Fischerspooner |
Perşembe, 25 Haziran 2009 |

‘Geri dönüş’ ifadesini hiç sevmem. Kayıt yapmaya dört yıl ara verdikten sonra üçüncü albümlerini (Entertainment) henüz çıkarmış olan ikonlaşmış elektro ikilisi Fischerspooner’ın öbür yarısı Casey Spooner’ın yaptığı da tam bu oluyor. “Bu bir geri dönüş değil, çünkü biz aslında hiç gitmedik,” diyerek açıklıyor Casey. Haklı da. Elektro patlama yapan 1 no.lu abümleri kadar parlayamayan son albümleri Odyssey’den sonra Fischerspooner saklanmıyordu ki; sadece, Fischerspooner evreninin başka boyutlarında çalışmalarını sürdürüyordu. “Yaptığımız tek şey albüm çıkarmak değil, bizler gösteri sanatçılarıyız, dolayısıyla sahne gösterilerinde, tiyatro oyunlarında, balelerde veya canlı deneysel uygulayım gösterilerinde yer alıyorduk.”
Bu kadar çok ve çeşitli yaratım alanında (başarıyla) faaliyet gösterebilen ikili açısından Fischerspooner’ın müzikal yönünün bir çekiciliği olmalı ki, bu çekim Casey ve yaratıcı ortağı Warren Fischer’ı Entertainment’ta bir araya getirmiş. Düşünmek için sözlerine ara veren Casey, “Bazen bunu neden yaptığımızı merak ediyorum,” diyor. “Bu iş korkunçtu. Yılın başından beri tek bir günüm bile çalışmadan geçmedi,” diyerek şikayet ediyor. “Ama sanırım, sonunda, müzikal bir varlık olarak Fischerspooner, birçok farklı unsuru bir araya getirmemize imkanı sağladı ve birlikte çalışabilme ortamlarının yolunu açtı. O, bizim için sadece bir albüm değildir. Düşünmemiz gereken bir sahne gösterimiz var ve onunla birlikte koreografi, kostümler ve tasarımın yanı sıra sanat ve görüntü yönetimi konuları da gündeme geliyor. Daima yapacak yeni şeyler üzerinde düşünmekteyiz ve doğru olanı yapabilmek için kimlerle çalışabileceğimizi değerlendiriyoruz.
Son dört yıl boyunca yaptıkları herşey iyi sonuçlanmış, çünkü Entertainment karizmatik ve capcanlı bir Fischerspooner sunuyor. Bu dakika belirgin elektro tempoyla vurgulanan ezgi (The Best Revenge), bir sonraki dakikada yerini androidler için sakin dans müziğine (Money Can’t Dance) bırakıyor veya kırık ifadelerle ve kesik kesik dile gelen müzik cümleleri ve fütürist tarzdaki popa (Danse en France isimli olağanüstü parça) dönüşüyor. Entertainment, dizginlenemeyen hayal gücüyle dolu bir albüm olarak dikkatleri çekmekte, ancak daha da önemlisi, tüm bu fikirlerin ifade edilebildiği bir albüm olmuş. “Bu albüm için gerçekten çok çalıştık ve onunla gurur duyuyoruz,” diyor Casey gülümseyerek. “İnsanların onu bir geri dönüş olarak görmeleri sanırım, beni pek etkilemeyecek. Bu, sadece birçok şey yaşadık, uzun bir süreçten geçtik anlamına geliyor. Başta bizi herkes sevdi, sonra nefret etti ve şimdilerde ise tekrar ortaya çıkmamız onları heyecanlandırıyor. Galiba bu duygu hoşuma gidiyor.”
Geri dönmüş olmaları ne iyi. Dave Ruby Howe
|
Pop-Up tarzı TCH kaykay parkı |
Perşembe, 25 Haziran 2009 |
|

TCH Platinum’un sektörel bölümünde dünyadaki en iyi şirketlerle çalışıyor, onların rakipleri arasından sivrilerek, tanınmalarına yardımcı oluyoruz. Özellikle de, markaların pazarda yeni bir boşluk olarak beliren Cool Devri alanında konumlanmalarını sağlayacak fikirleri oluşturuyoruz.
Ayrıca, TCH’ı offline alanlara taşıyacak fikirler geliştiriyoruz; TreeLife ile başladığımız sürece şimdi de Pop-Up tarzı kaykay parkı katılmış bulunuyor.
POP-UP TARZI TCH KAYKAY PARKI
Bu yenilikçi ve yaratıcı konsept sanat, tasarım ve tehlikeli sporların yaratıcı bir şekilde bir araya gelerek insanı hayretlere düşüren ve içinde sadece kaykay yapılan özel tasarım bir kaykay parkı alanında ifade bulmayı amaçlıyor. Pop-Up Skate Park isimli kaykay parkı pop kültürü ikonlarıyla en son trendleri kullanarak, ultra cool bir kaykay ortamı yaratmayı başardı; bu anlamda herkese açık olduğu için mümkün olan en üst düzeyde basın ilgisine de açık bulunmakta.
The Cool Hunter, temalı iki kaykay parkıyla birlikte çalışıyor. Londra konumlu Rockhunter firmasından Christiann Klaassen ve olağanüstü ekibinden bizim Değişim İçin Kaykay Parkı kavramımıza uygun olacak şekilde eğlence, dinlenme ve promosyonel alanlarımızı görselleştirmelerini istedik.

Kişiye özel alanlar olması düşünülerek yaratılan tamamen özel tasarım kaykay ortamında yenilikçi ve yaratıcı tasarımların sonucunda oluşan rampalar, çukurlar, kesik borular ve düşme alanları bulunuyor.
Kaykay parkının her iki ucunda etkileyici bir şekilde konumlu olan iki devasa Otobot Değişim robotu rampanın güvenliğinden sorumlu olduklarını işaret ettikleri gibi, aynı zamanda mekanı kullananlara oranın Değişimciler için filmde geçen ‘insanları koruyan robotlar’ konseptine de uygun düşüyor.
Kaykay ortamındaki ışıklandırılmış geniş alan mekanın tümündeki estetik tasarımı aydınlatıyor.
Bu hiper gerçeküstü çevreyi daha da vurgulayan ortam ve dönüşümlü olarak çeşitli sanatçıların eserlerini sergileme olanağı da sağlanmış.

80’li yılarda Uzay Fatihlerinden daha büyük pop kültürü ikonları var mıydı? Bu özgün karakterlerin kendi piksel tarzı estetikleri çerçevesinde dünyaya tanıttıkları video oyunları günümüzde evrensel pop ikonları olarak kabul görmektedir.
Uzay Fatihleri’nin birçok kuşağı etkilemiş olmak gibi bir ayrıcalığı var. 80’li yıllarda çocuk olanlardan Y kuşağı dediğimiz günümüz insanına kadar, bu karakterler cool sadelikleri sayesinde global anlamda önem kazanmış ve takdir görmüşlerdir.
The Cool Hunter bu yabancı fatihleri alıyor ve onları devleştirerek kaykay eğlence-video oyunları alanına taşıyor; bunu gerçekleştirirken onların pikselle ifade bulan estetiklerinden yararlanıyor ve günümüzün pop ikonları olmalarını sağlıyor.
80’li yılarda Uzay Fatihlerinden daha büyük pop kültürü ikonları var mıydı? Bu özgün karakterlerin kendi piksel tarzı estetikleri çerçevesinde dünyaya tanıttıkları video oyunları günümüzde evrensel pop ikonları olarak kabul görmektedir.

Bir çift olağandan büyük Uzay Fatihi karakteri kaykay ortamının her iki ucunda konumlanmış bulunuyor. Şeffaf perspeks malzemeden üretilmiş olan bu aydınlatılmış karakterler Kaykay Fatihleri Parkının görsel kahramanları olacak.
Kaykay alanının kendisi 80’lerdeki asıl oyun alanını aynını yansıtacak. Bu tasarımda aydınlatılmış uzay gemileri, dövüşçüler birliği ve lazer ışınları aynen oyunların kendi yapısal mşmarisinde olduğu gibi ışıkla hayata geçirilecekler.
Kaykay Fatihleri ortamı görsel anlamda büyüleyici olmakla kalmayacak, yenilikçi ve yaratıcı kullanıcıların da Kaykay Fatihleri’nde işlevsellik kazanmasını sağlayacak.

Siz de bir markaysanız ve POP-UP Skate Park isimli kaykay parkını kendi şehrinizde kurmak istiyorsanız, bizimle iletişime geçiniz. Kaykay Fatihleri What is this şirketinden Per Krosgaard tarafından gerçekleştirilmiştir.

Mini Cooper pek yakında online olarak sunacağımız projeleren biri.

|
2009 Dodge Challenger Vapor - Galpin Auto Sports yapımı |
Cuma, 26 Haziran 2009 |
|

Hız isteği insanı nerelere götürebilir? Eğer birçoğumuz gibiyseniz, herhangi bir hava taşıtının kokpitinde oturup bulutların arasından yol alma hayalleri yaşamamış olamazsınız ... şimdiye kadar. ABD Hava Kuvvetleri, Galpin Auto Sports ile birlikte çalışarak görünmez uçaklara benzeyen Dodge Challenger Vapor’ı yaptı – kısmen prestij arabası, kısmen savaş jeti – tamamen askeri strateji kullanıldı.
Tasarımcılar arabanın gövdesini jete o kadar benzetmişler ki, bunu görse Batman bile dönüp bir kere daha bakardı. Radarların göremediği özel bir boyayla boyanmış olan araba, gizli egzoz sistemi sayesinde kelimenin tam anlamıyla sessiz çalışıyor. Üzerine yerleştirilen kamera 400 metrelik bir alan içindeki her türlü hareketi tespit edebilmekte. Sürücünün parmak izinin biometrik ölçümleri aracın geniş kanatlı kapılarının açılmasını sağlıyor.

Artık geriye kalan ise önce özel tasarım bir kask takmak, sonra kokpite tırmanmak ve uçmak. Direksiyonun arkasına oturunca (veya direksiyonların, çünkü ön koltukta oturan yolcu için de bir direksiyon var) pilot ve yardımcı pilot ileri teknolojiyle donanımlı bilgisayar sistemini kullanmaya başlayabilir; bu bilgisayarda internet bağlantısı, GPS yol ve yön arama sistemi ve dış alan alıcı duyargalarının yanı sıra, karanlığın içindeki düşman güçleri tespit ederek görüntüleri ön cama yansıtan termal projeksiyon yer alıyor.
Sadece kısa bir süre için gerçeğe dönersek, ABD Hava Kuvvetleri Challenger’ı geleceğin pilotlarını bünyesine dahil etmek üzere tasarlamış. Hava Kuvvetleri tüm ABD’ni kapsayan Süper Araba Turu çerçevesinde birçok liseye gidip, birkaç otoshow gösterimine katılarak genç ümitleri askerliğe çekmeyi amaçlamakta. Andrew J Wiener
|
Lacoste Ibiza |
Çarşamba, 24 Haziran 2009 |
|
80’li yılların yeniden doğuş akımı birçok markanın üzerindeki örümcek ağlarını süpürdü; bunların arasında içsel enerjiyle dopdolu Lacoste da bulunuyor. Sevimli pasteller ve tenise özgü beyaz renk gitti – onların yerini markanın yeni ‘Ibizia’ serisindeki neon renkli spor ayakkabılarda ifade bulan grafik, tekno baskılar aldı. Piksel tarzı grafiklerden esinlenerek hazırlanan grade-baskılı koleksiyonun kendine saygısı olan yaratıcı kişiler için olmazsa olmazlar arasına katılacağı kesin. Lisa Evans

|
|
Merkez Tren Garı |
Çarşamba, 10 Haziran 2009 |
|

Mecanoo Architects şirketi Hollanda’daki Delft şehrinin belediye binası ile merkez tren garının tasarımını gerçekleştiriyor. En üst katın çatı örtüsü cam olacak ve yerin altında kalan katlarda bile şeffaflık ve ışık duygusu yaşanacak. Kubbeli tavanlar, kemerler ve yoğun olarak kullanılan beyaz ve mavi, içinde 30,000 metre karelik belediye binasını da barındıracak olan kompleksin görsel ağırlığını hafifletecek. Dört yıl sürecek olan yapım işleri gelecek yıl başlıyor.
Hollanda’da doğan ve eğitimini orada tamamlayan Francine Houben Mecanoo Architects şirketini 80’lerin ortalarında kurmuş. Mecanoo, o zamandan beri aralarında perakende satış mağazaları, gösterim salonları, oteller, kitaplıklar, müzeler, küçük kiliseler, rezidans mahalleleri ve parkların yer aldığı çeşitli kamusal ve özel projeler gerçekleştirmiş. Houben’in “duyumsal güzelik,” renk ve ışık üzerine yoğunlaşarak ürettiği birçok olağanüstü yapıya Avrupa ve dünyanın her yerinde rastlıyoruz. Son olarak Çin’in Shenzhen şehrinde iş hayatının yoğun olarak konumlandığı iş muhitinin yeni master planının tasarımı için açılan yarışmayı kazanmış. Bu bölgede 8,000 konut ile 400,000 metre karelik bir alanı kapsayacak olan ticari ve kültürel yapılar yer alacak. Tuija Seipell
|
Matt W Moore - MWM |
Çarşamba, 10 Haziran 2009 |

Matt W Moore’un dünyasına hoşgeldiniz. Portland konumlu genç sanatçının retro tarzda, adeta çelik tellerden yapılmış gibi duran ve graffitileri çağrıştıran soyut esinli grafik eserleri dünyanın her yerinde karşımıza çıkıyor. Moore’un geniş portföyü aralarında Burton, Nike, Wired, Citroen, Vodafone ve başka birçok mega markalar için hazırladığı işleri kapsamakta. Simetri, geometri ve yoğun renklere tutkuyla bağlı olan sanatçı, çılgın ve graffiti tadında soyut grafikler yaratıyor.

Bir dizi deneysel çalışmadan oluşan sürecin sonunda Moore’un artık kendi yarattığı imzası sayılan dijital ilüstrasyon tarzı “Vectorfunk” oluşmuş; bu tarz, soyut geometri, parlak renk kombinasyonları, dinamik kompozisyonlar, derinlik ve karşıtlık kavramlarından esinleniyor. Ayrıca sanatçı tasarım ve sanat disiplinleri yelpazesinin tüm boyutlarını kullanıyor – tuval üzerine olanlardan, tekstil/ gereç tasarımı çalışmalarına ve logo/ kimlik işlerine kadar birçok alanda eser veriyor. Sanatçının tipografisi, şekil değerlendirmeleri ve ikonları her yıl hazırladığı monokrom serisinde yer aldığı gibi ROJO tarafından kapsamlı olarak derlenen Vectorfunk isimli tek bir kitapta yer almakta. Lisa Evans

Pek yakında sizlere sunacağımız Mini Cooper, TCH Özel Mini Cooper projesi için hazırlanmıştır.
|
Baubike |
Salı, 16 Haziran 2009 |
|

Eğer dört köşe tekerlekler biraz işe yarasaydı, Danimarkalı tasarımcı Michael Ubbesen Jakobsen onları Bauhaus-esinli BauBike ismini verdiği bisikletinde kullanırdı. Basite indirgenen bisiklet, geometrik bir şekil olan kare esas alınarak tasarlanmış ve yapımında minimal hammadde çeşidi kullanılmış: biraz metal ve deri. Bisiklet, Marcel Lajos Breuer’in Wassily sandalyesi kadar olağanüstü derecede klas bir duruş sergilemekte; büyük bir olasılıkla Ubbesen Jakobsen Güney Danimarka’nın saygın tasarım okulu Kolding’deki eğitimi sırasında bu Bauhaus tasarım ikonunu öğrenmiş olmalı. Gidonları saran, üzerinde BauBike damgasının yer aldığı deri bantlar ile yalın ve sert selenin altındaki olağanüstü yaylar gibi küçük dokunuşlara bakarsak Ubbesen Jakobsen’ın titiz bir tasarımcı, ciddi bir usta ve en azından BauBike sözkonusu olduğunda eğlenceden korkmayan zarif bir minimalist olduğu hemen anlaşılıyor. BauBike bugüne kadar Milano’daki Salone’da ve Berlin’deki DMY Uluslararası Tasarım Festivali’nde yer almış. Bu bisikletlerden birini – aksesuar olarak ikinci bir selesi olan - henüz ne zaman ve nasıl edinebiliriz pek bilemiyoruz, ama yakında olacağı ümidini taşıyoruz. Tuija Seipell
|
Art Gallery of Ontario |
Salı, 16 Haziran 2009 |
|

Art Gallery of Ontario (AGO) olarak anılan Ontario Sanat Galerisi binasını 70 yaşındaki Frank Gehry’nin doğup büyüdüğü şehir Toronto için yeniden elden geçiriyor olması çok uygun. Gehry çocukluk ve ilkgençliğinde AGO’ya sık sık giderdi ve bu ziyaretlerin sanatçının kendisi ve gelecekteki kariyeri üzerinde yarattığı etkiler önemlidir. Gehry yaşamının büyük bir bölümünü ABD’de geçirmiştir, ancak AGO’nun yeniden yapılanması, herşey için çok geç olmadan, Toronto’nun sanatçının üstün yeteneğinden yararlanmasına imkan tanımış.

Kariyerini oluştururken Gehry’nin esinlendiği kaynakların başında İskandinavya modernizminin babası kabul edilen Finlandiyalı mimar Alvar Aalto (1898-1976) gelir. Aalto’nun yumuşak eğimli açık renk ahşaba olan tutkusu ile sanatçının net ve hafif mimari çizgileri, yeniden yapılandırılan AGO’da hissedilebiliyor. Ana giriş salonunda yer alan kontrplak kaplı merdivenleri tasarlarken Gehry’nin Aalto’yu anımsayıp anımsamadığını bilemeyiz ama, mekanın bütününe hakim olan duygu kesinlikle Aalto tarzı. Her iki mimarın işlerini beğenenler için yeniden yaratılan AGO tek kelimeyle olağanüstü olmuş. Tuija Seipell
|
|
Cosmic Renaissance |
Pazartesi, 15 Haziran 2009 |
|

Eserlerinin tümünü Cosmic Renaissance olarak adlandıran Raif Kurt yaptığı her eserin arkasında bir fikir olduğunu düşünüyor. Temel fikri bütünlüğe ulaşmak olarak hisseden Raif Kurt, yarısı su dolu veya yarısı boş bir bardağı fotoğraflarken hissettiklerini şöyle açıklıyor; Bu çalışmayla ben, dolu bir bardak suyu, bardağın dışarıdan görünüşünden uzak; derine inildiği zaman; yarısı boş da olsa dolu da olsa iki sonuçtan da çok daha farklı kozmik sonsuzluk formu olan bir yuvarlak olarak gördüm. Bardağa dışarıdan baktığımızda; gözümüzün seçemediği ışık kırılmalarını, bardağın altında bulunduğu zeminin rengini ve suyun hareket ettiğindeki etkisini göremeyiz. İçine derin bir şekilde baktığımızda ise diğer örneklerde de olduğu gibi bu örnekte de içe bakmanın hissetmenin ve anlamanın bizi çok daha etkileyici ve farklı noktalara getirdiğini hissederek bu çalışmayı yaptığımı hissediyorum.
Raif Kurt'un eserlerini görmek isteyenler 22 Haziran'dan 5 Temmuza kadar olan Cosmic Renaissance Sergisini kaçırmasınlar. Açılış: 22 Haziran Pazartesi 19.00-24.00 Adres: HANGAR, Mimar Sinan Mah. Çilek Sok. No:21 Kemerburgaz İstanbul
|
TreeLife Sydney, Hyde Park – Şubat 2010 |
Pazartesi, 08 Haziran 2009 |
|
Sydney, Hyde Park - February 2010

Dünyanın en önde gelen sanatçı, tasarımcı ve mimarlarının yaptığı modern eko ağaç evlerle gerçekleştirilen interaktif gösterim.
TreeLife Sydney’de gerçekleşiyor – Şubat 2010
İlk offline etkinliğimiz The Cool Hunter yapımı TreeLife gösteriminin duyurusunu yapmaktan onur duyuyoruz; etkinlik Sydney’in artık ikonlaşmış olan Hyde Park’ında ve aralarında Martin Place ile Sydney Opera Binası’nın da bulunduğu diğer seçkin mekanlarda gerçekleşecek.
“TreeLife yepyeni bir etkinlik olarak, Londra ve New York’a gitmeden önce burada Sydney’de gerçekleşecek” diyerek açıklama yapan Sydney Valisi, Clover Moore MP, sözlerine şöyle devam ediyor: “ Bu etkinlik yenilikçi, yaratıcı ve kalıcı mimarlık anlayışının ifadesi olacak ve yeşilin şehir yaşamıyla bir arada ve uyum içinde var olabileceğini gösterecek.”

Dünyada ilk kez gerçekleşen herkesin görebileceği ‘yeşil tasarımlı’ ağaç evlerin sergilendiği bir gösterim olan TreeLife, mimarlık, tasarım ve sanat alanlarında uluslararası düzeydeki isimleri ilk kez bir araya getiriyor.
Etkinliğin Sydney gösteriminde en belirgin özellik olarak öne çıkan yeşil ve kalıcı tasarım anlayışı olağanüstü güzellikteki Hyde Park’da yer alacak; şehrin tam merkezinde yer alan bu park Avustralya’nın en fazla ikonlaşmış ve yoğun olarak ziyaret edilen topluma açık alanlarından biri olarak dikkatleri çekmekte.

Ağaçlarda yaşamAğaç evler tasarım dünyasında yaratıcı eko-ifadeler olarak tanımlanarak yer alır. İnsanları günlük yaşamın caddelerdeki stresli akışının ötesine taşıyarak, kelimenin gerçek anlamıyla doğanın ve dinginliğin “içinde” olmasını sağlar. The Cool Hunter en üst düzey yerel ve uluslararası mimar, sanatçı ve tasarımcıları bu etkinlik için dayanıklı ve dönüşümlü malzemelerle modern bir ağaç ev tasarlamaya davet ediyor.

Global etkinlikler progamıGeçici bir süre için TreeLife tarafından yaratılan olağanüstü ortamı kutlamak amacıyla bu gösterim her şehirde farklı etkinliklere ev sahipliği yapacak. Sanat yaşamı: Ağaç evler çerçevesinde, aralarında ağaç budama sanatının da yer alacağı yeşil temalı organik sanat uygulamaları.


Sessiz sinema: Herkesin gidebileceği, kablosuz iletişim, ve ses geçirmez kulaklıkların olduğu açık hava “sessiz” sinemaları.

Herkese açık ücretsiz bisiklet parkları; bunlar diğer uydu mekanları birbirine bağlayacak.

Akşam Çayı: TreeLife Akşam Çayı Servis Salonu’nda ikramlar

Yeşil Oda: Asıl mekanın dışında yer alan, ağırlama amaçlı kardeş mekan

Bir ağaç evde geceleme: Ağaç ortamında gelinen en son nokta

TreeLife’ın gece aydınlatılması: LED uygulamalarıyla aydınlatma ve geceleri gerçekleşen IŞIK GÖSTERİSİ

Rollerdisko: 70’lerin “paten” pisti

Eko-sahne: Yeşille yapılandırılan Eko Sahnedeki uygulamalar arasında sanatçılar gösteriler sunacak

Ekotaryum: Yeşil teknolojinin sergilendiği vitrin

Grafik Sanat sergisi: Dünyanın en üst düzey 100 grafik ilüstrasyon sanatçısı tarafından tasarlanan 100 TreeLife posteri

Sponsorluk imkanları için burayı tıklayınız
|
Gianluca Fallone |
Pazartesi, 08 Haziran 2009 |
|

Arjantinli tasarımcı/ilüstrasyon sanatçısı Gianluca Fallone halen Londra’da yaşıyor. Sadece 23 yaşında olmasına karşın etkileyici bir eser portföyü oluşturmayı başarmış ve müşterileri arasında MTV, Nike ve Cartoon Network gibi isimler yer alıyor.
Fallone sanatını basitçe şöyle açıklıyor: ” Basım harf ve figürlerini ve tasarımı seviyorum; özellikle ikisi bir arada olunca daha da hoşuma gidiyor.” Zaten bu da sanatçının birçok eserinde açıkça görülmekte. Sanatçıya esin veren Japon tarzı animasyon ve çizgi öykü kitapları, yarattığı olağanüstü güzellikteki ve son derece ince detayları barındıran ‘ilüstrasyon – lunapark treni tasarımı’ gibi eserlerinin de çıkış noktası olmuş. Fallone, Arjantin tasarım dünyasında sağlam bir yer edinmekte ve bu genç ve üstün yetenekli sanatçıdan büyük işler bekliyoruz. Brendan McKnight

|
Syzygy Agency, Hamburg |
Çarşamba, 03 Haziran 2009 |

Çoğumuz herzamanki masasınDA oturmayı kabullenmişken, Hamburg konumlu Syzygy agency isimli ajansdaki yaratıcılar gözalıcı, yeni masalarının İÇİNDE oturuyor. Chanel, Mercedes-Benz, Mazda ve Fujitsu gibi müşterilerin reklam ve interaktif kampanyaları üzerinde düşünürken, herhalde size özel tasarlanmış bir iş yerinde çalışıyor olmak çok daha rahat olmalı.
Syzygy Hamburg ofisi (ayrıca Londra ve Frankfurt’ta da ofisleri bulunuyor) Christoph Roselius ve Julian Hillenkamp tarafından kurulmuş; onlar Hamburg’daki eins:eins architecten firmasının kurucuları.

Şık, beyaz hücreler göründükleri kadar sert değil. Aksine – farklı konfigürasyonlar sunma seçenekleri sonsuz, ancak masalar istendiğinde bir araya getirilerek bir bütün oluşturabiliyor. Bu şekilde sağlanan birlikte çalışma ortamı, herkesin aynı gemide olduğu duygusunu güçlendiriyor. Esnek masalar, kısıtlı hareket ve kullanım alanlarının da verimli iş ortamına dönüşmesini sağlamış.
Syzygy’de çalışanlar başka yönlerden de şanslılar. Hamburg’un merkezindeki cool ofis, belediye binası, Binnenalster isimli yapay göl ve şık alışverişin adresi Jungfernstieg ile Neuer Wall caddelerinin yakınında yer alıyor. Haksızlık bu, değil mi? Tuija Seipell
|
|