Perşembe, 19 Nisan 2007 |

“Şale” İsviçre mimarisinin en bilinen konut tiplerinden biridir. Bu ahşap evler, eğimli çatıları ve uzun saçaklarıyla İsviçre coğrafyasının Alp dağları kadar bir parçası sayılır. Tek katlı villa tipli kulübe-evler geleneksel olarak yaz aylarında dağlarda otlayan hayvanların barınma noktalarıydı; aslında bugün de, bu mütevazi amaçlarından pek uzaklaşmış değiller.
Ama, Bernese Oberland’daki dağ geçidinde böyle bir mevsimlik konut ortaya çıkmış bulunuyor; ama bu konut ağır ahşap kütüklerden yapılmış olan emsallerinden oldukça farklı. Arkasını keskin kuzey rüzgarlarına vermiş olan bu modern kütük ev boydan boya cam olan güneye bakan cephesi ile göz alabildiğine uzanan manzarayı içeri çekiyor.

İsviçre mimari tarzında daha çok küçük pencereler tercih edilmesine rağmen, bu ev tamamen farklı. İçinde barındırdığı insanları dış etkenlerden korumayı amaçlamaktan çok, çevredeki dağlık bölgeyi adeta içeri çekiyor; bunu da evin dışında sanki havada yüzer gibi duran ahşap terasa açılan büyük cam kapılarla sağlamış.
Zarif ve aynı oranda sağlam izlenimli tabanı üzerinde yükselen yapı, topraktan yukarı doğru büyümüş beyaz bir oluşum gibi duruyor. Binanın merkezinde önemli bir varlık olarak bulunan şömine, keskin açılarını tabandan çatıya kadar yükselen üç kat boyunca devam eden diğer keskin açılardan almış.

Rahat basmaklarla çıkılan üst katta yatak odaları ve banyolar öylesine dolanarak birbirlerine bağlanıyorlar ki, insan kendini sürekli hareket eder durumda buluyor. Çok sayıdaki büyük ve panoramik pencereler evin bol ışık ve hava almasını sağlarken, çift katlı izolasyon yapılmış olan duvarlar dışarıdaki düşük derecelerdeki soğuk ve ayazın içeri girmesini önlüyor. Rahat ve basit çizgili mobilyalar yapının dış görünümündeki sadelikle uyum içinde. Evin içini çeşit çeşit obje ve mobilya ile kalabalıklaştırmak yerine, aynen dışarıdaki sakin, sade ve boş göz alabildiğine ufka uzanan coğrafyayı içeri taşımış oluyor.
Geleneksel şaleler çevreye karşı kapanmak eğilimindedirler ve içeride yaşayanları dışarıdaki çevrenin güzelliğinden mahrum bırakırlar. Halbuki bu bina çevreyi büyük bir özgüvenle sarmalıyor. Cesaretle bir dağın tepesine konumlanmış olan şale, aşağıdaki dünyayı dikkatle inceliyor, süzüyor. İç mekan ise günümüz eğilimlerinini yansıtan bir sadelikle temiz ve basit çizgiler, pastel renkler armonisiyle oluşmuş. Fakat aynı zamanda, burası ev tadında, geleneksel ve benimseyici bir mekan. İsviçre tabiatının ayrılmaz parçası olan yerleşim noktalarında farkedilebilen bir konuma sahip. Matthew Hussey
( Bu veya benzeri bir konu için - şirketinize,markanıza veya kendinize ait... ya da tanık olduğunuz - Türkiye’den dünyaya ulaştıracağımız “cool” bir haberiniz ve görüntünüz varsa lütfen bize
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
adresinden ulaşin

|