playstation Season ise bir dizi güncel ve çağdaş etkinliğin interaktif formatta sunulmasını içeriyor. Sözkonusu etkinlik BALTIC Çağdaş Sanatlar Merkezi, İngiliz Milli Operası, Sadler’s Wells, İngiliz Film Enstitüsü ve V&A gibi mekanlarda sürüyor. Ziyaret Saatleri: Hergün 1*:00 – 17:45. Çarşamba akşamları 22:00 ye kadar açık. Giriş ücretsiz. En Yakın Metro İstasyonu: South Kensington
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
Mr. CityMen |
Salı, 26 Eylül 2006 |

Yetmişli yıllarda Roger Hargreaves sayesinde çocuklar ve büyükler baştan başa pembelere bürünmüş Bay Adam ve Küçük Bayan kitaplarıyla eğlenceli zamanlar geçirmişlerdir. Bugün ise, Filistinli animatör Eric Lerner bir dizi karakter yaratarak bunların oynadıkları filmler hazırlamış. Tasarladığı Mr CityMen muhteşem bir animasyon örneği olarak CGI yöntemiyle hayata geçmiş bulunuyor.
Asık yüzlü ve sıkıcı şehir ortamları bu sevimli ve rengarenk karakterler sayesinde adeta yeniden canlanıyorlar. Avangard üslupta, sessel düzenek eşliğinde daha da anlamlı kılınan bu karakterlerle yaratılan animasyonlarda, karakterler çeşitli maceralar yaşarlarken seyircileri de kendilerine bağlıyorlar; hatta onları o kadar etkiliyorlar ki, izleyiciler karakterlerimize karşı sıcak duygular geliştiriyorlar.
Bir anlamda, bir terapi seansı gibi bir durum; sadece animasyonla gerçekleştirilen bir terapi seansını andırıyor. Oyuncular arasında bulunan Bay Elveda, Bay Talih, Bay Korkmuş, Bay Hayalci ve tuhaf bir ismi olan Bay Batan Güneş ve diğerleri çok hoş tasarlanan görüntüleriyle ekranları süslüyorlar. Sevimli, akıllıca ve pırıl pırıl bir iş. Andy G
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşın. )
|
|